ben biber kızımı annemlere vermiştim. sevilerek bakıldı. kızım beş yaşına gelince dombilicat (minnoş) girdi hayatımıza. hala da var. ondördüncü yıldayız.
18’inci yüzyılda ünlü olan italyan besteci domenico scarlatti, kedisi pulcinella sayesinde en ünlü parçalarından birini besteledi. resmi adı “kk. 30, fa minör füg” olan bu tek bölümlü klavsen sonatı, gayri resmi olarak “kedi fügü” olarak biliniyor. kedinin, klavyenin üzerinde gezinmesiyle ortaya çıkan hoş notaları bir kenara not eden sanatçı, bunun üzerine koca bir füg bestelemiş. eser bugüne kadar pek çok resitalde yer aldı.
zaten hemen herşey yazılmış ama beslenmesi evet beslenme dikkat etmek gerek baya araştırmak gerek çünkü beslenme kedinin mutluluğu ,ömrü ve sağlığını direkt etkiler ; petshop/veteriner al bu royal canini ev yemeği/yaş mama verme der sende dinlersen çok kalmaz o kedi hasta olur sonra vet çatır çatır tedavi parası alır ha napalım o zaman mama içeriklerini okumayı öğrenelim ona göre mama alalım ,hangi yiyecekler zararlı/yararlı öğrenelim, evde yaş mama yapıp(yada kalitelisini alıp) günlük birazını yedirelim ki hastalanmasın,mutlu olsun, uzun yaşasın
sonradan gelen edit: çiğ beslenme diyorum ve yapıyorum
küçük çaplı kalp krizi yaşatan olay. zamanla bu duruma alışmaya başlıyorsunuz, rahat davranmaya başlıyorsunuz ve bunu fark eden minnoş kediniz kaybolma süresini her seferinde artırarak yeniden evin içinde fellik fellik onu aramanızı sağlıyor. ne yalan söyleyeyim zeki yaratıklar valla. ne yapıp edip sizi istedikleri şekilde yönlendiriyorlar.
bizim geçmişten bu yana kedi yoldaşlarımızdan sadece birinde bu sorunu yaşadık. çok deli bir tekirdi ve hem ön balkondan hem arka balkondan düşmüştü. ama onu kısırlaştırmamıştık bu büyük bir etken diye düşünüyorum. kedilerin evden kaçma, dışarıya çıkma eğilimleri genellikle üreme iç güdüleri nedeniyle oluyor. evinde mutluysa, seveni varsa, maması varsa ve kısırlaştırıldıysa kediler öyle her fırsatta kaçayım dışarı diye düşünmüyorlar aslında. kısırlaştırma öncesi dönemde balkon demirlerinde dans ediyorlardı, o zamanki ev 2. katta çok yüksek olmamasına rağmen çok korkuyordum. kısırlaştırdıktan sonra pamuk gibi oldular. dairem yüksek katlı bir yerde olsaydı kesinlikle önlem alırdım tabi. 15. kattan düşmüş bir kedi varsa ortada bunun sorumluluğu yoldaşındadır tamamen, kedi kendisi atladı demez hiç bir kedisever. sonuçta bunlar hiç büyümeyen hep 3 yaşında kalan çocuklar gibiler. önlemini sizin almanız lazım.
bir diğer konu da dışarıyı tanıyan kediyi sonradan tamamen eve kapatma durumu. şimdi zaman zaman kediseverler büyük kedi sahipleniyorlar, 1 yaş ve üstündeki bu çocukların bazıları hayatlarının bir dönemini sokakta, dışarıda yani daha özgür geçirmiş oluyorlar. hepsinde olmasa da bazısı buna alışıyor ve yeni evindeki kapalı düzeni benimsemeyip dışarıya çıkmak isteyebiliyor.
biz küçükle birlikte büyüğü çekiştiriyoruz. onun da huyu o sen boşver, ablandır ses etme alttan al, ezdirme kendini ama saygılı ol diye telkinlerde bulunuyorum o da cin bakışlarıyla dinliyor.
tabağına yaş mama koyarken de bütün gün aç kaldığını, en son 85 mi ne yıl önce yaş mama yediğini anlatıyor ağlayarak. veeeeer diye miyavlamaya başlıyor. ablana koyayım önce dur diyorum, gerçekten küser giderim bu evden diye tekrar ağlamaya başlıyor.
afra ekinci doğruer bizi destekleyen bir diğer veterinerimiz. gönüllü veterinerimize 05331338490 numaralı telefondan ulaşabilmeniz mümkün. kendisi kırklareli'deki soho-pet veteriner kliniği'nde veteriner hekim olarak çalışmakta. katılımı ve desteği için kendisine çok teşekkür ederiz.