kedi sahiplenenlerin sıklıkla yaptıkları hatalar

yavru kediyi sokaktan annesinin yanından alıp, "biraz büyüsün sonra yine salarım" demeleri. kedi 5-6 aylık olunca "artık büyüdü kendini kurtardı, sokağa salabilirim" demeleri. bu kedilere yapılan en büyük kötülük. sokak yaşantısını öğrenemedikleri için sokağa koyduğunuz an sudan çıkmış balık gibi oluyorlar. bir köpeği arkadaş sanıyorlar ama köpek parçalıyor. insanları arkadaş sanıyorlar ama tekme yiyorlar, otoyolları tehlikesiz sanıyorlar ama arabalar eziyor. yapmayın!
kedilerle ilgili ve evcil hayvanlarla ilgili bilgi edinmeden, araştırmadan aceleyle sahiplenmek. sonrasında "mama, kum çok pahalıymış, veterinerler de ne çok para alıyorlar, tüyü de çok dökülüyor, evimdeki eşyalarıma zarar veriyor, onu günde iki kez nasıl çıkarayım ki zaten vaktim yok, sabahtan akşama kadar ötüyor hiç susmuyor" diyerek sokağa terk etmeleri. sokaklar, barınaklar cins köpeklerle dolu. bu sorumluluğu üstlenemeyecekseniz hiç bu işlere kalkışmayın.
kediyi eve sokmadan koştur koştur veterinere gidip hemen iç dış parazit tedavilerini yaptırıp, aşılarını başlatmak. bi sakin olun veteriner için bu kadar aceleye gerek yok. önce size bir alışsın, yeni evine alışsın. sonrasında sakin sakin tüm tedavileri birer birer yapılacaktır. diğer türlü yavrucağa hepsi birden ağır geliyor ve çoğu bu hızlı tedavi başlangıcını kaldıramayıp hayatını kaybediyor. veterinere kalsa zaten komple 1 yıllık tedaviyi bi kerede yapar, para kazanacak çünkü. çok nadir rastlanıyor "şimdi yapmayalım, bi alışsın, 10 gün sonra getirin" diyenine.
-ben yavru istiyordum.
-bu kedi 4, 5-5 aylık.
-ay çok büyük.
-siz ne kadarlık bir kedi arıyorsunuz.
-1aylık.
-neden 1 aylık?
-bana alışması için. yavruyken bana alışması daha kolay. büyüyünce zor oluyor aışması.

bu cümlelerden anladığımız yavru isteyenin kedi ile uzaktan yakından alakası yok. ama bir kedi istiyor. halbu ki 2 hafta geçmeden geri getirecekler.

hiç şaşmaz. böyle söyleyenlerin hepsi daha 1 yaşını görmeden başkasına everdiler.

kediler 6-8 aydan evvel sahiplendirilince asosyalleşiyorlar.

kedi sahiplendirenler mümkün olduğunca büyük yaşta sahiplendirmeli, sahiplendirme ićin acele etmemeli.
bir de hastalık, vs gibi durumlarda evde tedavisi devam edebilecekken "ben dayanamam, onu öyle görmeye katlanamam" vb gibi gerekçelerle evladın o dönemi klinik kafeslerinde geçirmesine razı gelmektir. eğer klinikte kalması gerekmiyorsa olması gereken yer evi, sevdiği insanların yanıdır. bu zaruret hali dışında şartlar ne olursa olsun bırakmamaktır yapılması gereken.
benim gördüğüm en sık yapılan hata kediyi yıkamak. nasıl anlatsak, nasıl laf anlatmayı becersek hiç bilemiyorum ama kedi yıkanmaz, zaten kendini yalayan tertemiz bir hayvan, dengesini şaşırtmayın şunların dedik dedik ama dinletemedik bir türlü. kızım 4 yaşında, ne yolculuklar, ne hayvan hastaneleri atlattı ama tek bir defa bile yıkanmasına rağmen gerçekten yeni doğan bebek gibi süt kokuyor. çok ekstrem durumlar dışında kedileri yıkamayı çok yanlış buluyorum.
kalben bir sevgi ile degil bir heves sonucu sahiplenmis olmalari
kediyi eğiteceğim derken çeşit çeşit eziyetler etmeleri, psikolojilerini bozmaları.
zaten hemen herşey yazılmış ama beslenmesi evet beslenme dikkat etmek gerek baya araştırmak gerek çünkü beslenme kedinin mutluluğu ,ömrü ve sağlığını direkt etkiler ; petshop/veteriner al bu royal canini ev yemeği/yaş mama verme der sende dinlersen çok kalmaz o kedi hasta olur sonra vet çatır çatır tedavi parası alır ha napalım o zaman mama içeriklerini okumayı öğrenelim ona göre mama alalım ,hangi yiyecekler zararlı/yararlı öğrenelim, evde yaş mama yapıp(yada kalitelisini alıp) günlük birazını yedirelim ki hastalanmasın,mutlu olsun, uzun yaşasın
çoğu şey yazılmış o yüzden ufak bir şeyler ekleyeyim dedim. kediyle oyun oynamamak sürekli kendi haline bırakmak kediyi depresyona ya da çok daha farklı şeylere yöneltiyor. bu yüzden kediyle vakit geçirilmeli. severken çok fazla sıkmak da aynı şekilde agresif yapıyor.
oyuncak almak (kağıttan top yapın bakalım o rengarenk oyuncaklara bir daha bakıyormu). oyun fıçısı almak (temiz bir koliyi eve sokun bakalım o şahane görünen çok amaçlı fıçılara bir daha bakıyormu).
balkonunda, camında, terasında hiçbir önlem almayıp bir sinekliği çok görüp, sonrasında her yıl yüzlercesinin ölümüne, sakat kalmasına sebep olanlar... yapmayın kardeşim, evinizde gerekli önlemleri almadan sahiplenip onca acıya sebep olmayın.
her gördüğünüz kediyi almayın yerinden. anası saatlerce uygun bir yer arıyor doğruuyor yavru az hareketlenince görüp alıp gidiyorsunuz. hem anası üzülüyor kahroluyor hem hayvanın emme süreci daha bitmeden ana sütünden ediyorsunuz.

bir diğer konu da kedi sahiplendirenlere. bir yakınım iki kedi sahiplendi geçenlerde. sahiplenirken de en istenmeyen, sahiplenilmeyen muhtaç olanlardan verin demiş bu işle ilgillenen bir adam varmış gönüllü instagramda sayfası olanlar varya öyle bir arkadaş. iki çocuk verdi bize, ikisinde de yoğun mantar varmış, alırlarken sormuşlar bu mantar insana bulaşır mı önlem almamız gerekir mi diye, bir şey olmaz demiş. 1 hafta içinde bütün ev mantar oldu evdeki herkese mantar bulaştı. ben kaç kere dememe rağmen çocukları mantar geçene kadar kontamine et kısıtlı bir alanda dursunlar dememe rağmen yapmadılar. tamam bende meraklı değilim çocukları kapatmaya ama bu hastalık sonuçta.

neyse diyeceğim şu; güzel kardeşim adam sana gelip en muhtaç olanı almak istiyorum diyorsa zaten eve kedi alıp insan muamelesi yapan teyzelerden değildir dimi, hayvanseverliği içselleştirmiş başka türlere saygı duyan birisidir. bunu diyen birisine sen niye yalan söylüyorsun? adam gibi, "evet bulaşabilir önlem alın" desen vaz mı geçecek o kedileri almaktan? zaten kendi istemiş sahiplenilmeyen en muhtaç olanı ver diye? böyle kurnazlıklar yapmayın, hayvan sahiplensin de nereye nasıl giderse gitsin mantığı yatıyor bunun altında. ha sen bilmiyorsan mantar insana da bulaşabilir, o zaman nasıl sokak canlarıyla ilgileniyorsun bu konuda çevre yaptın? en basit mantarın böyle bir riskini bilmiyorsan gelen daha hasta çocuklarda ne yapıyorsun?