missgaia

Durum: 76 - 33 - 2 - 0 - 20.11.2018 01:18

Puan: 2859 - Minnak Kedici

2 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazarkedi.

Kediler, doğanın başyapıtıdır. (Leonardo da Vinci)
  • /
  • 4

ceyda torun

hem istanbul'u hem kedileri sevdiren belgesel. gönül istiyor ki, sokaklarımızın asıl sakinlerine karşı, insanlık daha duyarlı ve vicdanlı olsa, tüm hayvan dostlarımız böyle mutlu yaşasa...

tarkan özçetin

kardeşimin, kaza sonucu hayatını kaybeden yavru kedisini kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapan, ayrıca 2014 yılında umut kedinin yaşama tutunmasını sağlayan, kedilerle ilgilendiği her anda, onlara nasıl sevgi ile yaklaştığını hissedebileceğiniz, güzel yürekli, vicdanlı insan diye tanımlarım kendilerini.

kedi nanesi

kedi otu yahut kedi nanesi olarak, piyasada satılan top şeklinde formları var ki, evin en asabi haylazının önüne koyduğum zaman bile iki yalanıp mutluluktan sevgi pıtırcığına dönüşüyor. huysuz kedileri sakinleştirmek için oldukça etkili.

yılan seven insan

sene bilmem kaç, gazi üniversitesi canlı hayvan sergisi diye birşey açıldı (şimdiki aklımla kafese tıkılmış hayvanları görmek için tabiki gitmezdim) birkaç arkadaş gittik, alan çok kalabalık ve cam bir fanusa konmuş toraman bir kobra.
başladım büyülenmiş gibi onun hareketlerini izlemeye ve sahibi olacak delikanlı kişisinin dikkatini çekmiş olmalı ki, dokunmak ister misin çıkarayım kafesten, korkma zehri alındı dedi, anlık bir şok sonrası cılız bir sesle oluuur dedim ve çıkarıp boynuma dolamasıyla alandaki herkesin, arkadaşlarım dahil, çığlık çığlığa dışarı kaçışması bir oldu...
o an biraz korkuyla karışık büyülenmiştim ve onun buzdolabı hissi veren soğuk derisi ve muazzam desenleri hayretler içinde kalmama neden olmuştu...
söyleyebileceğim tek şey hayranım kendilerine...
iguna, kertenkele, yılan ve benzerleri gerçekten müthiş canlılar, kıyamam hiç birine, fakat tabiki bırakalım onlar vahşi doğalarında, özgür ve mutlu yaşasınlar.

uyuyan kedi

uyuyan güzelden bile daha güzel bişeydir o, hele bir de kucağında uyumuşsa, felç gelir eline, koluna, bacağına yine de kıyamazsın uyandırmaya (kalp kalp kalp)

satınalmasahiplen

evet ne diyorduk, satın alma, sahiplen...kimsesize, muhtaca ana ol, baba ol, can yoldaşı, hayat arkadaşı ol.

kısırlaştırma düşmanları

yok hocam. bilmezler, anlamazlar ki, doğası derler, analığı, babalığı tatsın derler, doğursun, bebeklerin yuvaları hazır derler... aslında bu kişileri şöööle enselerinden yakalayıp, sokaklara, sahalara sokmak lazım ki görsünler, anlasınlar o garibanların kısacık ömürlerinde, şu dünyada çektiklerini...

yazarların kedilerinin isimleri

annesi olduklarım:
masal, maya, yaman, ipek, arya, maviş
teyzesi olduklarım:
fatoş, lokum, nuriş, ponçik, şakir, füme
bakımını üstlendiklerim (cici annesi olduklarım):
paşa, gece, ışık, benek, zehra, escobar, bıdık, eylül, düğme, arven, nazlı, anka ve isimsiz 14 minnak daha...

kedisiz ev

kedisiz ev kombisiz ev ve hatta güneş girmeyen ev gibidir, soğuktur, iticidir. o evde, ruhları hep üşüyen ve gülmeyi unutmuş, somurtuk insanlar vardır.

11-25 kasım 2018 hayvan hakları yasa tasarısı protestoları

ankara 11 kasım 2018 pazar günü saat iki de ulus atatürk heykeli önünde, canlarımız için tek ses, tek yürek olacağız.

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlüğe her girişimde, minnakların fotoğraflarına bakmalara, beğenmelere doyamadığım bölüm.

gelin kediciler bir olalım

haydi olalım, ama kedici diye sınırlamayıp hayvanların gözünden bakalım ülkemize ve geçtiğimiz dönem kadük olan ve şuan tüm hayvanlarımızın hayatını kapsayan yasa tasarısı için ankara da pazar günü saat iki de ulus heykeli önünde hep beraber, birlik olalım mesela...diğer illerde eş zamanlı yapılacak bu basın açıklamalarına kendi yaşadıkları illerden destek versinler mesela... çünkü hayat bir ve bütün ve yaşadığımız bu dünyayı güzelleştiren en masum canlılar onlar.

sonradan kedici olmak

durum aslında şöyle ki, insanın üçüncü gözü ne zaman açılır, işte o zaman bir kedici, doğa sever olur. şanslıyım ki, bebektim köpeğim vardı, çocuktum kedim vardı, gençtim kargam, kaplumbağam vardı... onlar hayatımda iyi ki varlar ve bundan sonra da, ömrüm yettiğince hep olacaklar.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

karadenizlilerin kedi sevmemesi

biz kimin, kim olduğunu nereden bilebiliriz...dış görünüşü ile mi, doğup büyüdüğü yer ile mi...kiminin gönlünde yokluktan var eden toprak, kiminin gönlünde kuruyan dal gibi düşen yaprak....yüreği sevgi dolu olanın kalbi, hep yeşil yaprak...

felçli engelli kediler

iki gözü kör bir kedinin dünyası oldun mu hiç...onun gözlerinden baktın mı hayata...evet bakıyorum, adı ışık, nurla dolsun ömrü...uzun ve mutlu olsun hayatı...

kedilerimize yetememe duygusu

sokağımdaki yahut besleme bölgemdekileri saymıyorum bile, fakat evimdeki altı minnağımdan birisi o gün daha az ilgi ve sevgi görürse, o gece huzur da uyku da haram bana...

yazarların yeni hayvan hakları yasa tasarısı hakkındaki düşünceleri

mevcut yasanın (5199) 6. maddesi izle ve denetle olarak değiştirilmek isteniyor. nedennnnn... sokakta hayvan kalmadıktan sonra, çıkartılmak istenilen bu yasanın bir önemi kalacak mı? biz o zaman daha mutlu bir toplum mu olacağız... yapılması gereken sadece kısırlaştır, aşılat, yaşat iken geldiğimiz nokta içler acısı...5199'a sahip çıkılması, tck ile güçlendirilmesi taraftarıyım...biz yaratılanı yaradandan ötürü hoş görmeyi öğrenmiş bir millet olarak komşu canlarımızın yok edilmesine karşı durmak ve belediyeleri görevlerine davet etmek durumundayız...

defilede podyuma çıkan kedi

allame-i cihan olsan, ondan öğrenirsin böyle yürümeyi.

kedilerle sohbet etmek

hergünnnnn her biriyle uzun uzun sohbet eder ve konuşurum... inanmayacaksınız belki ama, onlar bana hayatı anlatır...
  • /
  • 4

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

müzmüz'ün kedileri masum, feriştah, yanfiri, pirişan, misafir, dırdırcan











kedici

bence satın almayıp sahiplenendir.

kedisiz ev

etrafımda kedilerin dolaşmasına öyle alışmışım ki kedi yoksa o ev bana ruhsuz geliyor. evim kedili diye bana artık ziyarete gelmeyen aile fertlerim ve arkadaşlarım da var, ben de onların kedisiz evlerine gitmiyorum artık. pişman değilim.

parayla kedi almak

hayretle okudugum cumleler...
bir canlinin guzeli cirkini minnosu minnosuzuuu...
üzüldüm.
#satınalmasahiplen #üretimeengelol #hayvanticaretineortakolma

net!

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

Toplam entry sayısı: 76

en az üç kedi

buradan itiraf ediyorum, halim içler acısı. 4 kız , 2 oğlan anası olarak; mamasıydı, kumuydu, oyuncağı, aşısı, vitamini, ödülü, yatağı, tırmalama tahtası, kısırlaştırma operasyonları, bıdısı dıdısı şeklinde liste uzayıp giderken ve evde kullanılabilir durumda tek bir eşya bırakmamışlarken; ‘allah rızkını verir, her çocuk rızkıyla gelir’ diyerek, fakirliğime bakmadan bu kadar evlat edinip, sonrasında ‘bakacağın kadar çocuk yap’ argümanını düstur edinmiş bulunmaktayım.

yukarıdaki cümleleri kuran beyin’di, bunları duyan kalp dedi ki: dünya bir yana, mis kokulu tüy yumaklarım benim yanıma, hatta al eve bi tane minnak daha…

felçli engelli kediler

iki gözü kör bir kedinin dünyası oldun mu hiç...onun gözlerinden baktın mı hayata...evet bakıyorum, adı ışık, nurla dolsun ömrü...uzun ve mutlu olsun hayatı...

kedilerin garip alışkanlıkları

büyük kızım, ne zaman reiki şifa çalışması yapmaya başlasam, yatağımın ucuna ön patilerini dayayarak ayaklanır, o güzel yeşil gözlerini kocaman açar ve sanki auramı görüyormuş gibi, kafasını yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirmeye başlar.
evimizin en duru görüye sahip lolipopu olur kendileri, yakında uzmanlık belgesini vereceğim bu gidişle. vereceği seminerlere katılmak için asistanından randevu almaya başlayabilirsiniz.

4 ekim hayvanları koruma günü

ülkemizde bunca vahşet yaşanırken, bu günün bir anlam ve önemi var mı gerçekten. (kesilen kediler, zehirlenen köpekler vs.)
bizler istesek de istemesek de, türlerin yaşam hakkına saygı duymayı ve doğal yaşam alanı bırakmadığımız gibi, hiçbir yere sığdıramadığımız bu canlılarla beraber, insanca yaşamayı öğrenmek durumundayız.
buradan ve sesimin duyulduğu her yerden ifade etmek isterim ki, tüm yerel yönetimler, etkili ve yetkili tüm kurum ve kuruluşlar...
mevcut yasada gerekli düzenlemeler acilen yapılmalı, hayvanlar mal değil can olarak görülmeli ve tck kapsamına alınarak alt sınırı üç yıldan başlayan hapis cezası verilmeli, ayrıca belediyelerin de ceza kapsamına alınarak orman su müdürlüklerinin belediyeler üzerinde yaptırımı olmalıdır.
unutmayalım ki hayvanla başlayan bu eziyetler ve sapık zihniyetlerin zulümleri, sonrasında çocuk ve kadına uzanmaktalar ve talep ettiğimiz bu yaptırımlarla da aslında yine hayvanların haşam haklarına saygı duyanlar olarak, insan hayatının korunmasını talep ediyoruz.
kötülüğü, zulmü yapanın, yanına kar kaldı devrini kapatalım artık.
kutlu olsun 4 ekim.

kedi sözlük'ün ömrü

bitmez kedi sözlüğün ömrü, telaşa gerek yok, çünkü ilerleyen zamanlarda tüm canlıların yaşam hakkını savunan bir bilgi hazinesine dönüşecek... eminim...

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

gelin kediciler bir olalım

haydi olalım, ama kedici diye sınırlamayıp hayvanların gözünden bakalım ülkemize ve geçtiğimiz dönem kadük olan ve şuan tüm hayvanlarımızın hayatını kapsayan yasa tasarısı için ankara da pazar günü saat iki de ulus heykeli önünde hep beraber, birlik olalım mesela...diğer illerde eş zamanlı yapılacak bu basın açıklamalarına kendi yaşadıkları illerden destek versinler mesela... çünkü hayat bir ve bütün ve yaşadığımız bu dünyayı güzelleştiren en masum canlılar onlar.

4 ekim hayvanları koruma günü

ülkemizde bunca vahşet yaşanırken, bu günün bir anlam ve önemi var mı gerçekten. (kesilen kediler, zehirlenen köpekler vs.)
bizler istesek de istemesek de, türlerin yaşam hakkına saygı duymayı ve doğal yaşam alanı bırakmadığımız gibi, hiçbir yere sığdıramadığımız bu canlılarla beraber, insanca yaşamayı öğrenmek durumundayız.
buradan ve sesimin duyulduğu her yerden ifade etmek isterim ki, tüm yerel yönetimler, etkili ve yetkili tüm kurum ve kuruluşlar...
mevcut yasada gerekli düzenlemeler acilen yapılmalı, hayvanlar mal değil can olarak görülmeli ve tck kapsamına alınarak alt sınırı üç yıldan başlayan hapis cezası verilmeli, ayrıca belediyelerin de ceza kapsamına alınarak orman su müdürlüklerinin belediyeler üzerinde yaptırımı olmalıdır.
unutmayalım ki hayvanla başlayan bu eziyetler ve sapık zihniyetlerin zulümleri, sonrasında çocuk ve kadına uzanmaktalar ve talep ettiğimiz bu yaptırımlarla da aslında yine hayvanların haşam haklarına saygı duyanlar olarak, insan hayatının korunmasını talep ediyoruz.
kötülüğü, zulmü yapanın, yanına kar kaldı devrini kapatalım artık.
kutlu olsun 4 ekim.

kedi sözlük'ün ömrü

bitmez kedi sözlüğün ömrü, telaşa gerek yok, çünkü ilerleyen zamanlarda tüm canlıların yaşam hakkını savunan bir bilgi hazinesine dönüşecek... eminim...

parayla kedi almak

almadı.
almıyordu.
almayacaktı.
çünkü; bir canlıya ırk,tür,cins ayrımcılığı yapmak ve para karşılığı alıp satmak, etik gelmiyordu.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

kısırlaştırma düşmanları

yok hocam. bilmezler, anlamazlar ki, doğası derler, analığı, babalığı tatsın derler, doğursun, bebeklerin yuvaları hazır derler... aslında bu kişileri şöööle enselerinden yakalayıp, sokaklara, sahalara sokmak lazım ki görsünler, anlasınlar o garibanların kısacık ömürlerinde, şu dünyada çektiklerini...

kediyle otobüs yolculuğu

empati gerekliliği doğuran durum, bırakın saatlerce bir bagaj içinde kalmayı, on dakika aracın içinde kapalı kalsam strese girerim, çocuklarımı binek araçta kısa mesafe veterinere bile götürürken nasıl paniklediklerini gördükten sonra ne o otobüse binerim ne de onlara bavul muamelesi yapılmasına izin veririm...