sokaktaki kedileri seven kucağına alan insan

hasta olanları _yani salyası akan, inleyen, mantarı olan, net halsiz olanları_ veterinere koşturup, hasta olmayanları da boyunlarından çenelerinden ve kafa üstlerinden öpmek suretiyle beni de yazın listeye.

kimleri kedici yaptınız

istisnasız çevremdeki herkesi. bu denli sevginin nedenini merak eden çevremdeki herkes en azından bi kere de olsa kedilere ilgi duymaya çalışmıştır

kediye sarılıp ağlamak

biraz önce en duygusal olanı yaşadık. bugün kötü bir gündü benim için. hüngür hüngür ağlayacağım ama tutuyorum mori uyanmasin diye. gözümden damlıyor yaşlar. bir anda yatağa zıpladı ve kolumun üzerine yattı. gözlerini dikti bana. bir şey anlatıyordu resmen. bir patisi de destek olur gibi. onun o hali beni daha da mahvetti. haykıra haykıra ağlattı beni, korkar zannettim ama korkmadı. daha da sarıldı yaladı ayrılmadı yanımdan. uyudu kaldı en son kolumun üzerinde. sarıldım ona sımsıkı. sevdim onu, güzel şeyler söyledim. o da resmen anladı her şeyi. kimsenin kimseyi anlamadığı şu dünyada, sadece o beni anladi, o destek oldu, o sevgi gösterdi. neden mi kedi? insana gerek var mı bilemiyorum. üzmekten başka bir işe yaramıyor ki insan oğlu. kedi sahibi de kedi de duygusal bu aralar.

kedi köpek besleyen insanların evleri pistir algısı

pis olduğunu düşünen yanında köpek giren eve melek girmez şeklinde bir hurafeye inananlar bunların lanetli hayvanlar olduğunu iddia edenler bile var. biraz akıl diliyorum bunlara.

kedi aknesi

bir kedimde abseleşti, çok zor tedavi ettik. temiz tutmak, arada kontrol etmek gerek.

norveç orman kedisi

vikingler'in türkiye, ingiltere, rusya gibi ülkelerden getirdikleri kedilerle romalıların mısır'dan getirip norveç topraklarına bıraktığı kedilerin evrimleşmesiyle oluştuğu düşünülen ve iskandinav kış şartlarında hayatta kalabilenlerin doğal seçilimle daha da güçlendirdiği öne sürülen kedi cinsi. 1977 yılında fife tarafından ırkı tescillenmiştir. suyu seven, sakin ve sosyal bir yapısı vardır. daha çok dışarıda yaşamayı sevseler de ev ortamına da kolay adapte olabilmektedirler. bence bizim ankara kedisinden çok bir farkı yok, sadece biraz daha iriler.

kara kedi

haşmet imdir; deli manyak çocuğumdur.

kedicileri köpekseverlerden ayıran en temel özellik

kediciler kedilerine taparken köpekler, sahiplerine tapar...

kedilerden korkmak

bir insan kediden niye korkar anlam veremiyorum. çevremde çok var akraba arkadaş vs. hepsi eve gelir gider yavaş yavaş alışıyorlar ama :d fakat genel olarak direk kedi gördümü kaçacak delik arayan fare gibi kaçışan insanı hiç anlamadım.

no dm

kedilerle sohbet etmek

genelde tüm kedilerle konuşmaya çalışıyorum. her insan gibi her kedi de bir değil;huysuzu var, daimi asık suratlı var,çok sevecen olanı var.ama bazı kediler var ki mükemeller;yeni tanışmış olsam bile benimle iletişim kuran, ben konuştukça miyavlayan, burnunu öptürenler... çok seviyorum onları çok.

alttaki yazara soracaklarım var

maalesef ki başa çıkamıyorlar, bu nedenle soğukla ve açlıkla mücadele için bizim yardımlarımıza ihtiyaçları var. yetişkin kediler için de elbette zor olmakla birlikte; özellikle sonbahar doğumlu yavruların kış şartlarında insan yardımı olmadan kışı geçirmesi çok güç.

eğer kedi olarak doğsaydın, nasıl bir kedi olmak isterdin cins,renk, karakter vs.

yazarların kedilerini sahiplenme hikayeleri

iki evladım var. kızımı sahiplenmem tamamen tesadüfen oldu. ne kedi beslemeye niyetim vardı ne de hevesim. evde doğmuş bir siyam kedisi meleğim. annesinin sahipleri de aile dostumuz. bir gece babam dedi ki lil bak tayfunla ceydanın kedisi doğurmuş hadi arayıp çağıralım kedileri de getirsinler sevmiş oluruz. dedim tamam. annemin daha haberi yok ama misafir geleceğinden. hem de kedili misafir :) neyse geldiler kedilerle tayfunla ceyda. pamuğum ve iki kardeşi de daha bir buçuk aydan biraz büyük. benim de o zaman evde muhabbet kuşlarım var ama sayıca çok fazlalar. erzincanda okuduğum için götürmem de mümkün değil kuşları. mecburen annem bakıyor o zaman tüm pisliği ve zorluğu ile. ben tabi kedimi görünce anneme yalvarmaya başladım. nolur alayım nolur alayım diye. haklı olarak dedi ki kadıncağız ben bu kadar kuşla zor başa çıkıyorken bir de kediye asla tamam demem. ya yemin ederim o anda beynimde fişekler çaktı ve dedim ki kuşların hepsini vereyim kedi gelsin sdjfj. öyle bir vazgeçiş anı olamaz kuşlardan nasıl hızlıydı anlatamam. annem düşündü taşındı dedi tamam anlaştık. ertesi gün tanıdık bir pet shopa gittik bütün kuşlarımı her şeyiyle verdim. karşılığında da çocuğumun evini, mamasını, kumunu, kum kabını, mama ve su kabını, tasmasını ve daha bir sürü ihtiyacını aldım. hiçbir eksik kalmadı. hani kuşlar ve onların tüm malzemeleri kedimin kedi çimine kadar tüm ihtiyaçlarını karşıladı. iki gün sonra da kızım ege geldi. bugün itibariyle 3 yıldır benimle. kalbimin kedilerime ayrılmış bir parçası onun. hatta belki biraz büyük bir parçasıdır. ilk göz ağrım benim.

gelelim oğlum gümüşe. kendisi ukraynada evde doğmuş aşırı aşırı yakışıklı bir scottish fold. bir yaşına doğru kendinden emin adımlarla ilerliyor skfjdsf. neyse konumuza dönelim. kızım ege'den sonra pofik pofik tombik bi kedim olsun istedim ikinci kediyi sahiplenecek olgunluğa eriştiğime inanınca. sevgilim de biliyordu bu durumumu. zaten kızım da çok sıkılıyordu. tek kedi bakmak bakılan kediye yapılan bir kötülük diye düşünüyorum. kendi cinsinden bir canlıyla aynı ortamda olma hakkını onları evde besleyerek zaten ellerinden alıyoruz. bir de tek kedi olarak kalmaları tuzu biberi oluyor. bu düşüncelerimden iyice emin oldum ve dedim ki tamam ben ikinci kedimi sahipleneceğim. benim sahiplenmeme kalmadan erkek arkadaşım ukraynadan evladımı getirtti. 7-8 aylık şuan. kızımla müthiş iyi anlaşıyorlar. adını da gümüş koyduk. gümüş gri çok yakışıklı bi silver shaded olduğu için. şuan benim iki evladım var. erkek arkadaşımın da üç. ve beraber yaşıyoruz sayılır. 5 kedimizle beraber mükemmel bi hayatımız var. her şey çok renkli. benim kızla onun oğlanlardan biri asla anlaşamıyorlar. kanlı bıçaklı gibiler ama o bile çok eğlenceli sjhdfjsdhf. iyi ki varlar pamuk kafalar

kedici bloglar

kedi götünü görmüş yaram var demiş

ufacık yara çizik hastalık başına öldüm bittim triplerine girip abartan insanlara söylenir. çok da yerinde güzel bir atasözüdür kullanmayı severim

eğitimli kediler

yaa onlara bari bu eziyeti yapmayalım. onların ruhu özgür ve onların asıl amacı bizi eğitmek, bizi insan etmek ve bizim insani duygularımızı açığa çıkartmak. onlar görevini yapsın. biz onlara ilişmeyelim. ne o öyle sirk hayvanı gibi!!!@ sinirlendim yine.