kediliçe

Durum: 259 - 6 - 0 - 0 - 10.03.2019 14:41

Puan: 6621 - Yavru Kedici

7 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Keditör.

5 kedi 1 balık annesi
  • /
  • 13

cat wins

eskisi kadar sık görmediğime üzüldüğüm yazarlardan biri.

nilay toprak

kısır kedisi için sokaktan dişi kedi alıp eve kapatan, bir de dişi kedi kizginlikta olmadığı için ciftlesmeyince hayvana resmen nasılsa birlikte olacaksın diyen, kısır erkek kedisine rağmen olaydan bihaber olan ve niye çiftleştirme gibi bir derde girdiğini anlayamadigim vatandaş. seviyesiz, terbiyesiz ve benim gözümde kedisi olan bir hayvan düşmanı. ne iş yapar necidir belli değil. fenomenmiş. fenomen neyse artık, yeni çıktı bu da. salak salak insanları ünlü edip böyle bir tarafını kaldırıyor bu sosyal medya. yazık hakikaten.

1. nesil banlıkedi

(bkz:#5138) bu entryden bakabilirsiniz. kaldı ki cat wins oldukça kibarca bile anlatmış. aslında 7 değil, çok fazla entrysi vardı. fakat içerikleri kedilerini ücretli satanlara çocuk tecavüzcüsü, peşkeşçi ve daha ağza alınmaz hakaretler içerdiğinden kalıcı olarak silindi.

1. nesil banlıkedi

aslında sözlüğün kadrolu banlıkedisi leyla17 dir. yazdığı entryler fikir beyanının tamamen dışında, hakaret ve küfür içerdiği için kendisi uçtu gitti. sevgili turuncu kediyle ben de bir hukukçu olarak aynı fikirdeyim aslında ama silinen entryleri akıl almazdı hakikaten. zaten ne kadar eksi yerse yesin kimse kolay kolay banlanmadı sözlükte, ama o yazar için durum farklıydı.

furminator

uzun tüylü kediler için olan modeli 170 liraya çıkmış. müthiş bir icat ama daha uygun fiyatlı alternatif baska bir tarak kullanıyorum kedilerim için ve gayet memnunum.

kedi bakabilen erkeklerin evlenmeye uygun olması

he çok iyi olur. 3 kedisine süper bakmasına rağmen kendisi iflah olmaz bir ruh hastasıydı. hakaret küfür sözlü fiziksel şiddet ne ararsanız ondaydı. hastaydı ya. sonsuz sevgimle dahi düzeltemedim. bence tek konu üzerinden hayatta asla genelleme yapmamak lazım. sabahın dördünde nerden çıktı şimdi bu başlık önüme, öf ya.

kediliçe

kedi sözlük birinci ankara buluşması nı düzenleyen şahsım. aynı zamanda 2 evlat sahibi genç keditör. 20 kişi geldi buluşmaya, biri bile nick altımı doldurmadığı için ben doldurmaya karar verdim swf. ikincisini planlıyorum ama havaların biraz düzelmesini bekliyorum şuan. aynı zamanda uygun tarihler oluşturulduğunda yaz ayları içinde de güzel fikirlerim var.

kedi sözlük buluşmasına üç büyük şehirde yaşamadığından katılamayanlar

calymath

hoş ama boş olmayan giriler giren, sözlüğü canlı tutma isteği içinde bir yazar kedi.

youtuber kediler

kendilerine dahil olmayı düşündüğüm bir grup. fakat gerekli ekipman vs. işleri biraz gözümü korkuttuğu için henüz girişemiyorum. hoş, hangi youtuber ful ekipmanla başlıyor sanki ama insan başlamışken tam olsun diye bir hevesleniyor. bilmiyorum ya uzun zamandır var böyle bir isteğim ama bakalım.

türkiye

bir yüzünü avrupaya bir yüzünü ortadoğuya dönmüş, bedenimi hangi tarafa doğr çevirsem diye arada kalmışlıklar ülkesi. şu gidişatta da ortadoğu batağına adım adım sürükleniyoruz gibi ya, hayırlısı. elimde olsa bir saniye düşünmem, giderim. fakat elimde değil tabi.

bir cümlelik kedi hikayeleri

bir kadının hayatına bir kedi girdi, sonra her şey değişti.

para

her şey değil, ama çok şey. kendisinin önünden gelen sağlığı bile sağlayabilmek için en büyük aracı. para mutluluk getirmez diyen insanların hayal ettiği rakamları kazanma umudu ya da böyle bir hayali olmadığı için bunu söylediklerini düşünüyorum. tabi ki her şey asla para değil ama mutluluk veren şeylere ulaşabilmek için en büyük aracı, malesef bu kağıt parçaları.

kediye kıyafet giydirmek

uzaktan usul usul izleyen yazarlar

okuyup, katılıp, yazmaya heveslenip sonra aman neyse ya diyen minnoş kediciler! ordasınız biliyorum. bizi yaşadığınıza ikna etmeye ne dersiniz? miyuv.

cahil hayvanseverler

sosyal medyayı aktif kullanan biri olarak, özellikle facebook gruplarında sık sık gördüğüm insan tipidir. kafasına göre ilaç tavsiye eder, teşhis koyar, veteriner hekimlerin 5 yıllık bilgi birikimini adeta hiçe sayıp beylik cümleler kurar, kendi kedisi rahatsızlanınca gruplardan medet ummaya çalışır, kendi söylediği her zaman doğrudur ve asla karşı tarafı dinlemez. nefret ediyorum bu tiplerden. bi de bunların yorum yazıp tartışma yaratmak için pusuya yatan modelleri vardır ki en zor baş edilenler de bence bunlar. asla laf anlatamazsın ve normal cümleleri düşünüp de yorumlayamaz. ınsanın en tahammül edilemeyeni cahil olan bence. zor yani.

1 erkek 1 dişi kedi sahibi olmak

kızım 4 oğlum 1 yaşına girecek. ıkisini de kısırlaştırmadım. kızım 2 defa doğum yaptı. şuanda da tekrar doğurmasını asla istemiyorum. ama gelin görün ki kendisi kızgınlıkta. şuan saat 04.45 ve ev bagirmalari ile adeta inliyor. oğlanla ayırmak zorunda kaldım çünkü o da bu koku salinimi ve bağırmalardan etkilenmiş olacak ki kızgınlığa girdi. yetmezmiş gibi ev arkadaşımın erkek kedisi olan 7 aylık oğlan çocuğu da kızgınlıkta. şuan evde bütün kediler bağırıyor. panayır yeri gibiyiz. delirmenin ince çizgisi üzerinde yürüyorum. henüz kızımı kısırlaştırma gibi bir niyetim asla yok, 4-5 güne kadar kızgınlık geçecek ve ben kendime sabahın bu saatinde sabır diliyorum sadece. kısırlaştırma ile ilgili düşüncelerim eski girilerimden birinde mevcut zaten. ekstra yazmayacağım. yalnız durum cidden çok fena. hani böyle giderse kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan mubabbetine ben de başlayacağım evde maaauv boouuv euuuv diye bağırıp gezmeye. ay allahım çok fena durumdayım.

sevgili mi kedi mi

yanlış platformda yanlış soru. sevgili diyen sözlüğün kapısını çekip çıksın lütfen.

erişkin kedi sahiplenme fobisi

kedi bakmış olsa da olmasa da bazı insanlarda malesef var böyle bir fobi şekli. bense tam tersi yetişkin kedi sahiplenmeyi daha cazip buluyorum ilk defa kedi bakacak biri için. çünkü huyu suyu oturmuş oluyor hayvanın, belki kişi hareketli bir kedi değil kucak kedisi isteyecek belki tam tersi ve beklentisi ona göre şekillenecek. yavru kediler de doğal olarak karakter hep bi değişim içinde. ilk deneyim için yavru kedi hayal kırıklığı olabiliyor çekince içinde olan insanlar için. ufaklıktan olursa bana alışır diye düşünüp aldanıyorlar ama hata bence. yavru veya yetişkin olsun diye kesinlikle diretmemek de lazım tabi ama insanlar önyargıdan sıyrılmalı bence. alışmanın yaşla değil, bağla ilgisi var. tabi bunu hiç bakmamış birine anlatmak çok zor.

sözlükte kedi resmi paylaşmak

keditörüm, ben de beceremiyorum. kedmin bey şuna bi el atsanız.
  • /
  • 13

karıncalar ve kedili ev

kedilere zararı olmasa da karıncaları evden uzaklaştırmak için yapılacak hamlelerin bazılarının kedimize zarar vermesi muhtemeldir. ilaç vs yerine köşelere limon bırakmak vs şeyler tercih edilebilir.

van kedisi

şöyle bir şey olur kendisi.

kedilerin salatalıktan korkması

aslında durumun salatalıkla alakası yoktur. kediler son derece keskin refleksli ve atik hayvanlar, bu özelliklerini onları tehlikeden bir an önce uzaklaştırmak için kullanırlar. normalde salatalık veya muzu karşı cepheden gören kediler bunlardan korkmayacaklardır. ancak göz ucuyla gördükleri ve birden farkettikleri bu tip nesnelere karşı korkmaları, bu nesneleri kendilerine tehdit oluşturabilecek hayvanlar (yılan vb.) olarak görmelerindendir. çünkü yaradılış olarak kediler genlerinde yılan vb. gibi yırtıcı hayvanlara karşı irkilme ve refleks duyuları barındırırlar. bu sebepten ötürü muz, kabak ve salatalık gibi sivri ve doğanın renklerini barındıran nesnelere karşı duyarlıdırlar.

bir diğer sebebi ise kedilerin çok dikkatli yaratıklar olmaları. yaradılışları gereği kediler, insan duyu organlarının hissedemediği birçok sesi ve hareketli cismi rahatlıkla fark edebilirler.

çevrelerinde olan bitenlere son derece hassastırlar ve değişikleri hemen fark edebilirler. videoların çoğunda da olduğu gibi salatalık kediler yemek vs. yerken farkettirilmeden konuyor. kedi yemek yemeden önce çevresinde öyle bir nesnenin var olmadığını bildiği için, yanına yaklaşmış olan bu nesnenin hareketli ve kendisine zarar verebilecek nitelikte bir yaratık olacağı hissine kapılıyor.

kedili karikatürler

kedili karikatürler

kedili karikatürler

doğum yapan kedinin yanında dokuz doğurmak

cumartesi günü başıma gelen.. kızım 66. gününde doğum yaptı.. 1 aydır girip çıktığı (bizim de ona uygun bir alan yarattığımız) kıyafet dolabının yanınan kadar çağırdı beni.. o kadar soğukkanlıydı ki, şaşırdım.. tek istediği sevgiydi.. çok rahatsız etmeden ama severek, güzel sözler söyleyerek yanında olmaya çalıştım.. nasıl olacak, herhangi bir komplikasyon olursa biz ne yapmalıyız diye bir sürü şey okumuştuk, eşim yabancı kaynakları hatim etmişti.. ama doğa öyle büyülü ki, insan kendini aptal hissediyor.. 5 güzel ve sağlıklı yavruyu dünyaya getirdi 2-2,5 saat içinde.. gık demedi desem yeridir, her birini tek tek yaladı, kordonlarını kopardı, plesantalarını yedi, kuruttu, emzirdi.. nasıl bir annelik iç güdüsü insan hayretlere kapılıyor, nasıl programlanmışlar.. bence bu olayı görerek yaşayan bir insan asla hayvanlar hakkında kötü düşünemez.. (gözüm doldu yine resmen) o kadar iyi biliyorlar ki anneler ne yapacaklarını, sizin çok acil olmadıkça müdahale etmeniz asıl sıkıntıyı yaratacak durum olur.. hamilelik sırasında iyi beslenme, baştan sona iyi gözlem, yeterince bilgi, sıcacık sevgi, az biraz dirayet güzel doğumun sırrı... güzellikle, kolaylıkla gelsin minik bebekler...

kedili şiirler

bu adı
ona kimse vermedi
çağırdılar, sağırdı, duymadı
kedinin mırmırları

özdemir asaf

tatildeyken kedim evde mi kalsın otelde mi

bayramda 10 gün yalnız bırakmak durumunda kaldık, 3-4 günde bir uğranılıp suları, mamaları ve kumları değiştirildi. herhangi bir sorun yaşamadık geldiğimiz günden beri dibimizden ayrılmıyorlar çok özlemişler, normalde pas vermezler o kadar.

kedicileri köpekseverlerden ayıran en temel özellik

"benim köpeğim çok güçlü" ve "benim köpeğim çok sadık" kafası var bir çoğunda. hiçbir kedicide benim kedim çok güçlü diye bir kafa yok. bir tarafta daha güç, sadakat ve hakimiyet, diğer tarafta da saf sevgi ve karşılıklı saygıyı görüyorum. sonuçta köpekler sahibinin kölesi gibi davranıyorlar fakat kedilerin tarzı özgürlük üzerine. bu da çok daha karizmatik bir durum. aynı durum kedicilere de yansıyor bence.

Toplam entry sayısı: 259

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

anadolujet kedi taşıma prosedürü

aynı kafeste birbiriyle anlaşabilen ve kafesle beraber ağırlığı 8 kiloyu geçmeyen iki kediyi kabin içinde taşımak mümkün. kedimizin biletini alabilmek için, aşılarının tam olduğunu veteriner hekim imza ve kaşesiyle gösteren bir aşı karnesi ve yine veteriner hekim tarafından verilen, kedinin x tarihinde yolculuk yapmasında sağlıkla ilgili bir problem olmadığını belirten onayı istiyorlar. 8 kiloyu kutuyla beraber geçmeyen bir kedi için bilet fiyatı 70 türk lirası. 8 haftadan küçük veya anne sütünden kesilmemiş yavru kedi/köpek ve emziren anneler ile 8 haftadan büyük, 12 haftadan küçük kediler veteriner onayı olmadan taşınamıyor. kargo kompartımanında aynı kafes içinde bir anneden doğmuş, 8-24 haftalık, en fazla üç hayvan taşınabilmekte. hamile kedi taşımak zaten doğal olarak yasak. uçuştan en geç 6 saat önceye kadar rezervasyon yapmak gerekiyor. daha sonra kabul edilmiyor. zaten en mantıklısı bileti alır almaz rezervasyonu yaptırmak çünkü her uçuş için belli bir evcil hayvan kotası var. genelde dolmuyor ama işi garantiye almak gerek. kedimizin veye kedilerimizin check in ve kilo ölçü ile bilet işlemleri check in kontuarlarında yolcu ile birlikte yapılıyor. sadece ücretin ödendiği yer havalimanı içinde farklı. eğer evcil hayvanla seyahat ediyorsanız, 1 saat önce alana gidiyorsanız 2 saat önce gitmeniz en mantıklısı. işlemler her zaman tıkır tıkır yürümüyor. ayrıca x ray cihazından kedinizi çıkarıp kutuyu bir kere boş olarak geçirmeniz isteniyor güvenlik açısından. bu yüzden eğer takabiliyorsanız en mantıklısı bir vücut tasması takmak suretiyle yola çıkıp kendimizi garantiye almak. çünkü gürültü, kokular, insanlar kedimizi strese sokabiliyor. taşıma kafesi konusuna gelecek olursak, pet shoplarda 30-40 liraya satılan bildiğimiz plastik taşıma kutularının ölçüleri uçak yolculuğu için uygun. ama bir büyük boyunu, farklı modelin bir tık büyüğünü almak gibi bir hata sakın yapmayın. çünkü koltuk arasına asla sığmıyor. o yüzden ben kedili uçak yolculuklarımda kutuyu koltuk arasında tam sıfır sığdırıp ayaklarımı da kutunun üzerine koyuyorum. o ölçüler ve bahsettiğim kutular sıfıra sıfır düşünülerek yapılmış bence, dışına çıkmayın. yolculuktan en azından 1 saat önce mamayı suyu kaldırın önünden ki yolculuk esnasında strese girip kusma ihtimali olmasın. bunun dışında da önemli bir husus yok zaten, rahat rahat gidiliyor.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

kedi sözlük'ün ömrü

ciddi ciddi ayakta kalmasını ve giderek yükselmesini istediğim canım sözlüğümüzün ömrü uzun olsun diye her gün sözlüğe girip mutlaka bir şeyler yazmaya çalışıyorum. ilk defa tüm kedicileri bir platforma bu şekilde buluşturan bi ortam çünkü burası. sözlüğümüzün ömrünün uzun olmasını istiyorsak, ciddi ciddi bilgisayarımızı alıp vakit ayıracak ve yazacağız. zaten yazacak şeyin tükenmesi ihtimali sıfır nerdeyse. kediler bu kadar gidik hayvanlarken ne onlarda malzeme biter ne bizde. yazalım yazdıralım.

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

kedilerde corona virüsü

kedimde bundan bir ay kadar önce olduğunu öğrendiğimiz fcov virüsünün açılımı. aslında kedilerin yüzde 80-90ında mevcut olan çok ama çok yaygın bir virüs. kedi bu virüsle bir ömür boyu taşıyıcı olarak hiç problem olmadan yaşayayabiliyor. bu genel durumda olan. kötü ihtimal fcov virüsünün mutasyona uğrayıp fip virüsüne dönüşmesi. çünkü fip henüz ne aşısı ne tedavisi bulunmamış, ölümcül bir hastalık. ancak bunun yuz kediden ikisi ile beşi arasında olduğunu düşünürsek, iyi bakılan bir kedinin fipten kaybedilme ihtimali tabi düşük oluyor. stresten uzak, kaliteli bir yaşamla bu yüzde ikilik ihtimal uzaklaştırılıyor. yani fcov virüsünün fip virüsüne dönüşme ihtimali azaltılmış oluyor. bir kedi corona virüsünü her yerden ama her yerden kapabilir. dışardaki bir hayvandan, kuştan, ağaçtan, dışarda giyip evde çıkardığımız ayakkabıdan ve daha bir sürü yerden. o yüzden corona tasiyicisi olsa da olmasa da kedimizin sagligi için temizliğe olaganustu dikkat etmeliyiz. ve coronanın fip virüsüne dönüşmesi, bağışıklık sisteminin düşük olduğu anlarda çok daha güçlü bi ihtimal haline geliyor. bundan dolayı bagisiklik sistemini her zaman yuksek tutmaya dikkat etmek gerekiyor. bizim tedavi sürecimiz ve virüsün varlığını fark etmemiz, benim kızımın yabancı cisim yutup kusmaya başlaması ve ishali ile tesadüfen oldu. tedavi süreci ve yabancı cisim yutma olayını ayrıca bir giride anlatacağım yine. aman dikkat edin, sakındığım gözümün bebeğine çöp battı resmen. kediliçe kedilerimizi korusun -,-

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

erzincanda yaşadığım için acil gelişen herhangi bir durumda alternatifim malesef olamıyor. corona taşıyıcısı kızıma yapılan biofel karma aşıdan sonra bu platformdaki gönüllü veteriner hekimlere ulaşıp gelişen etkileri anlattığımda bana olağanüstü yardımcı oldular açıklamalarıyla. corona taşıyıcısı bir kediye canlı aşı yapılmaması gerektiğini ve bunun coronanın fipe dönüşme ihtimalini artırdığını öğrendim. benim kızım durumundaki kedilere zylexis gibi bağışıklık destekleyici takviyeler vurulmalıymış. gittiğimiz veteriner bunu bilmeden, vurdu geçti biofeli. devam eden beş gün içinde her şey benim için fazla korkutucu idi. problemin ne olduğunu öğrenebilmem, bir parça rahatlamam ve nasıl bir yol izlemem gerektiğiyle ilgili beni çok bilgilendiren sevgili afra ekinci doğruer, ahmet akgül, hasan akın a çok teşekkür ederim. ayrıca canım kedi sözlük bu platformu oluşturduğun için sana da teşekkür ederim. bebeğim benim eheh

parayla kedi almak

insan çocukları bile huyuna suyuna göre farklı farklı kişiliklere sahipken kedilerde de durum farklı değil. ve bu sebepten farklı insan kişiliklerine uygun farklı kedilerin olması çok doğal. hal böyleyken kendisine uygun olan cinsi imkan varsa sahiplenen yoksa satın alan insanlar bana garip gelmiyor. scottish oğlum da ukraynada bir evden satın alınarak bana hediye geldi. siyam kedimi ise sahiplendim. bence bir evcili sahiplenirken takılmamız gereken konu onu satın mı alındığı yoksa ücretsiz mi sahiplenildiği değil. olay evcillerimizi sahiplendiğimiz evde, pet shopta, çiftlikte ya da yerde onların nasıl bakıldığı daha çok. aldığımız kişi üretme niyetiyle dişiyi damızlık yapıp mı yavruları satıyor? sütten erkenden kesip mi veriyor? bebeklik mamalarını aşılarını takip ediyor mu? bunlar asıl önemli olan. bu şartların tümünü karşılayan bir insan ettiği masrafın karşılığını istemekte sonuna kadar haklı. insan yavrusu değil ki bu bir tanesini büyüt okut evlendir gibi olsun. hepimiz biliyoruz ki bir evcile her anlamda çok iyi bakabilmek ciddi manada masraf isteyen bir şey. kediler doğuruyor rahat 3-4 tane zaten, masraf iyice katlanıyor. bence uygun ve en iyi şartlar sağlandığı takdirde bunun karşılığını beklemek çok doğal. işi ticarete dökmekten bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. ticarete dökmek demek zaten yavruların da annenin de ömrünü kısaltmak demek. dediğim gibi olay evlatlarımızın geldiği yerde onlara iyi şartlar sağlanması. evde bakılan herhangi bir scottish fold kediyi 1000 liraya facebook gruplarında bulmak gayet kolay. öyle pet shoplardaki gibi 2500-3000 falan değil. o adamlar zaten tüccar. zaten esnaf. ne kitlerse kitliyor. evden 1000 liraya alınan bir scottish için düşünelim. 2 ay boyunca anne kedinin hamileliği ve artan iştahı sonucu mama ihtiyacı artıyor. e annenin aşıları var. 4-5 bebek doğursa 1 aylık olduklarında kuru mamaya geçiyorlar. normal bir bebek kedi 2 falan değil 3 aylık olunca sahiplendirilmeli diye düşünüyorum. 3 ayda zaten bu hayvan sütten kesiliyor kendi kendine çünkü annenin sütü bitiyor. 2 ayda hala emiyorlar. e ne oldu bi de 4-5 yavrunun iki ayda yedikleri mama masrafı eklendi. bitti mi? hayır. kum derdi var. kedisi doğuranlar bilir ki bebek kediler olduğu zaman bir de çılgın bi kum masrafı ekleniyor. daha bir de 4-5 kedinin iç dış parazitleri var. 1 aylık olduklarında başlanıyor. karma 1-2 kuduz lösemi aşıları ekleniyor buna 7 haftalık olduklarında. her şey çarpı 4 veya 5 tabi. şimdi bu şartlar altında saydıklarımın tümünü sağlayan bilinçli bir insandan verdiği emek ve masrafın karşılığı olarak ücret talep etmesini oldukça doğal buluyorum. ticareti asla desteklemiyorum ama bunlar somut verilerle 4-5 yavru kedi ve annemizin bakımı için edilen masraflar. bizim takılmamız satın alınıp alınmadığı olmamalı. evlatlarımız geldikleri yerlerde nasıl bakılıyor olmalı. zaten bunu asıl odağımız haline getirirsek ve buna uygun davranıp insanları bu konuda ciddi manada bilinçlendirmeyi başarabilirsek, zaten talep azaldıkça arz da azalır ve önüne geçeriz ticari kaygının. söyleyeceklerim bu kadar teşekkür ederim

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

anne altından yavru

yahu ne gereksiz şeylere takılınıyor böyle.. yani diyor ki yetişkin değil, sütten kesilip verilecek yavru kedi. böyle boş boş bunlara takılana kadar sokak hayvanları için ne yapabilirim diye düşünülse çok daha iyi şeyler yapılmış olur. anca birbirinizi yiyin.. ayrıca sözlüğü de beğenmiyorsanız, kapatın hesabınızı gidin. çok zor değil.

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.