kediliçe

Durum: 236 - 41 - 14 - 2 - 18.01.2019 00:55

Puan: 5907 - Yavru Kedici

5 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Keditör.

çok kedi annesi
  • /
  • 12

üstteki yazar

en son kasım ayında yazmış olup iki gündür hop diye tekrar gelen yazar. seviniyorum böyle hesapları öldürmeyen yazarları görünce.

yarı kapalı kedi tuvaleti

hem kapalı kedi tuvaletleri gibi sağlık düşmanı değil, hem de açık kedi tuvaletlerindeki her yerin kum olma problemi yok. sevgilimin kedileri için bakarken denk geldim ve bir tane de kendi kedilerime almaya karar verdim. girişindeki paspas sayesinde çıkarken dökülen kumlar da paspasta kalıyor. bence güzel bi icat.

https://urun.gittigidiyor.com/evcil-hayv...

sporcu kedici

bismillahirrahmanirrahim menevish hanım napıyosunuz dibimiz düştü ahahahaha

kediyi klozete alıştırmak

zaten köpekler gibi yüzde yüz evcilleştirilemeyecek canlilarken, bir de kalkip dogalarina müdahale ederek klozete alıştırmak bana aşırı bencilce geliyor. mali boyutta inanılmaz rahatlatici olabilir kedi sahibi için belki ama hem insan hem kedi açısından hijyenik ve doğal da bulmuyorum. varsa lince hazırım. saygılar.

kediye isim vermemek

kızımın annesinin adı "kızım"dı. sahipleri isim aradıkları dönemde gel kızım git kızım diye diye öyle alistirmislardi. sonradan kaldı öyle kızım diye. oluyor yani, en isimsiz hallerinde bile kendilerine seslenildiğini anlayacak bir şey buluyorlar.

köpek sadakati

bugün migrostan bir kedi bir köpek için olmak üzere iki paket dostluk maması aldım. köpekler tarafından bir kere isirilma 3 kere de saldırı yaşadığım için tahmin edilemez bir köpek korkum var. görünce bacaklarım fiziksel olarak titriyor öyle bir korku. çok seviyorum ama korkuyorum klişesi yapmak istemiyorum ama gerçekten böyle durumum. şimdilerde aşmak için çaba gösteriyorum, köpek maması alma sebebim de buydu açıkçası bugün. neyse, bir köpek arkadaşımızla, sahibinin namazdan dönmesini beklediğim kırtasiye önünde karşılaştım. bacaklar zangir zangir titriyor benim ama tutmayın küçük kediliçeyi fırsat bu fırsat dedim ve açtım dostluk mamasını gel dedim koca oğlan. kokladi ama yemedi. yüzüme bakıp kuyruk sallamaya başladı derin bir oh çektim. sonra 45 dakika falan ayrılmadı yanımdan. hadi git artik diyorum yok. hangi dükkana girsem kapının önünde beni bekliyor. sonra beraber devam ediyoruz. bir ara yanıma bir köpek yaklaştı, bizim koca oğlan birden kangala falan dönüştü onu kovacağım diye. koyduğum mamayı yememesine rağmen bu sadakat bu minnet bu sevgi dolu koruma beni benden aldı ya. bugün dedim ki köpek bakmak lazım. ciddi ciddi köpek bakmak istiyorum hayatımın ilerleyen yıllarında. başka bir şeymiş hakikaten.

bir garip kedicik

sözlüğe yeni gelmiş, başlık açan, aktif olan yeni yazarlarımızdan biri. kedi sahiplenmenin maliyetini sormuştu, ne yaptı bir kedinin yeni insanı oldu mu merak ediyorum. ayrıca takibe de alınası bence. yazmaya devam eder umarım.

kedi kuyruğu

ahenkle dans ettirdikleri zaman izlemeye doyamadığımdır. bir sağa bir sola nazlı nazlı hareket ettiriyorlar ya, görsel şölen resmen.

alttaki yazara soracaklarım var

siyam kedisi olup sahibimle muhabbetlere doymamak isterdim ya. şaşı, kırık kuyruklu bir siyam kedisi.

sorum şu, bir özeleştiri yapacak olsan, sence kedinle veya kedilerinle ilgili neyi eksik yapıyorsun? ya da şu konuda ona daha iyi şartlar sunabilirim dediğin ne var?

üstteki yazar

menevish'i istanbul buluşması başlığında gördüklerim kadarıyla hatırlıyorum da, ankarada da olsaydı keşke demiştim. entrylerini de takip ediyorum ^,^

pro plan

bir süre kedilerimde kullandığım ama her ne hikmetse yaramayan mama markası. ishalden tüy dökmesinden kurtulamadık proplan kullandığımız dönemde. yavaş yavaş eski mamayla karıştırarak geçiş yapmış olmama rağmen bu sıkıntıların önüne geçemedik. her kediye yarayan veya yaramayan mamalar olduğuna inanıyorum ne yazık ki, bir arkadaşımın yetişkin kedisine yavruluğundan beri proplan veriyorlar ve tüyler blendaxla yıkanmış gibi pırıl pırıl. garip vallahi bu mama işleri.

kedilerde ağız kokusu

eylül ayında aşırı yoğun durumda olan, kasımda azalan ama şuan yine yoğunlaşan bu kokuyla nasıl baş edilir sevgili arkadaşlar? sağlık durumunda bir problem yok, aşıları tam, el bebek gül kedi bakılıyor. iki kedim var ama oğlumun ağzı cidden feci kokuyor. aşırı muzdaribim bu durumdan hala.

advance

ev arkadaşımın kedisi ve erkek arkadaşımın 3 kedisinde advance kullanmaya başladıktan sonra gerçekleşen olağanüstü değişimlerden sonra, benim de kedilerimle somon balıklısına geçiş yapmış olduğum mama markasıdır. sindirim sistemi hassas kediler için yüksek protein, omega-3, çinko ve biyotin vaat ediyorlar. ayrıca deri ve tüy sağlığı için de oldukça iddialılar. fiyatlarına gelirsek, bence üst kalite mamalarda orijen ve acana gibi hadsiz pahalı olanlar dışında hepsi birbirine çok yakın fiyatlarda. zaman geçtikçe entrymi güncelleyeceğim. biz scottish fold oğlumda aşırı tüy dökme problemi sebebiyle değişime gittik mamamızda. kısa tüylü diye geçmesine rağmen ciddi uzun tüyleri sebebiyle dökülme problemi zaten yaşıyorduk, şimdi her gün taramaya ve advance mamaya geçiş yaptık. bakalım bir iki haftaya kadar değişim gözlemlemeye başlarız.

kaybolan kedi

kızım daha 1.5 aylıkken annesinin sahipleri ile bizim eve gelmişti. o zaman 3 kardeşten hangisini sahiplensem diye düşünüyordum, gece oldu misafirler gidecek, üç yavrunun tamamı kayboldu ortalıktan. ara allah ara yok. en son ciddi ciddi kaçtılar diye düşündük. tüm umutlar tükenme seviyesine geldi. sabah uyandım bir miyuv muyuv iyuv sesi geliyor ama sesin kaynağını bulamıyoruz bu sefer de. neyse sherlock holmes misali izlerin ve seslerin peşine bir ajan gibi düştüm. meğer bizim 3 at hırsızı salon koltuğunun arkasında koltuğun içine doğru giden üstü kumaşla kapalı bir aralık bulmuşlar ve geceyi orda geçirip pazar günü öğlen 12ye kadar uyumuşlar. hepsini çıkardım tek tek koltuktan, gayet cool bi şekilde gerindiler. biraz seviştik falan. yani özetle eğer bir kedi bulunmamak isterse bulamazsın. seninle muhatap değilim insancık dediği anda kendi dünyasına çekilir.

et yeme isteği

sevgili yazarlar, kırmızı et normalde asla sevmememe rağmen, 10 gündür gözümü sabah et diye açıyorum. önümde bir koyunum bacağı olsa biraz kekikli oturur erol taş gibi yerim şuan. sanırım demir depolarımdaki boşalma beni buna sevk ediyor. baya löp löp et yemek istiyorum ya tövbe yarabbim. kendimi ciddi ciddi cani gibi hissediyorum ama engel olamıyorum. birazdan yine soslu et dürüm söyleyeceğim mesela. önüne geçemiyorum.

bir kediciye asla söylenmemesi gereken şeyler

pis bence evde hayvan bakılmaz. canım ya onu odaya kapatabilir misin? tüy de döküyordur bu şimdi. ay evde kokar ya ben sevmiyorum. çocuğun olmaz benim kaynımın kardeşine kist yaptı da kaç yıl çocuğu olmadı. çocuk dogurunca napcaksın bunları? kız bu bi de yatakta senle mi yatıyor!!

evet yukarda ağzına kürekle, tavayla, zopayla vurmamiz gereken insan cümlelerini belirttim. bu insanlar evimize gelince ne yapıyoruz? yallah kendi evine diyoruz. eskiden laf anlatmaya çalışırdım bununla ilgili bir parça umudum vardı. şuan asla yok. salak buluyorum tümünü ve laf anlatmaya uğraşmıyorum. ya delice laf sokuyorum ya da muhatap almıyorum.

bu bi bende var sanıyordum

ıki kedimden birini öpüp diğerini öpmeyince, öpmediğim bozuluyor gibi geliyor. ciddi ciddi insan yavrusundan bir farkları yok benim için. hemen gidip diğerinin de gönlünü ediyorum öpüp seviyorum. oğlanı paşa oğlum kızı da güzel kızım diye diye kendimce kimsenin bana bozulma ihtimalini bırakmıyorum. bence yalnız değilim. ınşallah değilimdir heheh

mama kandırmacası belgeseli

bugün akşam izliyorum ve ardından buraya gelip başlık altını dolduruyorum.

bombay

her siyah kediye aaa bombay diyen çok insan vardır ama hatadır. baskın gelen genler bir arada buluşur ve siyah kediler doğabilir. annesi babası esmer olan sarışın bi kıza alman diyemeyeceğimiz gibi her siyah kedi de bombay değildir. hatta nerdeyse tamamı bombay değildir. bombay insan üretimi bir ırktır. her beyaz kedinin van kedisi olamayacağı gibi her siyah kedi de bombay değildir.

kediler vs köpekler

kedici insan ile köpek besleyen insan arasında çok ciddi kişilik farklari olduğuna inanıyorum. benim kedici oluşumun en büyük sebebi, yüz yıllardır evcilleştirilmek için uğraşılsa da kedilerin o bağımsız ve özgürlüklerine düşkün ruhlarından asla kopmamaları sanırım. buna ciddi ciddi hayranım. kişilikleri sabit ve bize diyorlar ki, güzel kardeşim işine geliyorsa beraber takılırız, beni mutlu ettiğin efendi olduğun sürece sıkıntı yok, sınırlarım belli. beğenmiyorsan miyuv. duruşu var hayvanların ve gayet sabit. sevgiden öte manyaklık seviyesinde bi hayranlık duyuyorum. köpekleri de ısırılmama rağmen inanılmaz seviyorum ama kediden daha farklı bu konuda malum. hepsi bizim canımız mı canımız orası ayrı tabi ama şuan köpeksozlukte değil de kedi sözlükte buluşmuş olduğumuza göre beni herkes anlayacaktır
  • /
  • 12

kediyi klozete alıştırmak

piyasada setleri satılan, asla yapılmaması gerekendir. ne idrar ne dışkıyı kontrol edemez, %100 hijyeni asla sağlayamaz bunu uygulayan kediciler. kedinin gireceği stresten bahsetmiyorum bile. temiz mi temiz bir kedinin klozeti kullanmaya alışması değil, kullanmak zorunda kalması durumudur.

sporcu kedici

kedi insanı olmayı cazip ve karizmatik göstermek için açtığım başlık efendim yoksa başka ne düşüncem olur benim ;)

sporcu kedici

hem fit hem kedici olmak gibi cool bir harekettir. mesela:

kedi günlük

üç nesil kedimiz var sanıyorduk, iki adet kutu kadar yavru da katıldı, olduk dört nesil. hey maaşallah.

köpek sadakati

(bkz:kedici olmak asla sadece kedi sevmek değildir ) bizi köpek fanatiklerinden ayıran da bu zaten. kedi sevmek bi nevi seçkin bir duruştur. kedi severler işte böyle kendilerinde köpek fobisi olmasına rağmen onları da beslemeyi denerler ve dostluğunu tadarlar. köpekler candır. ama temkinli olun gözlerine sevgiyle bakın sizi anlayacak.o kuyruk sallandı mı tamamdır o iş artık korkusuzca yanaşın kuçuya. hatta bir bakış bile bazen sizi eve kadar takip etmesine kapınızın önünde sizi beklemesine yetiyor. insanın içini burkan bir sadakat bu.

bir garip kedicik

ayı sözlük

2011 yılında açılan, eski köklü sözlüklerden biridir. lgbti+ bireylerin daha özgürce ve ayrımcılık görmeden ötekileştirilmeden yazabilecdekleri bir platform olmayı amaçlamıştır. homojen dergi adında da oldukça iyi hazırlanan bir e-dergileri vardır.

http://www.wikiwand.com/tr/Ay%C4%B1_S%C3...

homojen dergi: https://homojendergi.com/

üstteki yazar

keditörmüş. üst düzey bir kedici olduğu belli oluyor.

boydan boya kediyi ısırıp patilerini dişlemek

sosyalleşme şeysi mhhh çok tatlı böyle. resmen terapi, ilac gibi. guzel bir motivasyon şekli biraz da kaburgalarını ısırsam sorun olmaz bence çünkü doyamıyorum. doyulmuyor.

kedicilerin en iyi olduğu konu

egolarını kontrol etmede iyidirler, bir de güzel aşık olurlar.

Toplam entry sayısı: 236

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

anadolujet kedi taşıma prosedürü

aynı kafeste birbiriyle anlaşabilen ve kafesle beraber ağırlığı 8 kiloyu geçmeyen iki kediyi kabin içinde taşımak mümkün. kedimizin biletini alabilmek için, aşılarının tam olduğunu veteriner hekim imza ve kaşesiyle gösteren bir aşı karnesi ve yine veteriner hekim tarafından verilen, kedinin x tarihinde yolculuk yapmasında sağlıkla ilgili bir problem olmadığını belirten onayı istiyorlar. 8 kiloyu kutuyla beraber geçmeyen bir kedi için bilet fiyatı 70 türk lirası. 8 haftadan küçük veya anne sütünden kesilmemiş yavru kedi/köpek ve emziren anneler ile 8 haftadan büyük, 12 haftadan küçük kediler veteriner onayı olmadan taşınamıyor. kargo kompartımanında aynı kafes içinde bir anneden doğmuş, 8-24 haftalık, en fazla üç hayvan taşınabilmekte. hamile kedi taşımak zaten doğal olarak yasak. uçuştan en geç 6 saat önceye kadar rezervasyon yapmak gerekiyor. daha sonra kabul edilmiyor. zaten en mantıklısı bileti alır almaz rezervasyonu yaptırmak çünkü her uçuş için belli bir evcil hayvan kotası var. genelde dolmuyor ama işi garantiye almak gerek. kedimizin veye kedilerimizin check in ve kilo ölçü ile bilet işlemleri check in kontuarlarında yolcu ile birlikte yapılıyor. sadece ücretin ödendiği yer havalimanı içinde farklı. eğer evcil hayvanla seyahat ediyorsanız, 1 saat önce alana gidiyorsanız 2 saat önce gitmeniz en mantıklısı. işlemler her zaman tıkır tıkır yürümüyor. ayrıca x ray cihazından kedinizi çıkarıp kutuyu bir kere boş olarak geçirmeniz isteniyor güvenlik açısından. bu yüzden eğer takabiliyorsanız en mantıklısı bir vücut tasması takmak suretiyle yola çıkıp kendimizi garantiye almak. çünkü gürültü, kokular, insanlar kedimizi strese sokabiliyor. taşıma kafesi konusuna gelecek olursak, pet shoplarda 30-40 liraya satılan bildiğimiz plastik taşıma kutularının ölçüleri uçak yolculuğu için uygun. ama bir büyük boyunu, farklı modelin bir tık büyüğünü almak gibi bir hata sakın yapmayın. çünkü koltuk arasına asla sığmıyor. o yüzden ben kedili uçak yolculuklarımda kutuyu koltuk arasında tam sıfır sığdırıp ayaklarımı da kutunun üzerine koyuyorum. o ölçüler ve bahsettiğim kutular sıfıra sıfır düşünülerek yapılmış bence, dışına çıkmayın. yolculuktan en azından 1 saat önce mamayı suyu kaldırın önünden ki yolculuk esnasında strese girip kusma ihtimali olmasın. bunun dışında da önemli bir husus yok zaten, rahat rahat gidiliyor.

kedi sözlük'ün ömrü

ciddi ciddi ayakta kalmasını ve giderek yükselmesini istediğim canım sözlüğümüzün ömrü uzun olsun diye her gün sözlüğe girip mutlaka bir şeyler yazmaya çalışıyorum. ilk defa tüm kedicileri bir platforma bu şekilde buluşturan bi ortam çünkü burası. sözlüğümüzün ömrünün uzun olmasını istiyorsak, ciddi ciddi bilgisayarımızı alıp vakit ayıracak ve yazacağız. zaten yazacak şeyin tükenmesi ihtimali sıfır nerdeyse. kediler bu kadar gidik hayvanlarken ne onlarda malzeme biter ne bizde. yazalım yazdıralım.

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

kedilerde corona virüsü

kedimde bundan bir ay kadar önce olduğunu öğrendiğimiz fcov virüsünün açılımı. aslında kedilerin yüzde 80-90ında mevcut olan çok ama çok yaygın bir virüs. kedi bu virüsle bir ömür boyu taşıyıcı olarak hiç problem olmadan yaşayayabiliyor. bu genel durumda olan. kötü ihtimal fcov virüsünün mutasyona uğrayıp fip virüsüne dönüşmesi. çünkü fip henüz ne aşısı ne tedavisi bulunmamış, ölümcül bir hastalık. ancak bunun yuz kediden ikisi ile beşi arasında olduğunu düşünürsek, iyi bakılan bir kedinin fipten kaybedilme ihtimali tabi düşük oluyor. stresten uzak, kaliteli bir yaşamla bu yüzde ikilik ihtimal uzaklaştırılıyor. yani fcov virüsünün fip virüsüne dönüşme ihtimali azaltılmış oluyor. bir kedi corona virüsünü her yerden ama her yerden kapabilir. dışardaki bir hayvandan, kuştan, ağaçtan, dışarda giyip evde çıkardığımız ayakkabıdan ve daha bir sürü yerden. o yüzden corona tasiyicisi olsa da olmasa da kedimizin sagligi için temizliğe olaganustu dikkat etmeliyiz. ve coronanın fip virüsüne dönüşmesi, bağışıklık sisteminin düşük olduğu anlarda çok daha güçlü bi ihtimal haline geliyor. bundan dolayı bagisiklik sistemini her zaman yuksek tutmaya dikkat etmek gerekiyor. bizim tedavi sürecimiz ve virüsün varlığını fark etmemiz, benim kızımın yabancı cisim yutup kusmaya başlaması ve ishali ile tesadüfen oldu. tedavi süreci ve yabancı cisim yutma olayını ayrıca bir giride anlatacağım yine. aman dikkat edin, sakındığım gözümün bebeğine çöp battı resmen. kediliçe kedilerimizi korusun -,-

parayla kedi almak

insan çocukları bile huyuna suyuna göre farklı farklı kişiliklere sahipken kedilerde de durum farklı değil. ve bu sebepten farklı insan kişiliklerine uygun farklı kedilerin olması çok doğal. hal böyleyken kendisine uygun olan cinsi imkan varsa sahiplenen yoksa satın alan insanlar bana garip gelmiyor. scottish oğlum da ukraynada bir evden satın alınarak bana hediye geldi. siyam kedimi ise sahiplendim. bence bir evcili sahiplenirken takılmamız gereken konu onu satın mı alındığı yoksa ücretsiz mi sahiplenildiği değil. olay evcillerimizi sahiplendiğimiz evde, pet shopta, çiftlikte ya da yerde onların nasıl bakıldığı daha çok. aldığımız kişi üretme niyetiyle dişiyi damızlık yapıp mı yavruları satıyor? sütten erkenden kesip mi veriyor? bebeklik mamalarını aşılarını takip ediyor mu? bunlar asıl önemli olan. bu şartların tümünü karşılayan bir insan ettiği masrafın karşılığını istemekte sonuna kadar haklı. insan yavrusu değil ki bu bir tanesini büyüt okut evlendir gibi olsun. hepimiz biliyoruz ki bir evcile her anlamda çok iyi bakabilmek ciddi manada masraf isteyen bir şey. kediler doğuruyor rahat 3-4 tane zaten, masraf iyice katlanıyor. bence uygun ve en iyi şartlar sağlandığı takdirde bunun karşılığını beklemek çok doğal. işi ticarete dökmekten bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. ticarete dökmek demek zaten yavruların da annenin de ömrünü kısaltmak demek. dediğim gibi olay evlatlarımızın geldiği yerde onlara iyi şartlar sağlanması. evde bakılan herhangi bir scottish fold kediyi 1000 liraya facebook gruplarında bulmak gayet kolay. öyle pet shoplardaki gibi 2500-3000 falan değil. o adamlar zaten tüccar. zaten esnaf. ne kitlerse kitliyor. evden 1000 liraya alınan bir scottish için düşünelim. 2 ay boyunca anne kedinin hamileliği ve artan iştahı sonucu mama ihtiyacı artıyor. e annenin aşıları var. 4-5 bebek doğursa 1 aylık olduklarında kuru mamaya geçiyorlar. normal bir bebek kedi 2 falan değil 3 aylık olunca sahiplendirilmeli diye düşünüyorum. 3 ayda zaten bu hayvan sütten kesiliyor kendi kendine çünkü annenin sütü bitiyor. 2 ayda hala emiyorlar. e ne oldu bi de 4-5 yavrunun iki ayda yedikleri mama masrafı eklendi. bitti mi? hayır. kum derdi var. kedisi doğuranlar bilir ki bebek kediler olduğu zaman bir de çılgın bi kum masrafı ekleniyor. daha bir de 4-5 kedinin iç dış parazitleri var. 1 aylık olduklarında başlanıyor. karma 1-2 kuduz lösemi aşıları ekleniyor buna 7 haftalık olduklarında. her şey çarpı 4 veya 5 tabi. şimdi bu şartlar altında saydıklarımın tümünü sağlayan bilinçli bir insandan verdiği emek ve masrafın karşılığı olarak ücret talep etmesini oldukça doğal buluyorum. ticareti asla desteklemiyorum ama bunlar somut verilerle 4-5 yavru kedi ve annemizin bakımı için edilen masraflar. bizim takılmamız satın alınıp alınmadığı olmamalı. evlatlarımız geldikleri yerlerde nasıl bakılıyor olmalı. zaten bunu asıl odağımız haline getirirsek ve buna uygun davranıp insanları bu konuda ciddi manada bilinçlendirmeyi başarabilirsek, zaten talep azaldıkça arz da azalır ve önüne geçeriz ticari kaygının. söyleyeceklerim bu kadar teşekkür ederim

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.

parayla kedi almak

insan çocukları bile huyuna suyuna göre farklı farklı kişiliklere sahipken kedilerde de durum farklı değil. ve bu sebepten farklı insan kişiliklerine uygun farklı kedilerin olması çok doğal. hal böyleyken kendisine uygun olan cinsi imkan varsa sahiplenen yoksa satın alan insanlar bana garip gelmiyor. scottish oğlum da ukraynada bir evden satın alınarak bana hediye geldi. siyam kedimi ise sahiplendim. bence bir evcili sahiplenirken takılmamız gereken konu onu satın mı alındığı yoksa ücretsiz mi sahiplenildiği değil. olay evcillerimizi sahiplendiğimiz evde, pet shopta, çiftlikte ya da yerde onların nasıl bakıldığı daha çok. aldığımız kişi üretme niyetiyle dişiyi damızlık yapıp mı yavruları satıyor? sütten erkenden kesip mi veriyor? bebeklik mamalarını aşılarını takip ediyor mu? bunlar asıl önemli olan. bu şartların tümünü karşılayan bir insan ettiği masrafın karşılığını istemekte sonuna kadar haklı. insan yavrusu değil ki bu bir tanesini büyüt okut evlendir gibi olsun. hepimiz biliyoruz ki bir evcile her anlamda çok iyi bakabilmek ciddi manada masraf isteyen bir şey. kediler doğuruyor rahat 3-4 tane zaten, masraf iyice katlanıyor. bence uygun ve en iyi şartlar sağlandığı takdirde bunun karşılığını beklemek çok doğal. işi ticarete dökmekten bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. ticarete dökmek demek zaten yavruların da annenin de ömrünü kısaltmak demek. dediğim gibi olay evlatlarımızın geldiği yerde onlara iyi şartlar sağlanması. evde bakılan herhangi bir scottish fold kediyi 1000 liraya facebook gruplarında bulmak gayet kolay. öyle pet shoplardaki gibi 2500-3000 falan değil. o adamlar zaten tüccar. zaten esnaf. ne kitlerse kitliyor. evden 1000 liraya alınan bir scottish için düşünelim. 2 ay boyunca anne kedinin hamileliği ve artan iştahı sonucu mama ihtiyacı artıyor. e annenin aşıları var. 4-5 bebek doğursa 1 aylık olduklarında kuru mamaya geçiyorlar. normal bir bebek kedi 2 falan değil 3 aylık olunca sahiplendirilmeli diye düşünüyorum. 3 ayda zaten bu hayvan sütten kesiliyor kendi kendine çünkü annenin sütü bitiyor. 2 ayda hala emiyorlar. e ne oldu bi de 4-5 yavrunun iki ayda yedikleri mama masrafı eklendi. bitti mi? hayır. kum derdi var. kedisi doğuranlar bilir ki bebek kediler olduğu zaman bir de çılgın bi kum masrafı ekleniyor. daha bir de 4-5 kedinin iç dış parazitleri var. 1 aylık olduklarında başlanıyor. karma 1-2 kuduz lösemi aşıları ekleniyor buna 7 haftalık olduklarında. her şey çarpı 4 veya 5 tabi. şimdi bu şartlar altında saydıklarımın tümünü sağlayan bilinçli bir insandan verdiği emek ve masrafın karşılığı olarak ücret talep etmesini oldukça doğal buluyorum. ticareti asla desteklemiyorum ama bunlar somut verilerle 4-5 yavru kedi ve annemizin bakımı için edilen masraflar. bizim takılmamız satın alınıp alınmadığı olmamalı. evlatlarımız geldikleri yerlerde nasıl bakılıyor olmalı. zaten bunu asıl odağımız haline getirirsek ve buna uygun davranıp insanları bu konuda ciddi manada bilinçlendirmeyi başarabilirsek, zaten talep azaldıkça arz da azalır ve önüne geçeriz ticari kaygının. söyleyeceklerim bu kadar teşekkür ederim

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

anne altından yavru

yahu ne gereksiz şeylere takılınıyor böyle.. yani diyor ki yetişkin değil, sütten kesilip verilecek yavru kedi. böyle boş boş bunlara takılana kadar sokak hayvanları için ne yapabilirim diye düşünülse çok daha iyi şeyler yapılmış olur. anca birbirinizi yiyin.. ayrıca sözlüğü de beğenmiyorsanız, kapatın hesabınızı gidin. çok zor değil.

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.

kedi sözlük yazarlarından itiraflar

iki gün önce nerdeyse üçüncü kediyi sahiplenmeye karar verip bir buçuk aylık salak mı salak çok tatlı bi tekiri eve getiriyordum. sonra dedim ki dur ani karar verme. iyi ki o gazla almadım çünkü ilerleyen yıllarda evlenirsem, evimizde 5 kedimiz zaten olacak. bir yerde durmak lazım malesef.