missgaia

Durum: 92 - 7 - 0 - 0 - 09.01.2019 02:04

Puan: 3235 - Minnak Kedici

4 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazarkedi.

Kediler, doğanın başyapıtıdır. (Leonardo da Vinci)
  • /
  • 5

hayvanseverlerin ego tatmini

ülkenin dört bir yanında onlara yapılan zulüm ve işkenceler yüreğimizi dağlarken, aynı amaç için, bir canlının yaşam hakkı mücadelesi için bile yan yana gelemeyen ve birlik olamayanlara ne acı, vahhh halimize.

kısırlaştırma

kediniz ilk kızgınlık dönemini geçirdikten sonra kısa aralıklarla bu süreç devam edecektir ve o halleri de pek sevimlidir. eğer evde çiftleşebileceği bir erkek kedi yoksa yedi sekiz ayını doldurana kadar beklemenizi öneririm (erkek kedilerde ise bir yaşını doldurması öneriliyor) ses yahut çıkardığı gürültü yasal anlamda bir sorun teşkil edemez, içiniz rahat olsun ve eğer sağlığında yahut gelişiminde bir problem yoksa yedi sekiz ayını doldurunca kısırlaştırma operasyonunu yaptırabilirsiniz gönül rahatlığıyla.
ayrıca özel kliniklerin tamamı ön karın bölgesinden yapıyorlar ameliyatı. yandan açılarak yapılan yöntem sadece belediyelerde sokak canlarını kısırlaştırmada uygulanıyor olsa da halen, ön karın bölgesi ameliyatı daha sağlıklı bir yöntem olarak görülüyor.

yazarların en sevdiği kedi türleri

her türü, cinsi, rengi, huyu, görüntüsü farketmeden kıymetlimissss

her yere yanında kedi maması ile giden insan

ben.
çantamda kedi maması elimde bir poşet köpek maması tabi bu durum özellikle besleme yapmaya çıkamadığım günlerde, aç kalmış bir ponçik ansızın karşıma çıkabilir düşüncesiyle yapmakta olduğum eylem.

kedileri sevmeyen veteriner

bir kedinin tırnağını kesmeye korkanı mı dersiniz, gözünü para bürüyeni mi ve hatta zerre kadar hayvan sevgisi taşımadan bu hizmeti vermeye çalışanı mı... her türlüsü mevcut maalesef sektörde. işte bu yüzden bizler, evlatlarımızı emanet edeceğimiz hekim ve kliniklere çok dikkat etmeliyiz.

murat özdemir

öncelikle tüm hayvanlardan, insanlık adına özür dileyerek başlamak istiyorum sözlerime,
ülkemiz sınırları içinde hayvanlara yaşatılan vahşet haberleri insanım diyen hiçbir varlığın dayanamayacağı boyutlara ulaştı artık.
birkaç örneğe değinecek olursak,
10 haziran konya/ereğli de 4 aylık yavru bir köpeğin tecavüz sonucu iç organlarının parçalanarak ölmesi
14 haziran sakarya'nın sapanca ilçesinde dört ayağı kesilerek katledilen ve vicdanlarımızı dağlayan yavru köpek
26 ağustos ankara çiğdem mahallesinde sinsice zehirlenerek öldürülen onca köpeğimiz
7 eylül ankara altındağ'da dört ayağı vahşice kesilerek öldürülen kedimiz
13 eylül yine ankara gaziosmanpaşa'da zehirlenerek katledilen köpekler,kedi,kuşlar ve kirpiler…
daha birkaç gün önce kırklareli’nde dokuz yavrulu bir anne olan olan garip isimli köpeğin okla vurularak öldürülmesi
ekranlarda izlediğimiz zavallı bir tavuğa yapılan dayak işkencesi
yine ankara esertepe'de hamile bir köpeğin başından vurularak, karnındaki yavrularla öldürülmesi
ankara pursaklar'da onlarca köpeğin zehirlenerek öldürülmesi
istanbul'da kendini hayvan sever olarak tanıtan ve pansiyon hizmeti veren bir caninin yavru köpeğe acmasızca dayak atması
zavallı papağan bahtiyar'a yapılan akıl almaz işkence
ve bunun gibi seslerini dahi duyamadığımız, dört bir yandan binlercesi!!!
tecavüze uğrayanlar, işkencelerle öldürülenler, silahlarla ve hatta oklarla vurulanlar, kaynar sularla haşlananlar, araç arkalarında sürüklenenler….uygulanan bireysel vahşetlerin yanı sıra bitmek tükenmek bilmeyen belediye zulümleri…açlığa, ölüme, diri diri gömülmeye mahkum edilenler… sirkler, pet shoplar, merdiven altı üretimler, deneylerde acımasızca kullanılanlar, avlananlar, para karşılığı dövüştürenler, hayvanat bahçeleri, yunus parkları, faytonlar, çiflik hayvanlarının korkunç şartları, hayvan severlere, gönüllü insanlara yapılan eziyetler…neresinden tutsak elimizde kalıyor bu masum canlıların yaşam hakkı…ve ben, insan olduğum için gerçekten utanıyorum.

hacıbektaş’ta sokakta yaşayan canlar için yardımlaşma grubu kurulması

bu sene ekim ayında nevşehir ve çevre ilçelerinde verdiğimiz bilgilendirme seminerlerinde içimizi en çok yaralayan ilçe hacıbektaş olmuştu. zavallı köpekler bir dilim ekmeğe bile gerçekten hasret ve hepsi uyuzlu, mantarlı perişan halde idi ayrıca hem yöre halkı hem de turistler tarafından istenmemeleri de cabası...
çok sevindim bu habere, genç kardeşlerimizin yolu açık olsun ve allah sayılarını artırsın.

11-25 kasım 2018 hayvan hakları yasa tasarısı protestoları

toplama kılıfı içindeki, katliam oyununu bozmak için, 9 aralık pazar günü saat ikide ankara ulus heykel önünde, büyük anadolu buluşması için sokaktayız. can veririz ama can dostlarımızı vermeyiz. ses ver ankara...

hayvan istifçiliği

hayvanlarımızı, onları sevmeyenlerden mi, yoksa seviyorum diye evine tıkış tepiş dolduran, onların sırtından para kazanan, dilendiren ve hatta işkence eden rantçılardan mı koruyacağımızı şaşırmış olduğum durum...
bugün yine bir şehrimizde sözde hayvan sever istifçi ve işkenceci birinin elindeki masumlara el konuldu... bunlardaki mantık hep aynı önce doldurur sonra dilendirir, olmadı mı ölen ölür, kalan sağlar benimdir der ve o garibanları bin bir çeşit hastalığa, dayağa, sefalete, çoklu yaşamın getirdiği bir çok sıkıntılı duruma sürükler....
bakamayacağını almayacaksın kardeşim, dernek misin, hayır kurumu mu? haa gerçekten onları canından çok seviyorsun (ki dikkat edin bu tipler sadece kendini seven, burunlarından kıl aldırmayan, ciddi sorunlu tiplerdir) o zaman hakkını vereceksin, dişini tırnağına takıp onlar için çalışacak ve el bebek gül bebek bakacaksın o canlara...
hep diyorum ve diyeceğim allah hayvanlarımızı, sözde hayvan severlerden korusun, çok aminnn.

kedinin ip yutması

çok dikkat edilmeli bu duruma çünkü, bundan yirmi gün önce bir tanıdığımın oğlu paşa, yarım metreden daha uzunca bir ipi yutup dışkılama ya da kusma yoluyla çıkaramadığı için ameliyata alındı ve hayatını kaybetti maalesef... onlar hiç büyümeyen bebekler ve böyle ip, tel, lastik, kağıt, naylon gibi birçok şeye fazla meraklılar, aman dikkat...

en çok üç kedi

her eve en az üç kedi olması gereken başlık. evimin içinde altı taneler, mutluyuz, huzurluyuz ama işi aslı, bu durum madden ve manen tamamen imkan meselesi.

kediye adı dışında seslenmek

annemmmm, ömrümmmm, yavrummm ay bu sıpayı kim doğurmuş, ben mi doğurmuşum bu güzel çocukları diye seslendikçe hem ailem, hem kedilerim bana uzaylı görmüş gibi bakakalıyorlar ve hayır, sen sadece cici annemizsin abartma olayı dercesine pati atıp uzaklaşıyorlar.

adore kedi evi

sadece bir tane edinebildiğimiz için, dört yıldır hem kendim hem de arkadaş çevreme aldırıyorum ve ihtiyaç sahibi kediciklere gönderiyorum fakat bu sene stoklar hızlı tükenmiş, bu durum da ayrı bir sevindiriyor insanı çünkü anlaşılan o ki, kediciler çoğalıyor.

kedi sözlük birinci ankara buluşması

bir aksilik yaşamazsam, katılmayı ve sevgili kedici dostlarla tanışmayı çok istiyorum.

kedilerin yediği enteresan yiyecekler

oğlum maviş siyah zeytin delisi, kızım ipek ise tam bir tatlı canavarı. elimizde gördükleri anda üzerimize atlıyorlar yemek için fakat, sağlıkları açısından tehlikeli besinler olduğundan yemelerine izin vermiyoruz.

black friday

kendime 400 liralık kıytırık bir montu paraya kıyıp alamadığım, kedilerime iki bin liraları hiç düşünmeden, mama almak için gömdüğüm gündür...

ceyda torun

hem istanbul'u hem kedileri sevdiren belgesel. gönül istiyor ki, sokaklarımızın asıl sakinlerine karşı, insanlık daha duyarlı ve vicdanlı olsa, tüm hayvan dostlarımız böyle mutlu yaşasa...

tarkan özçetin

kardeşimin, kaza sonucu hayatını kaybeden yavru kedisini kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapan, ayrıca 2014 yılında umut kedinin yaşama tutunmasını sağlayan, kedilerle ilgilendiği her anda, onlara nasıl sevgi ile yaklaştığını hissedebileceğiniz, güzel yürekli, vicdanlı insan diye tanımlarım kendilerini.

kedi nanesi

kedi otu yahut kedi nanesi olarak, piyasada satılan top şeklinde formları var ki, evin en asabi haylazının önüne koyduğum zaman bile iki yalanıp mutluluktan sevgi pıtırcığına dönüşüyor. huysuz kedileri sakinleştirmek için oldukça etkili.

yılan seven insan

sene bilmem kaç, gazi üniversitesi canlı hayvan sergisi diye birşey açıldı (şimdiki aklımla kafese tıkılmış hayvanları görmek için tabiki gitmezdim) birkaç arkadaş gittik, alan çok kalabalık ve cam bir fanusa konmuş toraman bir kobra.
başladım büyülenmiş gibi onun hareketlerini izlemeye ve sahibi olacak delikanlı kişisinin dikkatini çekmiş olmalı ki, dokunmak ister misin çıkarayım kafesten, korkma zehri alındı dedi, anlık bir şok sonrası cılız bir sesle oluuur dedim ve çıkarıp boynuma dolamasıyla alandaki herkesin, arkadaşlarım dahil, çığlık çığlığa dışarı kaçışması bir oldu...
o an biraz korkuyla karışık büyülenmiştim ve onun buzdolabı hissi veren soğuk derisi ve muazzam desenleri hayretler içinde kalmama neden olmuştu...
söyleyebileceğim tek şey hayranım kendilerine...
iguna, kertenkele, yılan ve benzerleri gerçekten müthiş canlılar, kıyamam hiç birine, fakat tabiki bırakalım onlar vahşi doğalarında, özgür ve mutlu yaşasınlar.
  • /
  • 5

hacıbektaş’ta sokakta yaşayan canlar için yardımlaşma grubu kurulması

nevşehir ili hacıbektaş ilçesinde yaşayan bir grup gönüllü vatandaşın, belediye ile temasa geçip bir sonuç alamaması üzerine inisiyatif alarak biraraya gelmesiyle ortaya çıkan oluşum. aralarında tanıdığım güzel insanlar var. tanımasak da haberimiz olsun, elden ele yayalım bu girişimleri.
grubun facebook sayfası için https://www.facebook.com/groups/26224963...

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

müzmüz'ün kedileri masum, feriştah, yanfiri, pirişan, misafir, dırdırcan











kedici

bence satın almayıp sahiplenendir.

kedisiz ev

etrafımda kedilerin dolaşmasına öyle alışmışım ki kedi yoksa o ev bana ruhsuz geliyor. evim kedili diye bana artık ziyarete gelmeyen aile fertlerim ve arkadaşlarım da var, ben de onların kedisiz evlerine gitmiyorum artık. pişman değilim.

parayla kedi almak

hayretle okudugum cumleler...
bir canlinin guzeli cirkini minnosu minnosuzuuu...
üzüldüm.
#satınalmasahiplen #üretimeengelol #hayvanticaretineortakolma

net!

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

Toplam entry sayısı: 92

en az üç kedi

buradan itiraf ediyorum, halim içler acısı. 4 kız , 2 oğlan anası olarak; mamasıydı, kumuydu, oyuncağı, aşısı, vitamini, ödülü, yatağı, tırmalama tahtası, kısırlaştırma operasyonları, bıdısı dıdısı şeklinde liste uzayıp giderken ve evde kullanılabilir durumda tek bir eşya bırakmamışlarken; ‘allah rızkını verir, her çocuk rızkıyla gelir’ diyerek, fakirliğime bakmadan bu kadar evlat edinip, sonrasında ‘bakacağın kadar çocuk yap’ argümanını düstur edinmiş bulunmaktayım.

yukarıdaki cümleleri kuran beyin’di, bunları duyan kalp dedi ki: dünya bir yana, mis kokulu tüy yumaklarım benim yanıma, hatta al eve bi tane minnak daha…

felçli engelli kediler

iki gözü kör bir kedinin dünyası oldun mu hiç...onun gözlerinden baktın mı hayata...evet bakıyorum, adı ışık, nurla dolsun ömrü...uzun ve mutlu olsun hayatı...

kedilerin garip alışkanlıkları

büyük kızım, ne zaman reiki şifa çalışması yapmaya başlasam, yatağımın ucuna ön patilerini dayayarak ayaklanır, o güzel yeşil gözlerini kocaman açar ve sanki auramı görüyormuş gibi, kafasını yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirmeye başlar.
evimizin en duru görüye sahip lolipopu olur kendileri, yakında uzmanlık belgesini vereceğim bu gidişle. vereceği seminerlere katılmak için asistanından randevu almaya başlayabilirsiniz.

4 ekim hayvanları koruma günü

ülkemizde bunca vahşet yaşanırken, bu günün bir anlam ve önemi var mı gerçekten. (kesilen kediler, zehirlenen köpekler vs.)
bizler istesek de istemesek de, türlerin yaşam hakkına saygı duymayı ve doğal yaşam alanı bırakmadığımız gibi, hiçbir yere sığdıramadığımız bu canlılarla beraber, insanca yaşamayı öğrenmek durumundayız.
buradan ve sesimin duyulduğu her yerden ifade etmek isterim ki, tüm yerel yönetimler, etkili ve yetkili tüm kurum ve kuruluşlar...
mevcut yasada gerekli düzenlemeler acilen yapılmalı, hayvanlar mal değil can olarak görülmeli ve tck kapsamına alınarak alt sınırı üç yıldan başlayan hapis cezası verilmeli, ayrıca belediyelerin de ceza kapsamına alınarak orman su müdürlüklerinin belediyeler üzerinde yaptırımı olmalıdır.
unutmayalım ki hayvanla başlayan bu eziyetler ve sapık zihniyetlerin zulümleri, sonrasında çocuk ve kadına uzanmaktalar ve talep ettiğimiz bu yaptırımlarla da aslında yine hayvanların haşam haklarına saygı duyanlar olarak, insan hayatının korunmasını talep ediyoruz.
kötülüğü, zulmü yapanın, yanına kar kaldı devrini kapatalım artık.
kutlu olsun 4 ekim.

kedi sözlük'ün ömrü

bitmez kedi sözlüğün ömrü, telaşa gerek yok, çünkü ilerleyen zamanlarda tüm canlıların yaşam hakkını savunan bir bilgi hazinesine dönüşecek... eminim...

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

dişi kedilerde kızgınlık dönemi

kızlarım, oğullarımın aksine öyle tatlı öyle sevimliydiler ki kızgınlığa girdiklerinde... yerlerde yuvarlanmalar, bacaklara dolanmalar, o sevimli sesleriyle, kulağa ninni gibi gelen miyavlamalar...patisini öpeyim dişi kedinin ne koku, ne çirkeflik...
5 aylıkken girdi benim sıpalar kızgınlığa, gelişimlerini tamamlamaları için 7,5 aylık olduklarında yaptırdım operasyonlarını ( erkek kedilerde 1 yaş, dişilerde 6-7 ay öneriliyor çoğunlukla) ve bir hafta, kızlarımın başında klinikte yattım üzüntüden, onların o sargılı halleri üzerine klinikte yaşadığımız sıkıntılar (ki onu başka bir zaman anlatırım) sanırım ömrümün bir on yılını alıp götürdü benden...
bin şükür atlattık o kötü günleri.iyiyiz, mutluyuz bi maşallahınızı alırız.

kedilerin garip alışkanlıkları

büyük kızım, ne zaman reiki şifa çalışması yapmaya başlasam, yatağımın ucuna ön patilerini dayayarak ayaklanır, o güzel yeşil gözlerini kocaman açar ve sanki auramı görüyormuş gibi, kafasını yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirmeye başlar.
evimizin en duru görüye sahip lolipopu olur kendileri, yakında uzmanlık belgesini vereceğim bu gidişle. vereceği seminerlere katılmak için asistanından randevu almaya başlayabilirsiniz.

gelin kediciler bir olalım

haydi olalım, ama kedici diye sınırlamayıp hayvanların gözünden bakalım ülkemize ve geçtiğimiz dönem kadük olan ve şuan tüm hayvanlarımızın hayatını kapsayan yasa tasarısı için ankara da pazar günü saat iki de ulus heykeli önünde hep beraber, birlik olalım mesela...diğer illerde eş zamanlı yapılacak bu basın açıklamalarına kendi yaşadıkları illerden destek versinler mesela... çünkü hayat bir ve bütün ve yaşadığımız bu dünyayı güzelleştiren en masum canlılar onlar.

4 ekim hayvanları koruma günü

ülkemizde bunca vahşet yaşanırken, bu günün bir anlam ve önemi var mı gerçekten. (kesilen kediler, zehirlenen köpekler vs.)
bizler istesek de istemesek de, türlerin yaşam hakkına saygı duymayı ve doğal yaşam alanı bırakmadığımız gibi, hiçbir yere sığdıramadığımız bu canlılarla beraber, insanca yaşamayı öğrenmek durumundayız.
buradan ve sesimin duyulduğu her yerden ifade etmek isterim ki, tüm yerel yönetimler, etkili ve yetkili tüm kurum ve kuruluşlar...
mevcut yasada gerekli düzenlemeler acilen yapılmalı, hayvanlar mal değil can olarak görülmeli ve tck kapsamına alınarak alt sınırı üç yıldan başlayan hapis cezası verilmeli, ayrıca belediyelerin de ceza kapsamına alınarak orman su müdürlüklerinin belediyeler üzerinde yaptırımı olmalıdır.
unutmayalım ki hayvanla başlayan bu eziyetler ve sapık zihniyetlerin zulümleri, sonrasında çocuk ve kadına uzanmaktalar ve talep ettiğimiz bu yaptırımlarla da aslında yine hayvanların haşam haklarına saygı duyanlar olarak, insan hayatının korunmasını talep ediyoruz.
kötülüğü, zulmü yapanın, yanına kar kaldı devrini kapatalım artık.
kutlu olsun 4 ekim.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

kısırlaştırma düşmanları

yok hocam. bilmezler, anlamazlar ki, doğası derler, analığı, babalığı tatsın derler, doğursun, bebeklerin yuvaları hazır derler... aslında bu kişileri şöööle enselerinden yakalayıp, sokaklara, sahalara sokmak lazım ki görsünler, anlasınlar o garibanların kısacık ömürlerinde, şu dünyada çektiklerini...

kediyle otobüs yolculuğu

empati gerekliliği doğuran durum, bırakın saatlerce bir bagaj içinde kalmayı, on dakika aracın içinde kapalı kalsam strese girerim, çocuklarımı binek araçta kısa mesafe veterinere bile götürürken nasıl paniklediklerini gördükten sonra ne o otobüse binerim ne de onlara bavul muamelesi yapılmasına izin veririm...
Henüz takip ettiği biri yok.