kediliçe

Durum: 317 - 0 - 0 - 0 - 18.09.2019 18:01

Puan: 7854 - Yavru Kedici

1 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Keditör.

5 kedi 1 balık annesi
  • /
  • 16

kedi sahiplenenlerin sıklıkla yaptıkları hatalar

benim gördüğüm en sık yapılan hata kediyi yıkamak. nasıl anlatsak, nasıl laf anlatmayı becersek hiç bilemiyorum ama kedi yıkanmaz, zaten kendini yalayan tertemiz bir hayvan, dengesini şaşırtmayın şunların dedik dedik ama dinletemedik bir türlü. kızım 4 yaşında, ne yolculuklar, ne hayvan hastaneleri atlattı ama tek bir defa bile yıkanmasına rağmen gerçekten yeni doğan bebek gibi süt kokuyor. çok ekstrem durumlar dışında kedileri yıkamayı çok yanlış buluyorum.

kedilerde mantar

ecosin efer tablet

geri dönüş girim bu tabletle olsun istedim. haftalarca geçmeyen mantarı tam 6 günde geçiren, 10. günde mantarlı bölgelerde yeniden tüylenmeyi başlatan, ulan acaba benim bacağımda çıkana da faydası olur mu diye kendimde de denediğim ve ona bile fayda eden efsanevi ilaç. kullanım şu şekilde : bir adet ecosin tableti maksimum 2 litre suyun içine atıp tableti eritiyoruz. daha fazla su kullandığımızda etkisini tamamen kaybediyor. ben 2 kedim için 750 mililitre suda erittim. ve gayet de yetti. daha etkili yoğunluk için su miktarını ne kadar azaltırsak o kadar iyiymiş. bir kedi için yarım litre gayet yeterli oluyor tüm vücuda. ben püskürtmeli bir sprey şişesi edindim. hiç kullanılmamış, içine daha önce başka bir kimyasal girmemiş bir şişe tercih ettim. evet nerde kalmıştık. tableti atıyoruz suyumuzun içine ve 20-25 dakika öylece bekliyoruz. tablet çözünüp suya karışsın ve etki göstersin diye. sonra ecosinli suyumuzla kedimizin önce mantardan kabuklanmış, tüy dökmüş, kızarmış, açılmış olan yerlerini ıslatıp keseliyoruz. daha doğrusu peeling yapar gibi hafif hafif hareketlerle iyice yediriyoruz. ben şu pofidik banyo lifleri oluyor ya, onlardan minik bi parça kesip onunla yaptım bu işlemi. ıslatıp ıslatıp keseliyoruz kediciğimizi. tabi abartmadan tahriş etmeden yapıyoruz. anladınız siz işte. vücudunun her yerine bu şekilde uyguluyoruz ecosinli suyumuzu. tüy olan dökülmeyen yerleri tüyün üzerine değil direkt deriye gelecek şekilde uygulama yapmamız lazım. ve tüm vücut bittikten sonra hiçbir durulama kurulama yapmıyoruz. tüm suyu kullanıyoruz. su hazırlandıktan sonra maksimum 24 saat içinde kullanılmalı. uygulamadan önceki 5 gün boyunc başka hiçbir ilaç, krem, aşı vb olmaması lazım. eğer bu tarz bir tedavi denendiyse kedimizi 5 gün bekletmemiz gerekiyor. suyu tüm vücuda dediğim şekilde komple yedirip sonra bırakıyoruz. yalayabilir, yutabilir kendini yalarken. hiç sıkıntı yok. kimyasal bir ilaç olmadığı için problem yok. aslında vücuttaki mantarı yiyerek beslenecek başka bir mantar vermiş oluyoruz kedimize. kendisi de aslında bir tür toprak kökenli mantar,fakat sadece zararlı bakteri ve mantarları yiyerek besleniyor.deri üzerinde beslenecek zararlı bir mikroorganizma kalmadığında hiçbir yan etki göstermeden vücuttan atılıyor. 5 gün sonra kabukların yumuşamış, kızarıklığın azalmış olması gerekiyor. toplam yaklaşık 10 günde etkisini net şekilde görebiliyoruz. eğer ağır derecede mantar geçiriyorsa 2. uygulamayı da 14 gün sonra ilkiyle aynı şekilde yapıyoruz. ikinci uygulamadan sonra geçmeyen mantar yok galiba. inanılmaz efektif çünkü. tarım ve hayvancılık bakanlığından onayı var. içeriği pythium oligandrum isimli mikroorganizma. ben bir adet tableti 50 liraya temin ettim. birkaç gün sonra ikinci uygulamayı da yapacağım. oğlumda inanılmaz ilerlemiş durumda çünkü. çok ağır geçirdi o. hala bazı yerlerini kaşıyıp kanatıyor. kızımda ise hiç gerek kalmadı. boş tedavileri, zaten gelişmiş mantarı iyice artıran mantar aşısını, eczanelerde satılan kremleri, sirkeli suyu falan sollayıp geçer bir şey. 9 hafta geçmeyen mantarı geçirdi resmen. olağanüstü tavsiye ediyorum. aynı sıkıntıdan muzdarip olan kediciler buyursun alsın.

siyamkedisi

en bi sevdiğim. 3 siyam 2 scottish fold annesi olarak hoşgeldiniz diyorum efendim

kedi kavgası ayırmak

sabahın dördünde aklıma geldi, 5 kedimizden 2 tanesi ilk başlarda birbiriyle kanlı bıçaklıydı. aynı ortamda durmayı geçiyorum, birbirlerini görünce bile ortalık birbirine giriyordu. ada koltuğun altına korkusundan az kaka yapmadı. bir defa adanın haline üzülüp korku ve panik hali içindeyken egeyi almaya kalkıştım ensesinden tutup. almaz olaydım. sol elimin yüzük ve orta parmağını öyle bir ısırdı ve beni parçaladı ki sinirinden, parmağımdan tavana kadar kan fışkırdı. kaldı ki ege herkes tarafından ne kadar sakin, biblo gibi, gerçek mi bu yiaa falan denen bir kediydi. özetle siz yapmayın, ayırmayın cidden, geceyi hastanede geçiriyorsunuz sonra

kedilerde egzama

derinin üst katlarının yangısına genelde egzama denir. günümüzde egzama alerjik bir deri yangısı olarak tarif edilir. allerjen maddelerin deri üzerine sürekli etkimesi sonucu oluşur. akut safhada deride önce hafif bir kızarıklık oluşur. daha sonra kabarcıklar oluşur. bunların patlaması sonucu serum açığa çıkar ve deri yüzeyi ıslak olur. bu ıslaklığın kurumasıyla kabuklar oluşur. sonuçta iyileşme görülebilir veya nedenlerin devam etmesi sonucu olay yinelenir. sekunder bakteriler de işin içine karışırsa akıntı irinli hale gelebilir. ayrıca kıl dökülmesi gözlenir ve yangısal etkilerden dolayı derideki sinir uçları da uyarılacağından kaşıntı görülür. dış parazitler, özellikle pireler hiperallerjik deri reaksiyonlarına ve egzamaya yol açabilir. ayrıca tasmanın deriye sürtünmesi de egzama oluşturabilir. alkali sabunlarla ve benzer maddelerle kedinin yıkanması (derinin yağını ve koruyucu tabakasını alacağı için) veya deriye uygulanacak diğer maddeler de egzamaya yol açabilir. bu saydıklarımız egzamaya sebep olabilecek dış etkenlerdi. iç etkenler olarak da birçok enfeksiyon hastalığı, bazı iç hastalıklarını ve beslenme bozukluklarını da egzamaya yatkınlığı artıran sebepler olarak sayabiliriz.
belirtiler :
genelde egzama kaşıntı ile birlikte görülür. deri sertçe, kepekli, kızarık ve ıslaktır, ara sıra irinleşebilir. egzama akut veya kronik olabilir. kedilerde genelde baş, bilhassa göz ve kulak çevresine, ayaklara, kuyruk köküne, daha nadir olarak göğüs ve karın altına yerleşir. uzun tüylü kedilerde tüm vücutta görülür.
hastalığın seyri :
egzama uygun bir sağaltım ile 1-2 haftada iyileşebilir. tekrar ortaya çıkma ihtimali sebebe bağlı olarak vardır. kronik egzama vakaları tedaviye karşı inatçıdır.
tanı :
bilinmeyen cinsteki tüm deri değişiklikleri için genel anlamda egzama tabiri kullanılır. o yüzden tanı için iyi bir muayene yapılmalıdır. kedinin genel sağlık durumu, bakım ve beslenme şartları, aldığı ilaçlar değerlendirilmeli, pirelenme, mantar, kimyasal etkenler gibi dış etkenler göz önünde bulundurulmalı, laboratuar muayeneler yapılarak mantar, bakteri, virüs ve kimyasal zehirlenmelerden ayırt edilmelidir.
tedavi :
tedavi için ilk önce egzamayı oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir. iç ve dış parazitlerin tedavisi, beslenmenin düzenlenmesi v.s. gereklidir. neden tespitinden sonra uzun tüylü kedilerde tıraş, haricen uygun antiseptik solüsyonlar ve diğer gerekli pomatlar vs uygulanır, gerekli durumlarda kortizon preperatları tercih edilebilir. tedaviden tam sonuç almak için önemli olan egzamanın sebebini ortaya koymaktır.

oğlumun gözünün üzerinde başladı ne yazık ki. önce mantar mı diye düşündük ama veterinerimiz en son egzama teşhisi koydu. 4 gündür oksijenli suyla temizleyip dermovate krem uyguluyorum. yarın da bir hap kullanmaya başlayacağız. 4 günde kızarıklık ve deri ile tüylerdeki döküntü nerdeyse hiç kalmadı diyebilirim. sadece egzama sebepli 1 tl büyüklüğünde bir alanda şuan hiç tüy yok, ama o alan da yavaş yavaş tüylenmeye başlar sanırım tedavi devam ettikçe. kaşımayı bıraktı çünkü, kızarıklıkla döküntü de bittiğine göre işe yarıyor demektir. değişiklik oldukça giriyi güncellerim.

üstteki yazar

bir iki aydır pek aktif değil ama sözlüğün bilinçli kedicilerinden kendisi. aramıza dön rene

erkek kedinin eve idrar yapma sorunsalı

yalnız kalmaya tepkili olduğu çok açık, bence yanına bir arkadaş sahiplenmeyi düşünün. belki başka bir kedi olursa sizin yoklugunuz sebebiyle olan öfkesi geçer ve bu huyunu bırakır. ben de kızımı yalnız bırakınca yapıyor bunu, oğlanla 2 gün ayrı kalsın ben yokken, hemen başlıyor salmaya yatağa yorgana.

kedilerin tırnaklarını kesmek

kızımın tırnaklarını kestim az önce. böyle bir hataya nasıl düştüm bilmiyorum ama bir tanesini fazla kesmişim. yerde minik kırmızı bi şeyler görünce bu ne yaa dedim birden aklıma geldi tırnak mı diye. bir baktım tırnak oluk oluk kanıyor. kaldı ki çok minik bir hata payım var. yani aşırı derine girme de söz konusu değil. aklım çıktı tabi kan görünce, hemen elime bir peçete aldım bastırdım bir 5 dakika kanamasın diye. kuruyunca da batikonla temizledim. şuan vicdan azabından dolayı uyumakta zorlanıyorum. 4 senedir anayım, hala nasıl yaptım bunu diyorum. of ya

kedinizi kime emanet edersiniz

kendisine de söyledim, eğer bir gün ölürsem kedilerim sevgilime emanet. gözüm kapalı bırakacağım tek insandır kendisi. 5 kedimiz var, sonradan bir kedisever oldu. ama hayvan seviyorum diyen insanların çoğunu cebinden çıkarır. kendisinden daha iyi kedilerine bakıyor resmen. en az kendim kadar güvenirim bu konuda.

petlebi.com

n11.com gittigidiyor ve hepsiburada gibi sitelerdeki uygun fiyatları gördükten sonra bu tarz konseptli alışveriş sitelerinden alışveriş yapmayı bıraktım malesef. ciddi şekilde iteliyorlar çünkü.

sfenks

dünyadaki birkaç tüysüz kedi cinsinden biridir.kökeni kanada'dır. yumuşak huylu,sahibine bağlı ve canayakın bir türdür. düzenli olarak banyo yaptırılmalıdır.tüyleri olmadığından soğuğa karşı hassastırlar.bulunduğu ortam sıcak olmalıdır bunun yanı giysiler giydirerek de bu denge sağlanabilir. doğal mutasyon sonucu meydana gelmiştir. ortalama ağırlığı 3 ile 5 kilo arasında değişiklik göstermektedir. sağlıklı olması durumunda 14 yıla kadar yaşam süresi vardır. ilgi çekmek, sevilmek ve vakit geçirilmesinden her daim hoşlanmaktadır. tüysüz yapısı ile diğer kedi türlerinden kolayca ayırt edilebilmektedir. oldukça kaslı, sert ve uzun vücut yapısına sahiptir. farklı renk ve desenlerde olabileceği gibi büyüklüğü de değişiklik gösterebilmektedir. çevresi ile oldukça iç içe olması ile bilinir. hassas kişiliği evinize alacağınız yabancı bir evcili kabul etmeyebilmektedir.

kanarya ile beraber kedi beslemek

istisnalar dışında kesinlikle mantıklı bulmuyorum. sonuç olarak kediler hala tam evcilleştirilebilmiş hayvanlar değil ve içgüdüsel hareket ediyorlar. yüzde 1 bile olsa kuş için bir risk varsa, asla o riski yabana atmamak gerek diye düşünüyorum. sonuç olarak bir canlıdan bahsediyoruz.

mars 2020

doğru sosyal medya yönetiminin nasıl olduğunu gösteren iş aynı zamanda. en çok katılım sağlayan ilk ülke abd ikinci ülke türkiye. noluyo bunu yapınca hala anlamış değilim. yap instagram hikayesinde paylaş ve reklam yap. eee?

kedi hastanesi

başlığı canlandırıp hatırlatmak istedim. corona pozitif kedilerimde karma aşı sonrası normal yan etkiler olması gerekenden daha fazla oldu. o dönemde daha yeni çok zorlu bir süreç atlatmıştık ve bilgi almak için sevgili tarkan özçetinin kurucusu olduğu cat hospital ile sürekli telefonla iletişim halimdeydim. ne zaman arasam konuştuğum her veteriner hekim inanılmaz ilgilendikçe yardımı oldu. bir dahaki aşılarını eğer ankarada olursam burda yaptırmak niyetindeyim.

royal canin fit32

hava değişimiydi tüy dökümüydü derken sonunda ege için de gümüş için de en doğru mamayı bulduğuma karar verdim. bir buçuk aydır kullanıyorum, tüyler çekince dahi gelmiyor. inanılmaz parlak ve sağlıklı şuan ikisinin de derisi ve tüyü. 4 kg kapalı paket olarak sipariş verdim, 170 liraya. 2 kedime tam 30 gün yetti. 2 günlük bir proline arası vermek zorunda kaldım kargo gelmediği için ama bugün yeni 4 kg elime ulaştı, aynen devam. önümüzdeki ay 15 kg olarak sipariş vermeyi planlıyorum.

morton

hoşgeldin morton! heveslenip gidenlerden olma inşallah ^_^

sahiplenmenin sonu olmaması

5 kedi annesiyim. 3ü sevgilim beyle, 2si benimle yaşıyor. hala kendimi bazen sahiplendirme sayfalarında buluyorum. kedi, köpek, kuş hiç fark etmez. kalbim sevgiyle dolup tastikca bu isteğim devam da edecek galiba.

peynir

oğlumun değil diğer kedi kardeşlerini beni bile tanımamasını sağlayacak süt ürünü. bir parça peynir için yapmayacağı şey yok. muratbey burgu favorisi. izmir tulumu da seviyor ama yedikten sonra suya düşüyor

klozetten yılan çıkması

çok uzun zaman önce böyle bir haber okumuştum. kişi tuvaletini yaparken klozetten yılan geliyordu. yıllardır resmen travma oldu bende. unutmuştum ne güzel 1 aydır falan yine aklımda. her klozete oturuşumda ulan acaba diyorum. çık kafamdan allahın cezası çık :(
  • /
  • 16

kedilerde hidrosefali

beyinde sıvı birikmesi olarak tanımlanan, türkiye'de çok yazılı kaynağın bulunmadığı bir rahatsızlık. benim minnoş torunlarımdan birine de bu teşhis kondu. henüz 22 günlük olduğu için nasıl bir tedavi süreci yaşanacak bilmiyorum fakat aşağıdaki videoda videoyu yükleyen arkadaşımız başından geçenleri özetle anlatmış. bu arkadaşın kedisi istanbul üniversitesi avcılar veteriner fakültesi'nde ameliyatını olmuş, ameliyat sonrası gayet her kedi gibi sağlıklı bir yaşamının var olduğu söyleniyor. beyne bir şant takılmış, 5-6 günde bir pompasına basılarak biriken sıvının atılımı sağlanıyormuş.

ecosin efer tablet

sevgili kediliçe'nin yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum. onlarca kedide benzer sonuçlar alındı, test edildi, onaylandı...

bohemian rhapsody

film mükemmel olmuş. mutlaka gidip izleyin. freddie'nin kedilerini de görebiliyoruz. hatta kedilerine ne kadar değer verdiği çok net bir şekilde ekrana yansıtılmış.

maine coon

yabancı bir eve misafirliğe gitmiştim. kedisi olduğundan bahsetmişti ama ben farklı cinsleri pek bilmediğimden her kediyi aşağı yukarı 20-30 cm arası zannettiğim için ilk gördüğümde aklım çıkmıştı. içeri bir geçtim, 50 cm koca agresif bir kedi, koltukta yayılıyor. ben dehşet içerisindeyim "kedi dediği kaplan mıydı?" şeklinde, o "bu kim ya sabah sabah" dermişçesine sinirle bana bakıyor. sahibi de anladı tabii benim şaşırdığımı, açıklama yapınca rahatladım. tabii hâlâ gri bir maine coon görünce o anki korkum aklıma gelir, silkelenirim.

kedi kavgası ayırmak

su ile.. üzgünüm ama birbirlerini yemelerini izlemeye dayanamiyorum cunku aflari yok kafa goz yırtıyorlar. sonra o yaralar iltihap kapiyor ugras dur. direk ıslatiyorum ikisinide kaciyorlar bardakla olur hortumla olur.. kavganin siddetine gore degisir hahshs

kedi insanı

kedi insanları(cat person) daha içine kapanık, tek başına vakit geçirmeyi seven insanlar olarak biliniyor. hatta bu konuda kedi insanı ve köpek insanı karşılaştırıldığında kedicilerin daha açık fikirli olduğundan da bahsediliyor. şimdilik aklıma gelen bunlar, yenilerini anımsadıkça editleyeceğim.

kediyi iç güveysi göndermek

hep derler; erkek kedi kendi evinde olmalı, dişi misafir gitmeli diye. ama ben buna katılmıyorum. dişi kedi yer değiştirince stresten olsa gerek kızgınlığı geri tepiyor. erkek ne yaparsa yapsın dişi izin vermiyor.
oysa erkek kedi her zaman çiftleşmeye hazır olduğu için dişi kedinin evinde yabancılık çekse bile hormonlar ağır basıyor ve çiftleşiyolar. bizim eve gelen damat içeri girdikten sonra 5 dakika bile olmadan bindi kızın tepesine. oysa kızı gonderdigimizde kızgınlık iptal oldu.

sahiplenmenin sonu olmaması

tek kedim varken sonun bu olduğunu düşünüyordum. 2. kedi hep uzaktı bana. mecburiyetten gelen 2. kedimle birlikte de sonun bu olduğunu düşünüyorum ama büyük de konuşamıyorum. yarın ne olur bilemiyorum.

büyük büyük laflar etmesin o yüzden kimse. bizim istediğimiz zamanda istediğimiz kadar kediye sahip olmak diye birşey yok biz kediciler için.

kanarya ile beraber kedi beslemek

yaralı yavru bir karga ile altı ay birlikte yaşadık. bay karga tüm evde bizlere ve kedilerime karşı, hakimiyetini ve liderliğini ilan etti (hiç kafese koymadık ve kapalı tutmadık), iyileşip büyüdükten sonra ailenin tüm fertlerine veda ederek özgürlüğüne uçup gitti. kendisine ve aklına hem aşık hem hayran olduğum ve çok özlediğim doğrudur.

caracal

türkçedeki adıyla karakulak. görünümü vaşağa benzeyen, iri boyutlarda ancak uysal ve evcilleştirilebilir bir kedi türü. ortalama ağırlığı 12 ile 18 kg arasında değişir. vücut uzunlukları (kuyrukları hariç) 75 ile 90 cm arasında değişirken, kuyruk uzunlukları 30 - 35 cm arasında değişir. dev bir kedidir.



görünümünden ötürü step vaşağı, mısır vaşağı gibi isimlerle de anılmasına rağmen vaşaktan tamamen farklı bir türdür.

bir kedinin sevimliliği ve bir vaşağın yırtıcılığına aynı anda sahiptir. 38.000 dolar değerindedir.

Toplam entry sayısı: 317

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

anadolujet kedi taşıma prosedürü

aynı kafeste birbiriyle anlaşabilen ve kafesle beraber ağırlığı 8 kiloyu geçmeyen iki kediyi kabin içinde taşımak mümkün. kedimizin biletini alabilmek için, aşılarının tam olduğunu veteriner hekim imza ve kaşesiyle gösteren bir aşı karnesi ve yine veteriner hekim tarafından verilen, kedinin x tarihinde yolculuk yapmasında sağlıkla ilgili bir problem olmadığını belirten onayı istiyorlar. 8 kiloyu kutuyla beraber geçmeyen bir kedi için bilet fiyatı 70 türk lirası. 8 haftadan küçük veya anne sütünden kesilmemiş yavru kedi/köpek ve emziren anneler ile 8 haftadan büyük, 12 haftadan küçük kediler veteriner onayı olmadan taşınamıyor. kargo kompartımanında aynı kafes içinde bir anneden doğmuş, 8-24 haftalık, en fazla üç hayvan taşınabilmekte. hamile kedi taşımak zaten doğal olarak yasak. uçuştan en geç 6 saat önceye kadar rezervasyon yapmak gerekiyor. daha sonra kabul edilmiyor. zaten en mantıklısı bileti alır almaz rezervasyonu yaptırmak çünkü her uçuş için belli bir evcil hayvan kotası var. genelde dolmuyor ama işi garantiye almak gerek. kedimizin veye kedilerimizin check in ve kilo ölçü ile bilet işlemleri check in kontuarlarında yolcu ile birlikte yapılıyor. sadece ücretin ödendiği yer havalimanı içinde farklı. eğer evcil hayvanla seyahat ediyorsanız, 1 saat önce alana gidiyorsanız 2 saat önce gitmeniz en mantıklısı. işlemler her zaman tıkır tıkır yürümüyor. ayrıca x ray cihazından kedinizi çıkarıp kutuyu bir kere boş olarak geçirmeniz isteniyor güvenlik açısından. bu yüzden eğer takabiliyorsanız en mantıklısı bir vücut tasması takmak suretiyle yola çıkıp kendimizi garantiye almak. çünkü gürültü, kokular, insanlar kedimizi strese sokabiliyor. taşıma kafesi konusuna gelecek olursak, pet shoplarda 30-40 liraya satılan bildiğimiz plastik taşıma kutularının ölçüleri uçak yolculuğu için uygun. ama bir büyük boyunu, farklı modelin bir tık büyüğünü almak gibi bir hata sakın yapmayın. çünkü koltuk arasına asla sığmıyor. o yüzden ben kedili uçak yolculuklarımda kutuyu koltuk arasında tam sıfır sığdırıp ayaklarımı da kutunun üzerine koyuyorum. o ölçüler ve bahsettiğim kutular sıfıra sıfır düşünülerek yapılmış bence, dışına çıkmayın. yolculuktan en azından 1 saat önce mamayı suyu kaldırın önünden ki yolculuk esnasında strese girip kusma ihtimali olmasın. bunun dışında da önemli bir husus yok zaten, rahat rahat gidiliyor.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.

kedi sözlük birinci ankara buluşması

üç büyük şehirde birer buluşma ayarlamak çok güzel olur diye düşünüyorum. ankara buluşmamız için tarih mekan saat bilgimiz aşağıdaki şekilde.

isteyen yazarlar +1 arkadaş getirebilir yanında

tarih: 1 aralık 2018 cumartesi
saat: 16:00
yer: bahçeli 7 b'eat cafe & bistro

katılacağını belirten yazarlara özelden telefon numaramı gönderdim. haberleşebilmek kolay olsun.

katılanlar: (zaman zaman güncellenecek)

(bkz:kediliçe)
(bkz:münevver)
(bkz:keltox)
(bkz:milosscat)
(bkz:wichienmaat)
(bkz:kedivet)
(bkz:cadılarım)
(bkz:fonduethecat)
(bkz:müdür bu buna konuş)
(bkz:minef)
(bkz:tekirthecat)
(bkz:müzmüz)
(bkz:ecekl)
(bkz:missgaiga)
(bkz:dr minnak)
(bkz:nazlithecatgirl)

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

kedilerde corona virüsü

kedimde bundan bir ay kadar önce olduğunu öğrendiğimiz fcov virüsünün açılımı. aslında kedilerin yüzde 80-90ında mevcut olan çok ama çok yaygın bir virüs. kedi bu virüsle bir ömür boyu taşıyıcı olarak hiç problem olmadan yaşayayabiliyor. bu genel durumda olan. kötü ihtimal fcov virüsünün mutasyona uğrayıp fip virüsüne dönüşmesi. çünkü fip henüz ne aşısı ne tedavisi bulunmamış, ölümcül bir hastalık. ancak bunun yuz kediden ikisi ile beşi arasında olduğunu düşünürsek, iyi bakılan bir kedinin fipten kaybedilme ihtimali tabi düşük oluyor. stresten uzak, kaliteli bir yaşamla bu yüzde ikilik ihtimal uzaklaştırılıyor. yani fcov virüsünün fip virüsüne dönüşme ihtimali azaltılmış oluyor. bir kedi corona virüsünü her yerden ama her yerden kapabilir. dışardaki bir hayvandan, kuştan, ağaçtan, dışarda giyip evde çıkardığımız ayakkabıdan ve daha bir sürü yerden. o yüzden corona tasiyicisi olsa da olmasa da kedimizin sagligi için temizliğe olaganustu dikkat etmeliyiz. ve coronanın fip virüsüne dönüşmesi, bağışıklık sisteminin düşük olduğu anlarda çok daha güçlü bi ihtimal haline geliyor. bundan dolayı bagisiklik sistemini her zaman yuksek tutmaya dikkat etmek gerekiyor. bizim tedavi sürecimiz ve virüsün varlığını fark etmemiz, benim kızımın yabancı cisim yutup kusmaya başlaması ve ishali ile tesadüfen oldu. tedavi süreci ve yabancı cisim yutma olayını ayrıca bir giride anlatacağım yine. aman dikkat edin, sakındığım gözümün bebeğine çöp battı resmen. kediliçe kedilerimizi korusun -,-

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

erzincanda yaşadığım için acil gelişen herhangi bir durumda alternatifim malesef olamıyor. corona taşıyıcısı kızıma yapılan biofel karma aşıdan sonra bu platformdaki gönüllü veteriner hekimlere ulaşıp gelişen etkileri anlattığımda bana olağanüstü yardımcı oldular açıklamalarıyla. corona taşıyıcısı bir kediye canlı aşı yapılmaması gerektiğini ve bunun coronanın fipe dönüşme ihtimalini artırdığını öğrendim. benim kızım durumundaki kedilere zylexis gibi bağışıklık destekleyici takviyeler vurulmalıymış. gittiğimiz veteriner bunu bilmeden, vurdu geçti biofeli. devam eden beş gün içinde her şey benim için fazla korkutucu idi. problemin ne olduğunu öğrenebilmem, bir parça rahatlamam ve nasıl bir yol izlemem gerektiğiyle ilgili beni çok bilgilendiren sevgili afra ekinci doğruer, ahmet akgül, hasan akın a çok teşekkür ederim. ayrıca canım kedi sözlük bu platformu oluşturduğun için sana da teşekkür ederim. bebeğim benim eheh

parayla kedi almak

insan çocukları bile huyuna suyuna göre farklı farklı kişiliklere sahipken kedilerde de durum farklı değil. ve bu sebepten farklı insan kişiliklerine uygun farklı kedilerin olması çok doğal. hal böyleyken kendisine uygun olan cinsi imkan varsa sahiplenen yoksa satın alan insanlar bana garip gelmiyor. scottish oğlum da ukraynada bir evden satın alınarak bana hediye geldi. siyam kedimi ise sahiplendim. bence bir evcili sahiplenirken takılmamız gereken konu onu satın mı alındığı yoksa ücretsiz mi sahiplenildiği değil. olay evcillerimizi sahiplendiğimiz evde, pet shopta, çiftlikte ya da yerde onların nasıl bakıldığı daha çok. aldığımız kişi üretme niyetiyle dişiyi damızlık yapıp mı yavruları satıyor? sütten erkenden kesip mi veriyor? bebeklik mamalarını aşılarını takip ediyor mu? bunlar asıl önemli olan. bu şartların tümünü karşılayan bir insan ettiği masrafın karşılığını istemekte sonuna kadar haklı. insan yavrusu değil ki bu bir tanesini büyüt okut evlendir gibi olsun. hepimiz biliyoruz ki bir evcile her anlamda çok iyi bakabilmek ciddi manada masraf isteyen bir şey. kediler doğuruyor rahat 3-4 tane zaten, masraf iyice katlanıyor. bence uygun ve en iyi şartlar sağlandığı takdirde bunun karşılığını beklemek çok doğal. işi ticarete dökmekten bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. ticarete dökmek demek zaten yavruların da annenin de ömrünü kısaltmak demek. dediğim gibi olay evlatlarımızın geldiği yerde onlara iyi şartlar sağlanması. evde bakılan herhangi bir scottish fold kediyi 1000 liraya facebook gruplarında bulmak gayet kolay. öyle pet shoplardaki gibi 2500-3000 falan değil. o adamlar zaten tüccar. zaten esnaf. ne kitlerse kitliyor. evden 1000 liraya alınan bir scottish için düşünelim. 2 ay boyunca anne kedinin hamileliği ve artan iştahı sonucu mama ihtiyacı artıyor. e annenin aşıları var. 4-5 bebek doğursa 1 aylık olduklarında kuru mamaya geçiyorlar. normal bir bebek kedi 2 falan değil 3 aylık olunca sahiplendirilmeli diye düşünüyorum. 3 ayda zaten bu hayvan sütten kesiliyor kendi kendine çünkü annenin sütü bitiyor. 2 ayda hala emiyorlar. e ne oldu bi de 4-5 yavrunun iki ayda yedikleri mama masrafı eklendi. bitti mi? hayır. kum derdi var. kedisi doğuranlar bilir ki bebek kediler olduğu zaman bir de çılgın bi kum masrafı ekleniyor. daha bir de 4-5 kedinin iç dış parazitleri var. 1 aylık olduklarında başlanıyor. karma 1-2 kuduz lösemi aşıları ekleniyor buna 7 haftalık olduklarında. her şey çarpı 4 veya 5 tabi. şimdi bu şartlar altında saydıklarımın tümünü sağlayan bilinçli bir insandan verdiği emek ve masrafın karşılığı olarak ücret talep etmesini oldukça doğal buluyorum. ticareti asla desteklemiyorum ama bunlar somut verilerle 4-5 yavru kedi ve annemizin bakımı için edilen masraflar. bizim takılmamız satın alınıp alınmadığı olmamalı. evlatlarımız geldikleri yerlerde nasıl bakılıyor olmalı. zaten bunu asıl odağımız haline getirirsek ve buna uygun davranıp insanları bu konuda ciddi manada bilinçlendirmeyi başarabilirsek, zaten talep azaldıkça arz da azalır ve önüne geçeriz ticari kaygının. söyleyeceklerim bu kadar teşekkür ederim

neden cins kedi

siyam kızım var, babam sayesinde karşıma çıktı ve enerjisinden büyülendim. scottish oğlum var, güzelliğine vuruldum. ukraynada bir üreticinin evinden birçok kedi arasından seçilerek geldi benim evime. ve evet güzelliği beni benden aldı. siyamımın köpek bakıyor hissi yaratması, benimle konuşması, bir gölge gibi arkamdan ayrılmaması, scottishiminse tam türünün özelliklerini taşıyıp oyuncu olması, gözlerinin fıldır fıldır yaramazlık araması, yuvarlak portakal kafası, yemeğe olağanüstü düşkünlüğü beni benden alıyor. her insana uygun bir kedi cinsi olduğuna inanıyorum. benimki scottish fold ve siyammış, tecrübeyle öğrendim. başka kedilere de bakmama rağmen bu böyle. illa cins kedi olsun gibi bir iddiam da yok, mesela iran kedisi bakmakta biraz zorlanırdım. biraz hantal, uykucu, sağlık problemi yaşamaya burun yapısından dolayı daha müsait vs vs. cins kedi bakmayan kedicilerin kafayı bu kadar bize takmasını biraz saçma buluyorum. kediseverlik yapmaya çalışırken cins olanları harcıyorlar gibime geliyor. cins kedi besleyen insanlar tekir de bakarım sarman da diyorken, bakmayanlar tutturmuş allah tutturmuş. ya arkadaş hepimiz bakalım kedi olsun bizim olsun ne fark eder. başlık sahibine ithafen değil tabi bu cümlelerim, genel konuşuyorum bu konuda çok doluyum.

sokaktaki kediyi alıp eve kapatmak

dolu olduğum bir diğer konu. sokaktaki yaşam şartlarına uyum sağlamayı başarmış, sağlık problemi olmayan bir kediyi eve getirip kapatmayı çok saçma buluyorum. ya arkadaş yuva ihtiyacı olan, dışarda yaşayamacak ve hiç sokak görmemiş zaten bir sürü kedi varken sırf kendi zevkin için neden alışanı alırsın ki? çok minik olur, annesi olmaz, yaralı, bakımsız ve muhtaç olur amenna. ama aksi durumu çok mantıksız buluyorum. doğal düzene gereksiz müdahale olarak görüyorum.

anne altından yavru

yahu ne gereksiz şeylere takılınıyor böyle.. yani diyor ki yetişkin değil, sütten kesilip verilecek yavru kedi. böyle boş boş bunlara takılana kadar sokak hayvanları için ne yapabilirim diye düşünülse çok daha iyi şeyler yapılmış olur. anca birbirinizi yiyin.. ayrıca sözlüğü de beğenmiyorsanız, kapatın hesabınızı gidin. çok zor değil.

leyla17

terbiyesiz, çirkinlik abidesi bir yazar bozuntusu. saygı ortamında tartışamayacak kadar aşağılıkça ifadeler ve benzetmeler kullanan iğrenç kişilik. cat wins in yazdığı her şeye sonuna kadar katılıyorum, elimde olsa 2 kere favoriye atardım. şu sözlükte ilk defa bir yazarın girilerini şikayet etme kısmında açıklama yapmaya gerek yok gayet açık her şey yazıp şikayet ettim. kedi sözlüğün uçurulması gereken ilk yazarı.