kedilerden şimdiye kadar öğrenilen en önemli şey

‘ben’ olmanın önemi.

kedilerde kulak temizliği

siyam kızımın kulaklarını temizlemek benim için oldukça kolayken scottish fold oğlum için bunu yapmak aşırı zor. hem rahatsız oluyor hem de o kadar sıfır ki kulağı, düz hale getirip temizliğe başlamak mümkün değil, ayrıca rahatsız da oluyor. nasıl yapılır bilen varsa mesaj kutumu +1leyebilir.

kedileri çok seviyorum ama bahçeli ev lazım

tam tersi kediler ev hayvanıdir, kapalı bahçe olabilir ama disarisi kediler icin tehlikelidir. mobilyalarina zarar verir, tüy dökebilir diye düşünen kisi hicbir zamam kedi kopek hatta mümkünse hicbir hayvan sahibi olmasin. burada ne işi var onu da anlamiş degilim?

toplam entry sayısı

şuan toplam entry sayısı 7999.

bir entry daha, toplam 8000 olacak.

https://kedisozluk.com/sayfa/istatistikl...

bu girdiğim entrynin hashtag '#' kodu #8626. buna göre her 100 entryden 7.84'ü iptal edilmiş.

interaktif sözlükler eylül 2018 sıralaması

kedi sözlük daha da yükselecektir diye umuyorum

kimleri kedici yaptınız

erkek arkadaşımı, hayvanları çok sevseler bile evde hayvan beslenmesine karşı olan ebeveynlerimi. şimdi hepsi inanılmaz kedici.

nazgulbacanağı

yeni sözlük yazarımız. aramıza hoş geldiniz.

karantina sonrası yapılacaklar

sevdiklerime sarilacagim, sana da lanet olsun social distancing diyecegim...

kedi sözlük birinci istanbul buluşması

nazım hikmet kültür merkezi çok kalabalık. aynı sokakta kibrit kutusu cafe var. oradayız.

kediler için zararlı yiyecekler

bir tane de ben söyleyim.
su! kesinlikle vermeyin. su zehirlenmesi olur...
çok ilginç yiyecekler yazılmış. şaşkınlık içindeyim. çünkü patlıcan, kabak gibi sebzeleri şakşuka yapıp yediriyorum ve bayılıyorlar. üstelik lifli yiyecekler bunlar. sindirim sistemini rahatlatma özelliği var.
kendi hazırladığım mamalarda avokado gibi meyvelerden de kullandım.
hele kılçık, kemik gibi gıdalar nasıl öldürüyor pek de anlamış değilim. et yemeyen kedim var benim. sebze yiyor. o zaman bu kedi ölmüş.

bunları araştıracağım. yoksa kedilerin yiyebileceği sebze yok.

ciğer demiş birisi. yok artık diyorum.

kediyi öpmek

sırayla öpersin koklaya koklaya. birine haksızlık mı yapıyorum diye takıntılı gibi aynı sayıda öpmeye çalışırım. hiç sevmeselerde gariplerim mutlu olayım diye zar zor katlanırlar.

sokak kedilerini beslemek

özellikle soğuk ve/veya yağışlı havalarda yapmaya özen gösteriyorum. kedi, köpek, kuş ne varsa az olsun çok olsun, bu tip havalarda mutlaka yiyebilecekleri mama, ekmek vs. bırakmaya çalışıyorum. bazen karşıma birden fazla olarak çıkıveriyorlar. bu durumda hepsinin yediğini görmeden de bırakmıyorum. çünkü bazı kediler epey saldırgan olabiliyor ve görüntüde sevimli bir şekilde miyavlarken yanlarındaki en sessiz olana pati atıyor veya uzaklaştırmaya çalışıyor. özellikle tekirler çok çekingen oluyor ve biraz hırpalanıyorlar veya bana öyleleri denk geliyor. böyle durumlarda çekingen olanın başına dikilip mamasını yediğini görmeden bırakmamaya özen gösteriyorum.

neyse ki yaşadığım yerlerde insanların büyük bir kısmı sokak hayvanlarına karşı değiller. mama ve su kapları da genelde bulunuyor. bu sayede ortalıkta yemek artıkları da olmuyor. sokak hayvanlarını beslemeye sıcak bakmayan bir kesimin sandığı gibi yüzlerce kedi, köpek de gelmiyor. aynı anda 3-5 tane en fazla. başta yazdığım gibi özellikle soğuk ve yağışlı havalar onlar için çok kritik. bazıları yerken ara verip gelip sürünüyorlar o zaman benim de onları mıncırıp, yiyesim geliyor * köpekler de aynı tatlılıkta oluyor. bazıları mamaları yemeden önce sürekli oyun yapıyor.

kediyi evin içinde kaybetmek

kirli sepetine girdiğini fark edemediğimiz o 10 dk içinde kafayı yemek üzereydik, çünkü hiçbiryerde yok yok yok. daha sonradan kapağı açıp girip tekrar kapatabildiğini farkettik...

bir kediyi sevmekle başladı her şey

ben çocukken alf dizisi vardı. bu alf kedileri kovalardı. kedileri neden yemek istiyor kediler yenmez ki diye sorguladığımı hatırlıyorum.

sanırım o dönem sokak kedilerini takip etmeye incelemeye başladım. belki de alf benim göremediğim bir şeyi görüyordu.

sokak kedilerini sevdim hep uzaktan. küçükken çok steril büyüdüm ben. sonra sonra üniversite yıllarında kendi ayaklarım üstünde durunca kedi besleyeceğim dedim ve olaylar gelişti .

kediyle uyumak

nusret kaya kendi zarar gördüğü için yazmış sanırım bu cümleyi.

kedi bakmanın her geçen gün zorlaşması

mamalara her allahın günü zam gelmesi. yok aşısı damlası veterineri derken kart ekstremde ciddi bir yer işgal etmeye başladılar. bir palet silika kum bile 30 tl olmuş. mama fiyatına kum satılıyor. yok helâli hoş olsun o ayrı ama bizim maaş aynı onların masraflar roket hızıyla artıyor. sonumuz hayırlı olsun...