işaretlemedir ki o koku başka hiçbir şeye benzemez bilen bilir.
bütün çocuklarım opere yetişkin olur olmaz kısırlaştırdım hepsini. uzun vadede hayvana eziyettir çünkü; şaka bir yana kokusu vs dert değildir, ama kızgınlıktaki hayvan istahsızlaşır, sürekli huzursuzdur, evden kaçma vakaları en çok bu dönemde görülür. kızgınlık dönemi bazen haftalarca sürebilir, kısırlaştırmak elzemdir.
bu konuyla ilgili kesin kararımı verdim. kısırlaştırmayı desteklemiyorum. kedimizin memnun olup olmadığını bilme imkanımız olmayan ve onun için yaşamın 3 ana fonksiyonundan biri olan bir şeyi elinden almak bana bencilce geliyor. tabi ki kasıt sürekli doğurtalım değil. ama çok kontrollü ve sağlıklı üreme imkanını ona sunarak kısırlaştırmamak benim için kedim adına yapacağım en mantıklı hareket.
kışın yaptığım şey tabiki tüm gün durmuyor üstünde kedi kıyafetlerine para saçmak yerine yeni doğan giysilerini daraltmak iş görüyor pekte tatlı oluyo kerata
dişi kediler doğumdan sonra ortalama 8 ila 10. haftada tekrar kızgınlık dönemine girebiliyorlar ve özellikle mevsim geçişi, bahar ayları dönemiyse bu süre daha da kısalabiliyor, fakat her çiftleşme hamilelikle sonuçlanmıyor ve ne olursa olsun yavruları olan ve emzirmeye devam eden bir kediyi, sütten kesilmeden ve biraz güçlenmeden kısırlaştırmak doğru değil.doğumdan bir ay sonra tekrar doğum gibi bir durum da söz konusu değil ki, zaten hamilelik süresi de 55 ila 65 gün kadar sürüyor.
sokaklara hayvanseverler tarafından koyulan mamalar ve suları devirmelerinden, yok etmelerinden belli değil mi? kış aylarında da yapılan evleri yok ediyorlar. işte bunlar hep nefretin ürünü.
bu güzel bir şey bence :) bütün hayvanları sever ayrım yapmam ama tartıda kediler biraz ağır basar. kedilerle büyüyen biri olarak diyebilirim ki:
kedi insanları daha duygusal oluyorlar. yalnız kalmaktan korkmayan "bir tek kedim olsun bana bir şey olmaz" mantığı önde geliyor :) bağımsız takılmak sorun olmuyor, yaptığı işlerde sadece aklını değil hislerini kullanan kişiler oluyorlar. stres anlarında, sıkıntılı dönemlerde eve geldiklerinde ilk aradığı şey kedileri oluyor ve kedi mırıltısı eşliğinde iyileşme terapisi başlıyor... :d
kedicilere selam.
aslında durumun salatalıkla alakası yoktur. kediler son derece keskin refleksli ve atik hayvanlar, bu özelliklerini onları tehlikeden bir an önce uzaklaştırmak için kullanırlar. normalde salatalık veya muzu karşı cepheden gören kediler bunlardan korkmayacaklardır. ancak göz ucuyla gördükleri ve birden farkettikleri bu tip nesnelere karşı korkmaları, bu nesneleri kendilerine tehdit oluşturabilecek hayvanlar (yılan vb.) olarak görmelerindendir. çünkü yaradılış olarak kediler genlerinde yılan vb. gibi yırtıcı hayvanlara karşı irkilme ve refleks duyuları barındırırlar. bu sebepten ötürü muz, kabak ve salatalık gibi sivri ve doğanın renklerini barındıran nesnelere karşı duyarlıdırlar.
bir diğer sebebi ise kedilerin çok dikkatli yaratıklar olmaları. yaradılışları gereği kediler, insan duyu organlarının hissedemediği birçok sesi ve hareketli cismi rahatlıkla fark edebilirler.
çevrelerinde olan bitenlere son derece hassastırlar ve değişikleri hemen fark edebilirler. videoların çoğunda da olduğu gibi salatalık kediler yemek vs. yerken farkettirilmeden konuyor. kedi yemek yemeden önce çevresinde öyle bir nesnenin var olmadığını bildiği için, yanına yaklaşmış olan bu nesnenin hareketli ve kendisine zarar verebilecek nitelikte bir yaratık olacağı hissine kapılıyor.
özlemeyen var mı ki. evin içinde bile bir süre gözden kaybolunca bulup getiriyor, gözünün önünde olsun istiyor insan. gece yatağa gelmediğinde kalkıp onu aramaya başlıyor. * aşk böyle bişey.
şaka olmali hihi her favoriye neden msj atalim? zira sosyal medya hesaplarim cok zaman kaybi diye dondurmusken böyle bi kural getirmeyin bi de lutfen not: bana msj atılmasına gerek yok. hepsi sizin olsun hahaha