kediliçe

Durum: 304 - 20 - 12 - 1 - 25.05.2019 16:58

Puan: 7487 - Yavru Kedici

9 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Keditör.

5 kedi 1 balık annesi
  • /
  • 16

mars2020

doğru sosyal medya yönetiminin nasıl olduğunu gösteren iş aynı zamanda. en çok katılım sağlayan ilk ülke abd ikinci ülke türkiye. noluyo bunu yapınca hala anlamış değilim. yap instagram hikayesinde paylaş ve reklam yap. eee?

kedi hastanesi

başlığı canlandırıp hatırlatmak istedim. corona pozitif kedilerimde karma aşı sonrası normal yan etkiler olması gerekenden daha fazla oldu. o dönemde daha yeni çok zorlu bir süreç atlatmıştık ve bilgi almak için sevgili tarkan özçetinin kurucusu olduğu cat hospital ile sürekli telefonla iletişim halimdeydim. ne zaman arasam konuştuğum her veteriner hekim inanılmaz ilgilendikçe yardımı oldu. bir dahaki aşılarını eğer ankarada olursam burda yaptırmak niyetindeyim.

royal canin fit32

hava değişimiydi tüy dökümüydü derken sonunda ege için de gümüş için de en doğru mamayı bulduğuma karar verdim. bir buçuk aydır kullanıyorum, tüyler çekince dahi gelmiyor. inanılmaz parlak ve sağlıklı şuan ikisinin de derisi ve tüyü. 4 kg kapalı paket olarak sipariş verdim, 170 liraya. 2 kedime tam 30 gün yetti. 2 günlük bir proline arası vermek zorunda kaldım kargo gelmediği için ama bugün yani 4 kg elime ulaştı, aynen devam. önümüzdeki ay 15 kg olarak sipariş vermeyi planlıyorum.

morton

hoşgeldin morton! heveslenip gidenlerden olma inşallah ^_^

sahiplenmenin sonu olmaması

5 kedi annesiyim. 3ü sevgilim beyle, 2si benimle yaşıyor. hala kendimi bazen sahiplendirme sayfalarında buluyorum. kedi, köpek, kuş hiç fark etmez. kalbim sevgiyle dolup tastikca bu isteğim devam da edecek galiba.

peynir

oğlumun değil diğer kedi kardeşlerini beni bile tanımamasını sağlayacak süt ürünü. bir parça peynir için yapmayacağı şey yok. muratbey burgu favorisi. izmir tulumu da seviyor ama yedikten sonra suya düşüyor

klozetten yılan çıkması

çok uzun zaman önce böyle bir haber okumuştum. kişi tuvaletini yaparken klozetten yılan geliyordu. yıllardır resmen travma oldu bende. unutmuştum ne güzel 1 aydır falan yine aklımda. her klozete oturuşumda ulan acaba diyorum. çık kafamdan allahın cezası çık :(

kediyi iç güveysi göndermek

oğlumu damat olmaya gönderdim, parkenin üzerinde çiftleşme girişimleri kaygan zemin sebebiyle birçok kez başarısız sonuçlanmış. en son sinirlenip dişiyi halının üzerine taşımış ve yeter deyip ikisi de birden çiftleşmeye başlamış hahahahah. birkaç gün daha misafir kalacak. iyi huylu çok güzel upuzun tüylü bir iran gelinim var artık

bicolor

bunların siyah beyaz olanlarına şahsen aşığım. zaten siyah beyaz kedilerin tümüne bayılıyorum ama bicolor siyah beyaz scottish foldlar inanılmaz sevimli geliyor. bu işin ticaretini yapan insanlar çok enteresan fiyatlara veriyor iki renkli olanları.

bal tedavisi

nene tavsiyesi gibi gelmesin ama cidden kantaron yağının iyi gelmediği yara, döküntü, cilt rahatsızlığı yok hayvanlarda. hatta kendini hayranlara yardım etmeye adamış ela müge var aydında, o da bir sürü köpeğin uyuzunu açık yaralarını iyileştirdi bu yağ sayesinde. paketli olarak değil de bildiğiniz pet şişeyle filan gerçek sarı kantaron yağı satılıyor. aynı şehirde olsam babaannemden temin eder gönderirdim seve seve ama çok yaşlı olduğundan kargo vs anlamaz malesef. mutlaka tavsiye ediyorum.

balinese kedisi

bildiğimiz siyam kedisinin uzun upuzun tüylü versiyonu. ismi bali adalarından geliyormuş fakat siyam kökenli olduğundan bence yine taylandlı sayılırlar. hoş siyam ırkından üretilme birçok kedi ırkı var o yüzden bana hepsi siyam gibi geliyor ama kapitalist dayatmalar yüzünden sağı solu siyamdan az farklı olana başka bir cins adı verip fahiş fiyatlara satıyorlar diye düşünüyorum.

kendisi gibi olanları sevmek

başlığı üç kere kedisi gibi olanları sevmek diye okuyup nasıl yani yeaa diye beynimi yaktım swh. kedisi gibi derken nasıl yani diye filan düşündüm. tahtalardan birini kuru mama paketinin içine koydum sanırım ki böylelikle her şeyi kediye benzetiyorum.

bir kedim daha olsa ne isim koyardım düşüncesi

bir gün 1 kedim daha olursa ismini izmir koyuyorum bu da burda kendime ve kedime sözüm olsun.

yazarların kedilerinin isimleri

ege, ada, maske, mavi, gümüş. ege ve gümüş benim maske mavi ada da br tanecik sevgilimin kedileri. ama bu 7 canlı olarak çok tatlı bi aile olduğumuz için senini benimi yok. 5 kedinin annesiyim.

ikinci kedinin cinsiyeti

bence ilk kedinin huyunda suyuna göre karar verilmesi gereken bir durum bu. benim kızım sevgilimle olan toplam 5 kedimizin içinde en ama en çok baskın olan karakter mesela. kendi cinsiyetinde kedilerle anlaşması erkeklere nazaran daha zor doğal olarak. kendi alanında bir rakip istemiyor. ona uygun olan erkek bir kediydi. bunu düşünerek erkek kedim olmadı ama şuan düşününce iyi ki böyle olmuş diyebiliyorum. tabi bir dişi bir erkek kedi bakacak olunca bir gün kızgınlığa girdiklerinde ne yapacağım sorusunun cevabını da iyi düşünmek gerek. ben çiftleşmelerini kesinlikle istemediğimden kızım kızgınlığa girince birkac gün hop ayırıyorum hemen. bu da ekstra efor gerektiren bir durum. ama yine de ilk kedi anlaşacak potansiyeli barındırıyorsa bence cinsiyete bakmıyor bu konu pek. bende 1 dişi 1 erkek, sevgilimde 3 tane erkek kedi var. ikimizin de kedilerinde anlaşma ile ilgili bir sıkıntı yok. hepsi kendi içlerinde birbiriyle can bağı kurmuş durumda. önemli olan ilk kedinin huyunda suyuna gerçekten hakim olabilmek.

alışverişte güvenilir siteler

vallahi ben n11.com ve hepsiburada.com un ne kadar uygun fiyatlı ve başarılı mağazalar barındırdığını gördüğümden beri petlebi enmama gibi sadece pet alışverişine yönelmiş sitelerden asla alışveriş yapmıyorum. n11.comdan 4 kg royal canin fit32 kedi mamasını 143 liraya aldım. aynı mama petlebide 190 liraya satılıyor. 50 lira fark çok çok fazla. bir konsepte yönelmiş sitelere odaklanmamak lazım diye düşünüyorum artık.

silika kedi kumu

o kadar çok kullanıcısı var ama ben kaç defa denememe rağmen asla verim alamadım bu tür kumdan. belki yanlış kullandım onu da bilmiyorum. nasıl kullanılır, ömrü ne kadardır, avantajı var mıdır bilen açıklayabilir mi lütfen?

bir kedi ile yaşamak

2 kedi ile yaşamaktan daha güzel değildir. ya da 3, 4, 5. tek kedi bakmak bencilliktir her zaman bunu savunuyorum. her eve en az 2 kedi.

kediyi öpmek

her yerini öpüyorum iki kedimin de. en çok yanak göbek boyun ve koltuk altın seviyorum. ama favorim her zaman yanak. nefes alıp verdiklerinde ben yanağını öperken dudağımın üzerine geliyor ya o nefesleri, eriyorum, bitiyorum, keyiften gurluyorum resmen.

yazarların kedilerine hitap ederken kullandığı kelimeler

paşa oğlum, güzel kızım, evlatlarıııım, sevgilim, annecim, anneeeğğm gibi bir sürü hitap var. liste o kadar uzun ki en çok kullandıklarımı yazmak mantıklı geldi swh
  • /
  • 16

kanarya ile beraber kedi beslemek

yaralı yavru bir karga ile altı ay birlikte yaşadık. bay karga tüm evde bizlere ve kedilerime karşı, hakimiyetini ve liderliğini ilan etti (hiç kafese koymadık ve kapalı tutmadık), iyileşip büyüdükten sonra ailenin tüm fertlerine veda ederek özgürlüğüne uçup gitti. kendisine ve aklına hem aşık hem hayran olduğum ve çok özlediğim doğrudur.

caracal

türkçedeki adıyla karakulak. görünümü vaşağa benzeyen, iri boyutlarda ancak uysal ve evcilleştirilebilir bir kedi türü. ortalama ağırlığı 12 ile 18 kg arasında değişir. vücut uzunlukları (kuyrukları hariç) 75 ile 90 cm arasında değişirken, kuyruk uzunlukları 30 - 35 cm arasında değişir. dev bir kedidir.



görünümünden ötürü step vaşağı, mısır vaşağı gibi isimlerle de anılmasına rağmen vaşaktan tamamen farklı bir türdür.

bir kedinin sevimliliği ve bir vaşağın yırtıcılığına aynı anda sahiptir. 38.000 dolar değerindedir.

kartal

bir sürü çeşidi olan yırtıcı kuş türü. kanat açıklığı iki metreye, hatta daha fazlasına bile ulaşabilir. pençelerinde taşıyabileceği ve içeriğinde et olan her şey bu kuşun besin zinciri dahilindedir. buna insanlar da dahildir. hatta bebek çaldığı bile görülmüştür.

şahin, doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşların besin zinciri uçucu, hafif kara ve deniz hayvanlarıyla sınırlı olsa da kartalların besin zincirinde ağır kara hayvanları da mevcuttur. buna dağ keçileri bir kenara tilkiler bile dahildir.

kartallar evcilleştirilebilir kuşlardır. özellikle orta asya'da dolaylı olarak av elde etmek için kartallar evcilleştirilir. fakat bu kuşlar kinli hayvanlardır. bu yüzden evcilleştirme esnasında asla kötü davranılmamalıdır. işin bir başka tarafı, evcilleştirilen kartal asla sizi terk etmez. bu sadece kartallara özgü değildir. tüm yırtıcı kuşlarda kendisini eğitene sonsuz bir bağlılık mevcuttur. bunun başka bir sebebi de av bulamadıklarında nerede karnını doyuracaklarını bilmeleridir.

her ne kadar evcilleştirilebilir olsa da bu kuşlar doğada bırakılmalı, evcilleştirilmemelidir. çünkü bu kuşlar doğaya aittir. kendileri asla bir muhabbet kuşu veya papağan veya başka tip bir ev kuşu değildir.

asaletin simgeleridir ve bir çok yerde sembol olarak kullanılır.

bütün scottish fold kediler acı çekiyor yalanı

"sürekli acı çekiyorlar" diye düşünenlerin, hayatında daha önce sürekli acılar içerisinde olan bir kedi görmediğini tahmin ediyorum.

bütün scottish fold kediler acı çekiyor yalanı

bu tarz makaleler hayvanseverist düşüncedeki kimselerin algı yönetimidir. maksatlı ve proje yayınıdır. ciddiye almıyorum.

'hayvanlar acı çekiyor' yalanı nereden türemiş, bunu kim uydurmuş, bu uydurukcuya hangi hayvan acı çektiğini nasıl söylemiş de o uydurukcu uydurmuş, aklım almıyor.

kediler aleminde süt annelik kurumu

kedileri tanımayan nankör ve bencil olduğunu düşünenlerin çok şaşıracağı bir şey ama yeni doğum yapmış anne bir kedi kendisiyle hiçbir kan bağı olmayan başka bir minnağı benimseyip onu emzirebilir. bazen yeni doğum yapmasına da gerek olmayabiliyor. annelik iç güdüsü çok yüksek olan bu kedilerin öksüz minnağı görmesi yeterli önce yalamaya başlıyor ve bir süre sonrada emziriyor.

kedi taklidi yapan insan

gülmekten gözlerim yaşardı.

sözlükte kedi resmi paylaşmak

sözlük için yazdığım esnada

kedilerin karton kutu sevgisi

kedi münasebetsizliği

tuvalette kucağına çıkmak ister. uyurken yüzüne yatar. tuvalet kağıdından konfeti üretir. zilyon para verir su kabı alırsın, saksı altı tabaktan topraklı su içer. başka canlı yapsa tekme tokat girişirsin ama münasebetsizlikler kedileri daha fazla sevme nedenidir!

Toplam entry sayısı: 304

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

anadolujet kedi taşıma prosedürü

aynı kafeste birbiriyle anlaşabilen ve kafesle beraber ağırlığı 8 kiloyu geçmeyen iki kediyi kabin içinde taşımak mümkün. kedimizin biletini alabilmek için, aşılarının tam olduğunu veteriner hekim imza ve kaşesiyle gösteren bir aşı karnesi ve yine veteriner hekim tarafından verilen, kedinin x tarihinde yolculuk yapmasında sağlıkla ilgili bir problem olmadığını belirten onayı istiyorlar. 8 kiloyu kutuyla beraber geçmeyen bir kedi için bilet fiyatı 70 türk lirası. 8 haftadan küçük veya anne sütünden kesilmemiş yavru kedi/köpek ve emziren anneler ile 8 haftadan büyük, 12 haftadan küçük kediler veteriner onayı olmadan taşınamıyor. kargo kompartımanında aynı kafes içinde bir anneden doğmuş, 8-24 haftalık, en fazla üç hayvan taşınabilmekte. hamile kedi taşımak zaten doğal olarak yasak. uçuştan en geç 6 saat önceye kadar rezervasyon yapmak gerekiyor. daha sonra kabul edilmiyor. zaten en mantıklısı bileti alır almaz rezervasyonu yaptırmak çünkü her uçuş için belli bir evcil hayvan kotası var. genelde dolmuyor ama işi garantiye almak gerek. kedimizin veye kedilerimizin check in ve kilo ölçü ile bilet işlemleri check in kontuarlarında yolcu ile birlikte yapılıyor. sadece ücretin ödendiği yer havalimanı içinde farklı. eğer evcil hayvanla seyahat ediyorsanız, 1 saat önce alana gidiyorsanız 2 saat önce gitmeniz en mantıklısı. işlemler her zaman tıkır tıkır yürümüyor. ayrıca x ray cihazından kedinizi çıkarıp kutuyu bir kere boş olarak geçirmeniz isteniyor güvenlik açısından. bu yüzden eğer takabiliyorsanız en mantıklısı bir vücut tasması takmak suretiyle yola çıkıp kendimizi garantiye almak. çünkü gürültü, kokular, insanlar kedimizi strese sokabiliyor. taşıma kafesi konusuna gelecek olursak, pet shoplarda 30-40 liraya satılan bildiğimiz plastik taşıma kutularının ölçüleri uçak yolculuğu için uygun. ama bir büyük boyunu, farklı modelin bir tık büyüğünü almak gibi bir hata sakın yapmayın. çünkü koltuk arasına asla sığmıyor. o yüzden ben kedili uçak yolculuklarımda kutuyu koltuk arasında tam sıfır sığdırıp ayaklarımı da kutunun üzerine koyuyorum. o ölçüler ve bahsettiğim kutular sıfıra sıfır düşünülerek yapılmış bence, dışına çıkmayın. yolculuktan en azından 1 saat önce mamayı suyu kaldırın önünden ki yolculuk esnasında strese girip kusma ihtimali olmasın. bunun dışında da önemli bir husus yok zaten, rahat rahat gidiliyor.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

kedi sözlük'ün ömrü

ciddi ciddi ayakta kalmasını ve giderek yükselmesini istediğim canım sözlüğümüzün ömrü uzun olsun diye her gün sözlüğe girip mutlaka bir şeyler yazmaya çalışıyorum. ilk defa tüm kedicileri bir platforma bu şekilde buluşturan bi ortam çünkü burası. sözlüğümüzün ömrünün uzun olmasını istiyorsak, ciddi ciddi bilgisayarımızı alıp vakit ayıracak ve yazacağız. zaten yazacak şeyin tükenmesi ihtimali sıfır nerdeyse. kediler bu kadar gidik hayvanlarken ne onlarda malzeme biter ne bizde. yazalım yazdıralım.

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

kedilerde corona virüsü

kedimde bundan bir ay kadar önce olduğunu öğrendiğimiz fcov virüsünün açılımı. aslında kedilerin yüzde 80-90ında mevcut olan çok ama çok yaygın bir virüs. kedi bu virüsle bir ömür boyu taşıyıcı olarak hiç problem olmadan yaşayayabiliyor. bu genel durumda olan. kötü ihtimal fcov virüsünün mutasyona uğrayıp fip virüsüne dönüşmesi. çünkü fip henüz ne aşısı ne tedavisi bulunmamış, ölümcül bir hastalık. ancak bunun yuz kediden ikisi ile beşi arasında olduğunu düşünürsek, iyi bakılan bir kedinin fipten kaybedilme ihtimali tabi düşük oluyor. stresten uzak, kaliteli bir yaşamla bu yüzde ikilik ihtimal uzaklaştırılıyor. yani fcov virüsünün fip virüsüne dönüşme ihtimali azaltılmış oluyor. bir kedi corona virüsünü her yerden ama her yerden kapabilir. dışardaki bir hayvandan, kuştan, ağaçtan, dışarda giyip evde çıkardığımız ayakkabıdan ve daha bir sürü yerden. o yüzden corona tasiyicisi olsa da olmasa da kedimizin sagligi için temizliğe olaganustu dikkat etmeliyiz. ve coronanın fip virüsüne dönüşmesi, bağışıklık sisteminin düşük olduğu anlarda çok daha güçlü bi ihtimal haline geliyor. bundan dolayı bagisiklik sistemini her zaman yuksek tutmaya dikkat etmek gerekiyor. bizim tedavi sürecimiz ve virüsün varlığını fark etmemiz, benim kızımın yabancı cisim yutup kusmaya başlaması ve ishali ile tesadüfen oldu. tedavi süreci ve yabancı cisim yutma olayını ayrıca bir giride anlatacağım yine. aman dikkat edin, sakındığım gözümün bebeğine çöp battı resmen. kediliçe kedilerimizi korusun -,-

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

erzincanda yaşadığım için acil gelişen herhangi bir durumda alternatifim malesef olamıyor. corona taşıyıcısı kızıma yapılan biofel karma aşıdan sonra bu platformdaki gönüllü veteriner hekimlere ulaşıp gelişen etkileri anlattığımda bana olağanüstü yardımcı oldular açıklamalarıyla. corona taşıyıcısı bir kediye canlı aşı yapılmaması gerektiğini ve bunun coronanın fipe dönüşme ihtimalini artırdığını öğrendim. benim kızım durumundaki kedilere zylexis gibi bağışıklık destekleyici takviyeler vurulmalıymış. gittiğimiz veteriner bunu bilmeden, vurdu geçti biofeli. devam eden beş gün içinde her şey benim için fazla korkutucu idi. problemin ne olduğunu öğrenebilmem, bir parça rahatlamam ve nasıl bir yol izlemem gerektiğiyle ilgili beni çok bilgilendiren sevgili afra ekinci doğruer, ahmet akgül, hasan akın a çok teşekkür ederim. ayrıca canım kedi sözlük bu platformu oluşturduğun için sana da teşekkür ederim. bebeğim benim eheh

parayla kedi almak

insan çocukları bile huyuna suyuna göre farklı farklı kişiliklere sahipken kedilerde de durum farklı değil. ve bu sebepten farklı insan kişiliklerine uygun farklı kedilerin olması çok doğal. hal böyleyken kendisine uygun olan cinsi imkan varsa sahiplenen yoksa satın alan insanlar bana garip gelmiyor. scottish oğlum da ukraynada bir evden satın alınarak bana hediye geldi. siyam kedimi ise sahiplendim. bence bir evcili sahiplenirken takılmamız gereken konu onu satın mı alındığı yoksa ücretsiz mi sahiplenildiği değil. olay evcillerimizi sahiplendiğimiz evde, pet shopta, çiftlikte ya da yerde onların nasıl bakıldığı daha çok. aldığımız kişi üretme niyetiyle dişiyi damızlık yapıp mı yavruları satıyor? sütten erkenden kesip mi veriyor? bebeklik mamalarını aşılarını takip ediyor mu? bunlar asıl önemli olan. bu şartların tümünü karşılayan bir insan ettiği masrafın karşılığını istemekte sonuna kadar haklı. insan yavrusu değil ki bu bir tanesini büyüt okut evlendir gibi olsun. hepimiz biliyoruz ki bir evcile her anlamda çok iyi bakabilmek ciddi manada masraf isteyen bir şey. kediler doğuruyor rahat 3-4 tane zaten, masraf iyice katlanıyor. bence uygun ve en iyi şartlar sağlandığı takdirde bunun karşılığını beklemek çok doğal. işi ticarete dökmekten bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. ticarete dökmek demek zaten yavruların da annenin de ömrünü kısaltmak demek. dediğim gibi olay evlatlarımızın geldiği yerde onlara iyi şartlar sağlanması. evde bakılan herhangi bir scottish fold kediyi 1000 liraya facebook gruplarında bulmak gayet kolay. öyle pet shoplardaki gibi 2500-3000 falan değil. o adamlar zaten tüccar. zaten esnaf. ne kitlerse kitliyor. evden 1000 liraya alınan bir scottish için düşünelim. 2 ay boyunca anne kedinin hamileliği ve artan iştahı sonucu mama ihtiyacı artıyor. e annenin aşıları var. 4-5 bebek doğursa 1 aylık olduklarında kuru mamaya geçiyorlar. normal bir bebek kedi 2 falan değil 3 aylık olunca sahiplendirilmeli diye düşünüyorum. 3 ayda zaten bu hayvan sütten kesiliyor kendi kendine çünkü annenin sütü bitiyor. 2 ayda hala emiyorlar. e ne oldu bi de 4-5 yavrunun iki ayda yedikleri mama masrafı eklendi. bitti mi? hayır. kum derdi var. kedisi doğuranlar bilir ki bebek kediler olduğu zaman bir de çılgın bi kum masrafı ekleniyor. daha bir de 4-5 kedinin iç dış parazitleri var. 1 aylık olduklarında başlanıyor. karma 1-2 kuduz lösemi aşıları ekleniyor buna 7 haftalık olduklarında. her şey çarpı 4 veya 5 tabi. şimdi bu şartlar altında saydıklarımın tümünü sağlayan bilinçli bir insandan verdiği emek ve masrafın karşılığı olarak ücret talep etmesini oldukça doğal buluyorum. ticareti asla desteklemiyorum ama bunlar somut verilerle 4-5 yavru kedi ve annemizin bakımı için edilen masraflar. bizim takılmamız satın alınıp alınmadığı olmamalı. evlatlarımız geldikleri yerlerde nasıl bakılıyor olmalı. zaten bunu asıl odağımız haline getirirsek ve buna uygun davranıp insanları bu konuda ciddi manada bilinçlendirmeyi başarabilirsek, zaten talep azaldıkça arz da azalır ve önüne geçeriz ticari kaygının. söyleyeceklerim bu kadar teşekkür ederim

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

anne altından yavru

yahu ne gereksiz şeylere takılınıyor böyle.. yani diyor ki yetişkin değil, sütten kesilip verilecek yavru kedi. böyle boş boş bunlara takılana kadar sokak hayvanları için ne yapabilirim diye düşünülse çok daha iyi şeyler yapılmış olur. anca birbirinizi yiyin.. ayrıca sözlüğü de beğenmiyorsanız, kapatın hesabınızı gidin. çok zor değil.

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.