7kediyle yaşamak... oda arkadaşlarım,ev arkadaşlarım,yemek dostlarım... kıl tüy olur diye laf atanları kapıdan içeri dahi sokmam çocuklarımın huzurlarını kaçırmasınlar
kızımın sokakta ölmek üzereyken bulup getirdiği, ağzı yara olduğu için biberonla beslediğim yaklaşık üç aylık bir yavrunun ilk defa yaş mama yiyebilmesini gözleri dolu dolu izlemem. akabinde kuru mamayı da halletmesi ve sevinç çığlıklarımız.
şimdi sürekli yiyor, durduramıyoruz.
2009 nisan'ında, 18 yaşında kaybettim prenses kızımı.
şimdi apt. bahçesinde gül ağacı altında uyuyor, her sene gülleri açıyor hatta konuşuyorum balkondan ona bakıp...hiç unutulmuyor acısı....ne uslu kediydi kızımmmmmm
zaten ''kedi nankördür, köpek sadıktır'' türünde ortalama felsefe yapanlara bir dikkat edin; eğer onlara köpek derseniz hakaret, kedi derseniz iltifat kabul ederler.
kedi gülüşü/deniz kavukçuoğlu
kucağınıza alıp yüzü odaları görecek şekilde tüm evi gezdirin. odalarda sizinle birlikteyken yüksek yerlere koyun, gözlemlemesine izin verin. kapı kollarını, duvarları, lamba anahtarlarını, camları, perdeleri vs aklınıza nereler gelirse tek tek koklatın. bir süre kapıları kapatmayın odaların (ortada tehlikeli bir şey zaten bırakmazsınız). keşif işi bittikten, sizi de her odada doğal davranışlarınızda gördükten sonra çözüleceğini düşünüyorum. bir de birkaç gün farklı yerlere de mama ve su kabı koymayı deneyin. işe yarayacaktır.
hayır sokaklar kedi kaynıyor, hepsi az çok bizlere muhtaç, hayvan ticaretinin o hayvanları nasıl mal gibi gördüğü, işkence ettiği de bariz ortada; biz hala tartışıyoruz. kesinlikle karşıyım, satın alma sahiplen!