missgaia

Durum: 118 - 22 - 0 - 0 - 15.03.2019 02:06

Puan: 3782 - Minnak Kedici

6 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazarkedi.

Kediler, doğanın başyapıtıdır. (Leonardo da Vinci)
  • /
  • 6

kedilerde banyo

kediler çok ama çokkk mecburi bir zorunluluk olmadıkça yıkanmamalı, kedinizi yıkamayınız, yıkamayalım, yıkamasınlar. o kendi kendini diliyle yıkar...

sarper duman

sosyal medyada milyona yakın takipçisi olan ve bakıma muhtaç kedilere yuvasını açan, müziği ile hem onların hem de, bizlerin ruhunu dinlendiren amma velakin ne çıkacak yasa, ne de hayvana yapılan eziyet ve şiddetle ilgili tek bir destek paylaşımını görmediğimiz insan kişisi...oysa bir belediye vahşeti paylaşımı ile bile yeri yerinden oynatabilir...
empati yapayım, anlamaya çalışayım, neden hayranı çok olan insanlar böyle konuları görmezden geliyor diyorum, anlayamıyorum.

hayvansever belediyeler

belediyeler ve hayvanseverlik... hımmm baya karıştı kafam, yıllardır bu işlerin içindeyim ve henüz rastlaşamadım kendileriyle (tabii burada kötünün iyisi diyebileceğim var bir kaç tane ama inşallah gururla övebileceğimiz günleri de görürüz)

pro plan

severek tüketiyoruz. bir sorun yaşamadık şu ana kadar fakat, yurt dışı siteler ve kendi ana sayfalarında, yenilenen hiç bir ürününün ülkemizde olmaması üzücü.

açık mama

almaya hiç cesaret edemediğim mama, fakat almak mecburiyetinde kalırsam şayet, kesinlikle çok güvenip, emin olabileceğim bir shop olmalı.

seçim öncesi tüm adayların hayvansever taklidi yapması

hayvan sevmeyen, yaşam hakkının kutsallığına inanmayan, doğaya saygısı olmayan hiç bir adaya oy yok !
öyle kucağına bir kedi alıp, poz vermekle olmuyor o işler...
kapıya gelen muhtar adaylarına bile, hayvanlarla ilgili proje ve düşüncelerini soruyorum, afallayıp kem küm edenleri ya da, kapımı açtığımda karşılamaya çıkan minnaklarımdan ürkenleri direk eliyorum ve tüm çevremi de bu konuda örgütlüyorum...
hayvanla alakası olmayıp, hayvansever gibi görünmeye çalışanlarda da çok sırıtıyor bu durum, hiç inandırıcı gelmiyor, hele ki, bir hayvanı bile sevmekten aciz olanın ise, insana, doğaya falan saygısının sevgisinin olması mümkün değil bence, nokta.

bazı kedilerin mis gibi kokması

içlerinde birtanem var ki, onu cennet kokulum diye seviyorum.

kara kedi isimleri

biri sahiplendirdiğim evlat gece, diğeri oğlum yaman

kedilerde cauda stomatitis sendromu

bu problem son iki üç yıldır özellikle sokaklarda yaşamak zorunda kalan kedilerde patlama yapmış gibi görünüyor ve maalesef evet dişlerin tamamının çekilmesiyle son buluyor, geçen yıl üç ayrı kedide başıma geldi ve iki tanesi yuvalandığı için şanslıydı fakat biri hala kapımın önünde, dışarıda yaşıyor ve dişsiz olması onun yaşamını çok zorluyor, kısaca veteriner hekim tüm dişleri çekelim, dişsizliğe kolay adapte oluyorlar dese bile, eğer evinizde besleyemeyecekseniz son çare olarak bu yola başvurun derim naçizane.

gereksiz gördüğünüz bir aşı uygulaması var mı

bu konu oldukça kafa karıştırıyor gerçekten, ve benim konunun uzmanı arkadaşlarımıza sormak istediklerim var.
1 mesela kediniz ev ortamında ve hiçbir şekilde çiğ beslenmiyorsa neden üç ayda bir parazit aşısı gerekli.
2 ya da yine başka bir hayvanla teması yoksa kuduz neden her yıl gerekli.
3 bir de mantar aşısının çok ağır bir aşı olduğunu vet. hekim bir arkadaşım söylemişti ve çocuğumuzda böyle bir sorun yoksa bile yaptırmamız şart mı.
4 son olarak lösemi aşısının bazı ülkelerde yasaklandığını okumuştum bu gerçekten doğrumu.
5 ayrıca fib illetine karşı hiçbir koruyucu aşı olmadığını ve tüm aşıları tam olan can dostumuzun bile bu hastalığa yakalanabileceğini söylemeleri
6 ve yine aklıma gelen son sorum, anti paraziter uygulamalarla birlikte aynı anda yapılan bir karma aşı mesela, çevremde bir kaç kedi ve köpek sahibi tanıdığımın hayvanlarını kaybetmesine neden oldu (onların iddialarına göre) ve bunu hekim arkadaşlarımıza sorduğumda düşünceleri ikiye ayrılıyor, kimisi aynı anda yapılabilir derken kimisi araya süre konmalı diyor.
ve benim bu konuda korkularım hiç bitmiyor...

bir cümlelik kedi hikayeleri

bizimkisi bir aşk hikayesi.

kediye kıyafet giydirmek

kıyafet, tasma vb. şeyleri gerçekten gereksiz ve manasız buluyorum. onların kendi kıyafetleri zaten doğaüstü güzellikte.

hayvan koruma kanunu

5199 nolu kanun 2004 yılında ak parti tarafından çıkartılmış olup eksikleri olmakla beraber iyi bir kanundur. fakat gelin görün ki, kanunun bir çok maddesinin uygulanmıyor olması, cezai yaptırımların yetersizliği, hayvanların mal kapsamında tutuluyor olması ve en acılı ölümleri gerçekleştiren belediyelere hiçbir idari yaptırım getirmemesi hayvanları koruma kanunundan ziyade, koruyamama kanununa dönüştürüyor...
umarım en kısa sürede onların da, en az bizler kadar yaşam hakkına sahip olduğunun farkına varır büyüklerimiz...

hayvan ambulansı

maalesef ülkemiz henüz o düzeye gelemedi ve 153 bir hayvan ambulansı değildir, sadece yaralı hayvanı taşıyan bir nakil aracıdır. lütfen yardıma muhtaç bir can gördüğünüzde tüm şartlarınızı zorlayarak onu en yakın kliniğe kendiniz yetiştirin ya da çok ama çok zorda kaldınız ve bu yönteme başvurdunuz diyelim, teslim ettiğiniz hayvanın hemen protokol numarasını talep edin ve her gün ısrarla durumu hakkında bilgi almaya devam edin, yoksa geçmiş olsun, gitti gider...

sokak hayvanları için çalışan en faydalı dernek

ankara için; hepsi birbirinden kıymetli ve canla başla mücadele eden insanlar https://www.patilicanlar.org/
http://www.sim.org.tr/
http://www.patiko.org/

saldırgan ev kedisi

bir belalı çocuğum var öyle, bulunduğu odaya girerken bile besmele çekiyoruz...ne diğer kardeşlerini ne de bizi istemiyor evde, bu gidişle evi onun üzerine yapıp biz taşınacağız başka bir yere. (şaka tabiki, ölürüm de vazgeçmem, hem ne demişler her eve bir hunili lazım)

erken kızgınlığa giren kedi

küçük hanım, bu kudurukluğuyla literatüre geçti, veterinerimiz şok, ben şok. gerekli tahlil ve tetkikler yapıldı tekrar herşey normal fakat bu duruma babamın yorumu aynen şu oldu:
tabi sen bu kadar vitaminiydi, kaliteli mamasıydı besle dur, sonra bu duruma şaşır, çocuğum o mamalar yapay hep ondan böyle oluyor bu çocuklar. eskiden mamamı vardı, hepsi de çok sağlıklıydı maşallah, genetikleri bozuldu bu çocukların...
neticede şuan ikinci kızgınlığımızı da yaşıyoruz, evdeki abla ve abilerinin peşinde tüm gün mıyık mıyık tabi onların hepsi kısır ve bu minnakdan çok büyükler, kendisini gördükleri anda uzaylı görmüş gibi kaçacak yer arıyorlar...
kabullendim ben de artık bu durumu, küçük yer elmam, yeter ki sağlıklı olsun da gerisi önemli değil...

leptailurus serval

ankara nata vega alışveriş merkezinde, cam bir fanus ve yapay ışıklar altında, yirmibeş lira karşılığı acımasızca sergilenmeye devam eden ve tüm dernek, ya da federasyonların kurtarma çabalarının sonuçsuz kaldığı iki kedi...

yuva aranıyor duyuruları


biri erkek, diğeri dişi bu iki bal kardeşe ankara içi yuva aranıyor.henüz dört aylıklar.
gözlerini kaybetmekten son anda kurtuldular. ikisinin de birer gözünde görme kaybı var. ikisi aynı yuvaya ya da, tek tek size gelsinler mi...

kedilerden daha önemli şeyler

kedilerden daha önemli şey ne olabilir, bu soruyu epey düşündüm ve karar verdim tabiki yine bir kedi, hatta iki kedi, üç, dört, beş... kedi, kedi, kedi, kedidir o kedi.
  • /
  • 6

kedilerde cauda stomatitis sendromu

ağız içi iltihaplanma nedeniyle kedinin yemek yiyememesi durumu olan üzücü bir hastalık. ilk defa hasta bir kedinin bakımını üstlendim her ay tekrarlayan iğneleri var. kesin çözüm ise dişlerinin sökülmesiymiş.. bunu yaşayan başka sözlükçüler varsa paylaşım yaparsanız sevinirim arkadaşlar.

özellikle beyaz kedilerde göz yaşı boyama sendromu

göz yaşı boyama sendromu
genelde beyaz renkli ve açık renklerde özellikle persian ırklarında görülen göz altı lekeleridir
porfirin (demir, rbc parçalandığında açığa çıkar; safra ve bağırsak yoluyla, aynı zamanda göz yaşı, salya ve idrarla atılır.)
monascus purpureus (kırmızı maya etkeni)
1. adım: köpek veya kedinizin yüzünü günde 2 kez silin (çay demi damlatılıp kozmetik eye cleanerlar kullanılmasını tavsiye ederim )
2. adım: plastik yemek kapları yerine paslanmaz çelik, cam veya porselen
kullanın.
3. adım: borik asit ve c vitaminini pamuklu bir çubuk yardımıyla boyanan
tüye sürebilirsiniz. bu bölgedeki porfirinin okside olmasına ve dağılmasına
yardımcı olacaktır. unutmayın, güneş ışığı akıntıyı koyulaştırır.
4. adım: tüm girişimlerinize rağmen başarılı olamadıysanız içerisinde
tylosin olmayan gıda takviyeleri kullanın, sindirim sistemine yararlı
olacaktır.( white cat/white dog tavsiye ederim )
5. adım: içme suyu olarak özellikle demir oranı fazla çeşme sularından uzak
durun. arıtılmış su kullanın.(ideal içme suyu için özel bir su pınarı çalışmamız var takip edebilirsiniz)
6. adım: antibiyotik kullanımında ısrarcı iseniz, veteriner hekim bilgisi ve
gözetiminde uygun etken maddeli antibiyotiklerin
başarı oranı daha yüksektir tercih edilebilir.(***veteriner hekim tavsiyesi olmadan kullanılmamalı )
7. adım: yüksek kaliteli diyet mamalar önerilmelidir.

hacıbektaş’ta sokakta yaşayan canlar için yardımlaşma grubu kurulması

nevşehir ili hacıbektaş ilçesinde yaşayan bir grup gönüllü vatandaşın, belediye ile temasa geçip bir sonuç alamaması üzerine inisiyatif alarak biraraya gelmesiyle ortaya çıkan oluşum. aralarında tanıdığım güzel insanlar var. tanımasak da haberimiz olsun, elden ele yayalım bu girişimleri.
grubun facebook sayfası için https://www.facebook.com/groups/26224963...

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

müzmüz'ün kedileri masum, feriştah, yanfiri, pirişan, misafir, dırdırcan











kedici

bence satın almayıp sahiplenendir.

kedisiz ev

etrafımda kedilerin dolaşmasına öyle alışmışım ki kedi yoksa o ev bana ruhsuz geliyor. evim kedili diye bana artık ziyarete gelmeyen aile fertlerim ve arkadaşlarım da var, ben de onların kedisiz evlerine gitmiyorum artık. pişman değilim.

parayla kedi almak

hayretle okudugum cumleler...
bir canlinin guzeli cirkini minnosu minnosuzuuu...
üzüldüm.
#satınalmasahiplen #üretimeengelol #hayvanticaretineortakolma

net!

Toplam entry sayısı: 118

en az üç kedi

buradan itiraf ediyorum, halim içler acısı. 4 kız , 2 oğlan anası olarak; mamasıydı, kumuydu, oyuncağı, aşısı, vitamini, ödülü, yatağı, tırmalama tahtası, kısırlaştırma operasyonları, bıdısı dıdısı şeklinde liste uzayıp giderken ve evde kullanılabilir durumda tek bir eşya bırakmamışlarken; ‘allah rızkını verir, her çocuk rızkıyla gelir’ diyerek, fakirliğime bakmadan bu kadar evlat edinip, sonrasında ‘bakacağın kadar çocuk yap’ argümanını düstur edinmiş bulunmaktayım.

yukarıdaki cümleleri kuran beyin’di, bunları duyan kalp dedi ki: dünya bir yana, mis kokulu tüy yumaklarım benim yanıma, hatta al eve bi tane minnak daha…

felçli engelli kediler

iki gözü kör bir kedinin dünyası oldun mu hiç...onun gözlerinden baktın mı hayata...evet bakıyorum, adı ışık, nurla dolsun ömrü...uzun ve mutlu olsun hayatı...

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

kedilerin garip alışkanlıkları

büyük kızım, ne zaman reiki şifa çalışması yapmaya başlasam, yatağımın ucuna ön patilerini dayayarak ayaklanır, o güzel yeşil gözlerini kocaman açar ve sanki auramı görüyormuş gibi, kafasını yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirmeye başlar.
evimizin en duru görüye sahip lolipopu olur kendileri, yakında uzmanlık belgesini vereceğim bu gidişle. vereceği seminerlere katılmak için asistanından randevu almaya başlayabilirsiniz.

seçim öncesi tüm adayların hayvansever taklidi yapması

hayvan sevmeyen, yaşam hakkının kutsallığına inanmayan, doğaya saygısı olmayan hiç bir adaya oy yok !
öyle kucağına bir kedi alıp, poz vermekle olmuyor o işler...
kapıya gelen muhtar adaylarına bile, hayvanlarla ilgili proje ve düşüncelerini soruyorum, afallayıp kem küm edenleri ya da, kapımı açtığımda karşılamaya çıkan minnaklarımdan ürkenleri direk eliyorum ve tüm çevremi de bu konuda örgütlüyorum...
hayvanla alakası olmayıp, hayvansever gibi görünmeye çalışanlarda da çok sırıtıyor bu durum, hiç inandırıcı gelmiyor, hele ki, bir hayvanı bile sevmekten aciz olanın ise, insana, doğaya falan saygısının sevgisinin olması mümkün değil bence, nokta.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

dişi kedilerde kızgınlık dönemi

kızlarım, oğullarımın aksine öyle tatlı öyle sevimliydiler ki kızgınlığa girdiklerinde... yerlerde yuvarlanmalar, bacaklara dolanmalar, o sevimli sesleriyle, kulağa ninni gibi gelen miyavlamalar...patisini öpeyim dişi kedinin ne koku, ne çirkeflik...
5 aylıkken girdi benim sıpalar kızgınlığa, gelişimlerini tamamlamaları için 7,5 aylık olduklarında yaptırdım operasyonlarını ( erkek kedilerde 1 yaş, dişilerde 6-7 ay öneriliyor çoğunlukla) ve bir hafta, kızlarımın başında klinikte yattım üzüntüden, onların o sargılı halleri üzerine klinikte yaşadığımız sıkıntılar (ki onu başka bir zaman anlatırım) sanırım ömrümün bir on yılını alıp götürdü benden...
bin şükür atlattık o kötü günleri.iyiyiz, mutluyuz bi maşallahınızı alırız.

kedilerin garip alışkanlıkları

büyük kızım, ne zaman reiki şifa çalışması yapmaya başlasam, yatağımın ucuna ön patilerini dayayarak ayaklanır, o güzel yeşil gözlerini kocaman açar ve sanki auramı görüyormuş gibi, kafasını yukarı aşağı, sağa sola hareket ettirmeye başlar.
evimizin en duru görüye sahip lolipopu olur kendileri, yakında uzmanlık belgesini vereceğim bu gidişle. vereceği seminerlere katılmak için asistanından randevu almaya başlayabilirsiniz.

gelin kediciler bir olalım

haydi olalım, ama kedici diye sınırlamayıp hayvanların gözünden bakalım ülkemize ve geçtiğimiz dönem kadük olan ve şuan tüm hayvanlarımızın hayatını kapsayan yasa tasarısı için ankara da pazar günü saat iki de ulus heykeli önünde hep beraber, birlik olalım mesela...diğer illerde eş zamanlı yapılacak bu basın açıklamalarına kendi yaşadıkları illerden destek versinler mesela... çünkü hayat bir ve bütün ve yaşadığımız bu dünyayı güzelleştiren en masum canlılar onlar.

ekşi sözlük'ün kedi sözlük'ten korkması

eyyyy ekşi sözlük, sen buradaki, yüreği canlı sevgisi dolu insanlardan korkma, asıl kendi yazarların arasında, bir hayvana nasıl eziyet edileceğini anlatan, ruh hastası, sapık yazarlarını uçur.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

gerçekten gönlü ve kalbi ile ''can'' seven, bırakın cins kedi düşmanlığını bu dünyada yaşayan ve nefes alan hiçbir canlıya sevgisizlik beslemez... fakat ülkemizde ve dünyada sırf insanlara, fiziksel özellikleri ve görüntüleri daha çekici geldiği için yok soyu sopu, yedi düveli, seceresi diyerek, o masumların bu özelliklerini genetik deformasyon sonucu elde ettikleri ve sırf para uğruna bu korkunç pazarın içinde yer aldıkları göz ardı ediliyorsa, o zaman böyle tipler kedici yahut kedi sever olmuyor bence, sadece kendi cins hayvanını sever oluyor zannımca... binbir güçlükte yaşam mücadelesi veren ''safkan'' tekirlerim bir lokma için can verirken, üretim mağduru garibanları koyun dolly gibi kopyala yapıştır, başına da bin dolarlar koyarak satışa çıkar durumu etik gelmiyor bana açıkçası...
ohhh ne döktüm içimi, haydi gelsin eksiler şimdi.

kedilerde banyo

kediler çok ama çokkk mecburi bir zorunluluk olmadıkça yıkanmamalı, kedinizi yıkamayınız, yıkamayalım, yıkamasınlar. o kendi kendini diliyle yıkar...

kısırlaştırma düşmanları

yok hocam. bilmezler, anlamazlar ki, doğası derler, analığı, babalığı tatsın derler, doğursun, bebeklerin yuvaları hazır derler... aslında bu kişileri şöööle enselerinden yakalayıp, sokaklara, sahalara sokmak lazım ki görsünler, anlasınlar o garibanların kısacık ömürlerinde, şu dünyada çektiklerini...

kediyle otobüs yolculuğu

empati gerekliliği doğuran durum, bırakın saatlerce bir bagaj içinde kalmayı, on dakika aracın içinde kapalı kalsam strese girerim, çocuklarımı binek araçta kısa mesafe veterinere bile götürürken nasıl paniklediklerini gördükten sonra ne o otobüse binerim ne de onlara bavul muamelesi yapılmasına izin veririm...
Henüz takip ettiği biri yok.