wimpy

Durum: 152 - 3 - 2 - 0 - 21.11.2019 20:10

Puan: 4902 - Minnak Kedici

1 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Kediratör.

kedi delisi
  • /
  • 8

taurin

vücudun ihtiyaç duyduğu amino asitlerden biridir. kırmızı et, hayvansal ürünler, balık ve süt ürünlerinde bulunur. insan sağlığı için önemli olduğu gibi kedilerinizin sağlığı için de önemli bir yeri vardır. şeker hastalığına iyi gelir, kalp sağlığına destek olur, sporla birlikte alındığında performansınızı artırır, duyma ve görme yeteneğinizi yüksek seviyede tutmanızı sağlar.

kediler ve erkekler

tanıtımlarında kitap açıklaması şöyle;

biz erkeklerin kedilerden öğreneceği çok şey var: kibarlık, merak, düşmeyi bilmek, boyun eğmemek, gerektiğinde burnunun dikine gitmek, icabında çekip gitmek, sürüden ve sürülerden uzak durmak, tasma takılmasına direnmek, özgürlükten vazgeçmemek...

bu kitap kedilerle aramızdaki yoldaşlık ilişkisinin hikâyesi. daha doğrusu hikâyeleri.

kadınların anlaması zor.

kedili video klipler

kedici evinde geçerli kurallar manifestosu

portmanto veya gardrop kapılarını açık bırakma. kapatırken de içine bir bak kedi var mı yok mu diye? meraklılar sonuçta, sen bir anda bakmıyorken gözünden kaçmış ve içine girmiş olabilirler.

kedici evinde geçerli kurallar manifestosu

kedinin kumunun olduğu odanın kapısını açık bırak, inatla kapatma.

kedici evinde geçerli kurallar manifestosu

camdan veya balkondan dışarıya bakacaksan işin bitince o kapıyı, pencereyi kapatmayı unutma.

kedici bloglar

suzionline.com

kediler üzerine en iyi araştırmaları, kritikleri ve makaleleri bulabileceğiniz kedici blog. tavsiye ederim.

https://www.suzionline.com

kısırlaştırma deneyimleri

kısırlaştırma sonrası kedinin kilo alacağı söylenir fakat çoğunlukla kilo almazlar. erkek kedilerin kısırlaştırma sonrası çiş yapma ve koku bırakma girişimleri yok olur denir fakat bir çoğu aynı davranışı göstermeye devam eder.

kara kedi sendromu

tam aksine tüm kediler kocaman şans getirirler insana.

kedi sahiplenenlerin sıklıkla yaptıkları hatalar

kediyi eğiteceğim derken çeşit çeşit eziyetler etmeleri, psikolojilerini bozmaları.

hayvan mezarlığı

ülkemizin ciddi ihtiyaçlarından. ben sadece tekirdağ'daki pet mezarlığını biliyorum.

https://petmezarligi.com/

mersin hayvan mezarlığı

bayer

1863 yılında kurulan alman ilaç üreticisi. tüm dünyada oldukça saygın ve güvenilir bir konumdadır. son dönemde hayvanlar için de yaptıkları mucize ürünlerle göz doldurmaya devam ediyor. severek ve beğenerek takip ediyorum.

(bkz:profender)
(bkz:seresto)
(bkz:advantage)

seresto

bayer'in bir diğer efsane ürünü. kedi veya köpeğinize taktığınız bu tasma 8 ay boyunca yavrucağınızı kenelerden ve pirelerden koruyor.

https://www.petbasics.com/cat-products/s...

kedilerde iç ve dış parazit tedavisi

iç parazit hapını yutmayan kedi

advantage

bayer'in ürettiği dış parazit damlası. ben profender isimli iç parazit damlasıyla birlikte kullanıyorum. gayet memnunum. gözlemlerime göre kedilerim de memnun.

https://www.petbasics.com/cat-products/a...

profender

iç parazit haplarını yutmayan kediler için bayer tarafından üretilen mucize iç parazit damlası. bir çok iç parazite etki eden damlayı özellikle yine bayer'in ürettiği advantage isimli dış parazit damlasıyla beraber kullanmak oldukça faydalı. internet üzerinde birçok kaynak mevcut. gayet memnunum. gözlemlerime göre kedilerim de memnun.

https://www.petbasics.com/cat-products/p...

bir kedinin yıllık maliyeti

kedi sahiplenmenin maliyetini yani ilk ihtiyaç duyulan malzemeler alındıktan sonra yıllık kedi maliyeti kişiye göre değişkenlik gösteriyor. örneğin benim 5 kedim var. 10, 15 kg'lik profesyonel mamalardan almak 2 kg, 4 kg mamalardan daha uygun oluyor benim için. genellikle royal canin ve purina pro plan alıyorum. iç ve dış parazit tedavilerini 3 ay aralıklarla kendim yapıyorum. kendim yaptığım için de buradan oldukça tasarruf sağlamış oluyorum. lösemi aşısını her yıl yaptırmanın faydalı olmadığını düşündüğüm için 3 yılda 1 yaptırıyorum. kum olarak micho marka kullanıyorum. yaş mamayı haftada 2 kez veriyorum. genellikle felix kullanıyorum. anti hairball için trixie kullanıyorum. bu anlattıklarım ışığında ve kedilerimde herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece bana 1 kedinin yıllık maliyeti 1000 tl civarında oluyor. diğer yazar arkadaşların da böyle kabaca bir hesapları varsa paylaşmalarını çok isterim.
  • /
  • 8

kedici evinde geçerli kurallar manifestosu

sokak kedisi

her an zehirlenerek ölüm, köpekler, tekme tokat atan insanlar, araba çarpması gibi tehlikeler altında bulunan canlardır. oğlumu aralarından sahiplendim. ve onu çok seviyorum.

sokak kedisi

türkiye'de sokak kedisi yoktur "sokağın kedisi" vardır.

kedilerde hidrosefali

beyinde sıvı birikmesi olarak tanımlanan, türkiye'de çok yazılı kaynağın bulunmadığı bir rahatsızlık. benim minnoş torunlarımdan birine de bu teşhis kondu. henüz 22 günlük olduğu için nasıl bir tedavi süreci yaşanacak bilmiyorum fakat aşağıdaki videoda videoyu yükleyen arkadaşımız başından geçenleri özetle anlatmış. bu arkadaşın kedisi istanbul üniversitesi avcılar veteriner fakültesi'nde ameliyatını olmuş, ameliyat sonrası gayet her kedi gibi sağlıklı bir yaşamının var olduğu söyleniyor. beyne bir şant takılmış, 5-6 günde bir pompasına basılarak biriken sıvının atılımı sağlanıyormuş.

kedilerde hidrosefali

şuan bebeğe her gün antibiyotik ve serum veriliyor. ayrıca beyinde biriken sıvının çişle atılımını sağlayan bir çeşit ilaç. istanbul üniversitesi avcılar veteriner fakültesi dışında bu ameliyatı yapabilen bir yer keşfedemedik henüz. ameliyat bebek 8 haftalık olduktan sonra yapılabilecekmiş. yavru eskiye nazaran biraz daha iyi. rahat uyuyormuş. annesi emzirmediği için ağzına biberonla mama besliyorlar. şimdilik gelişmeler böyle.

kara kedi sendromu

ilginç bir şekilde gerçekliği olan batıl bir inancın sebep olduğu sendromdur.

kara kedinin uğursuzluk getirdiğine inanan kişi, karşısında kara kediyi gördüğü zaman uğursuzluk geleceğine inanır. aslında kendince de haklıdır. çünkü uğursuzluğun geleceğine artık kendisini inandırmış ve zihnen şartlanmıştır. bir süre sonra başına bir aksilik geldiğinde ise bu aksiliği şirin kediciğe bağlar. gerçekte o aksilik zaten başına gelecek olmasına rağmen, kişinin inancına göre kara kedi maalesef gıyabında sorumluluğu üstlenmiştir. bir başka ihtimal, kişi kendisini uğursuzluğa şartladığı için yaptığı iş esnasında konsantrasyonunu toparlayamamıştır. kara kedi hala zihnindedir ve sağlıklı düşünmesine engel olmaktadır. bu durumun da doğal olarak bazı aksilikleri beraberinde getireceği kaçınılmazdır.

kara kedinin uğursuzluk getireceğine inanmayan ve onun sadece sevimli bir kedi olduğunu düşünen kişi ise aynı kediyi gördüğü zaman zihnini her hangi bir olayın meydana geleceğine dair şartlamaz. normal faaliyetine devam eder. yine başına bir aksilik geldiği zaman da doğal olarak kara kedi masumdur. kedi; hatırına bile gelmez. kedicik kişinin konsantrasyonunu engellememiştir ve her şey yolundadır.

batıl inancı olanın da olmayanın da kendisini haklı gördüğü bu durumun başrol oyuncusu aslında zihindir. diğer bir deyişle keramet kara kedide değil, inançta ve o inancı besleyen zihindedir. fakat batıl inancı olan insanlar bunun farkında değillerdir.

kedinin idrar bıraktığı yeri nasıl temizleriz

makinaya atıp yıkanabilecek şeylerse hiç sorun değil fakat makinaya atma şansınız yoksa cidden yok etmek imkansızlaşıyor.

kedinizle ortak özelliğiniz

suyu çok sevmek ve umursamazlık.

hyper immun 44

benimde kullandığım süpervet var vitamin takviyesi ilk zamanlar bilemedim bir tablet verdim bizimkileri tutana ask olsun tum gun enerjiden uyumadilar ama artik yarim veriyorum kiloda aldilar cok iyi geldi. bahcede yaralı olanlar icinde mamaya karıştırıyorum bazen iyilesmelerine yardimci olabilmek adına gercekten etki ediyor. vitamin takviyesi şart

hyper immun 44

mucizevi multivitamin ve mineral takviyesi. en iyi sonuç aldığım gıda takviyesi. bağışıklığı düşmüş olan canlar için minik miktarlarda kullanılmak koşuluyla gerçekten çok işe yarıyor.

Toplam entry sayısı: 152

kedi güzellik yarışmaları

bir kez kedilerimin ırk tescillerini yapıp şecerelerini almak için katılmıştım. 3 allbreed hakem vardı, biri rus, biri ispanyol, biri ise amerikalıydı. kedi ırkları konusunda uzmanlaşmak adına yıllarını vermişler, hepsi 50 yaş üzerindeydiler. fakat kedilerin incelemelerini öyle dikkatlice yapıyorlar ki, büyük emek ve ciddi bilgi sahibi hepsi. dünya federasyonları cidden konuya çok profesyonel yaklaşıyor, ülkelerinde de zaten kediseverler birbirlerini yemiyor cins kedilere karşı önyargılı yaklaşmıyor, kedisini ücretli sahiplendi diye kimse ipe çekilmiyor, homm öyle mi o zaman senin kedi sevginden şüphe duyuyorum gibi gereksiz polemiklere girmiyorlar. dilerim biz de bir gün profesyonelleşip dünya federasyonlarına gebe kalmaktan kurtuluruz.

kedi yetiştiricileri veritabanı

(bkz:wimpy cat house)

tica cattery, felinoloji derneği ve safkan kedi ırkları derneği üyesi, istanbul / beylikdüzü.
scottish fold, scottish straight kediler yetiştiriyor. blue, blue point, golden, black golden, red, silver kürklere sahip yavrular bulunabilir.

web: https://wimpycathouse.com/
facebook: https://www.facebook.com/wimpycathouse/
twitter: https://twitter.com/WimpyCatHouse
instagram: https://www.instagram.com/wimpycathouse/

kedi sözlük'ün ömrü

aslına bakılırsa 650 kişinin üzerinde kayıtlı yazar var. buna rağmen bu kadar az yazı girilmesi üzücü. ben bi kedisever olarak elimden geldiğince yazmaya devam edeceğim.

kedilerde iç ve dış parazit tedavisi

veterinerler genellikle 2 ay aralıklarla yapmak gerekli diyorlar fakat ben 3 ay periyodlarla yapıyorum. iç parazit için aniprazol ve caniverm, dış parazit için ise broadline, fiprex ve stronghold kullandım şimdiye kadar.

kedilerde beden dili ve edebiyatı

kedilerin beden dili mi olurmuş demeyin. cidden var. web üzerinde görseller bulmuştum ve bunu kendi web sitemde detaylı olarak yazıp videolarla da desteklemiştim.

merak edenler okuyabilirler.

https://wimpycathouse.com/kedilerde-bede...




kedi güzellik yarışmaları

bir kez kedilerimin ırk tescillerini yapıp şecerelerini almak için katılmıştım. 3 allbreed hakem vardı, biri rus, biri ispanyol, biri ise amerikalıydı. kedi ırkları konusunda uzmanlaşmak adına yıllarını vermişler, hepsi 50 yaş üzerindeydiler. fakat kedilerin incelemelerini öyle dikkatlice yapıyorlar ki, büyük emek ve ciddi bilgi sahibi hepsi. dünya federasyonları cidden konuya çok profesyonel yaklaşıyor, ülkelerinde de zaten kediseverler birbirlerini yemiyor cins kedilere karşı önyargılı yaklaşmıyor, kedisini ücretli sahiplendi diye kimse ipe çekilmiyor, homm öyle mi o zaman senin kedi sevginden şüphe duyuyorum gibi gereksiz polemiklere girmiyorlar. dilerim biz de bir gün profesyonelleşip dünya federasyonlarına gebe kalmaktan kurtuluruz.

barınakların durumu nasıl düzelir

nasıl düzelir çok fikrim yok ama bir barınak görevlisinin uzunca yazdığı bir yazı mevcut. vakti olanların okumasını öneririm.

ben bir barınak yöneticisiyim. sizlere bir barınağın arka planında olan bitenleri anlatmak istiyorum. umarım bu sesi duyarsınız...

öncelikle, siz üreticiler ve satıcılar hepiniz bir tek gün olsun bir barınakta çalışmalısınız. belki o gözlerdeki kederli, acı dolu, hüzünlü ifadeyi görürseniz, tanımadığınız ve hiç tanımayacağınız insanlar için köpek üretmekten ve satmaktan vazgeçersiniz.

az önce sattığınız şu küçük şirin köpek yavrusu var ya büyüyüp de artık küçük şirin köpek yavrusu olmadığında büyük olasılıkla benim barınağıma düşecek yolu. peki, bir barınağa bırakılan bir köpeğin % 90 olasılıkla o barınaktan yürüyerek çıkmadığını biliyor musunuz? ister safkan olsun, ister olmasın ister sahibi tarafından terk edilmiş olsun, ister başıboş olsun.. barınağıma gelen köpeklerin en az yarısı safkan köpekler.

en çok duyduğum bahane "taşınıyoruz ve köpeğimizi (ya da kedimizi) yeni evimize götürmemiz mümkün değil." öyle mi gerçekten? ya da "büyüdüğünde bu kadar iri olacağını bilmiyorduk, kocaman oldu." bir alman çoban köpeğinin ne kadar olmasını bekliyordunuz ki? "ona fazla zaman ayıramıyoruz." öyle mi? "ben günde 10-12 saat çalışıyorum ve 6 köpeğime de zaman ayırabiliyorum." isteyince mümkün bu. "bahçeyi birbirine katıyor." onu evinize alıp ailenizin bir parçası yapmayı denediniz mi hiç?

köpeklerini bana bırakırken hep söyledikleri de "biz ona yeni bir yuva bulmakla uğraşamıyoruz, ama eminiz ki barınakta birileri onu sahiplenecektir, çünkü o çok iyi bir köpek." hayır. büyük olasılıkla köpeğiniz barınaktayken yeni bir yuva bulamayacak.

bir barınakta yaşamanın ne kadar zor ve gerilimli olduğunu bilir misiniz?

anlatayım size isterseniz...

siz köpeğinizi barınağa bıraktıktan sonra yuva bulmak için en fazla 72 saat zamanı vardır. eğer barınakta yeterince boş yer varsa ya da köpeğiniz sağlıklı kalmayı başarırsa bu süre belki birkaç gün daha uzayabilir. eğer üşütür ve nezle olursa oracıkta ölüverir.

köpeğiniz, havlayan ve ağlayan 25 diğer hayvanla birlikte daracık bir bölmeye tıkıştırılacaktır. son derece depresif olacak ve kendisini terkeden aileyi düşünerek durmadan ağlayacaktır.

eğer köpeğiniz şanslıysa, o gün barınağa köpekleri gezdirmek için yeteri kadar gönüllü insan gelir. eğer yeteri kadar gönüllü gelmezse, köpeğiniz hiç kimsenin ilgisini ve dikkatini çekecek şansı bulamaz, kimse onun için bir şey yapamaz. kapısının altından uzatılan bir kap yiyeceği ya da kocaman bir vakumlu hortumla atıklarının temizlenmesini saymazsak tabii

eğer köpeğiniz iri ve sert ırklardansa (pitbull, rottweiller, mastiff vb), neredeyse barınaktan içeri girdiği anda ölmüştür zaten bu cins köpekler asla yeni bir yuva bulamazlar.. ne kadar şirin, akıllı ya da iyi huylu olurlarsa olsunlar, farketmez.

eğer barınak doluysa ve köpeğiniz ilk 72 saatte yuvalandırılamadıysa, yeni geleceklere yer açmak için köpeğiniz imha edilir. eğer barınakta yeteri kadar boş yer varsa ve köpeğiniz talep gören ırklardan birindense, imha süresi birkaç gün daha ertelenir.

çoğu köpek birkaç gün içinde yaşadığı bölmeyi aşırı koruyucu tavır geliştirir ve takındığı saldırgan tutum nedeniyle imha edilir. en masum, uysal ve sakin köpekler bile bu tavrı geliştirirler.

köpeğinizin bu engelleri aştığını varsaysak bile, kulübesinden dışarı çıkmadığı için birkaç günde öksürmeye başlayacak ya da üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanacaktır. barınakların her köpek için tedavi sağlayacak bir bütçeleri yoktur, bu nedenle hastalanan köpeğinizin imha edilmesi kaçınılmazdır.

size köpeğinizin barınakta nasıl uyutulacağını da anlatmamı ister misiniz?

önce, köpeğiniz kafesinden tasmayla alınacak. sevinerek kuyruğunu sallamaya başlayacak, çünkü gezmeye götürüldüğünü sanacak. o odanın kapısına geldiğinde içeri girmek istemeyecek ve deliye dönecek.

ölümün kokusu mu var, bilmiyorum. orada yitip giden ruhları mı hissediyorlar, bilmiyorum. ama orada benim anlayamadığım bir şey var, ve istisnasız her köpek o kapıdan içeri girmemek için inanılmaz bir direnç gösterir.

köpeğiniz önce bağlanacak. ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak, 1 ya da 2 veteriner teknisyeni tarafından sıkıca tutulacak. sonra ötenazi teknisyeni ya da veteriner işleme başlayacak. ön ayakta bir toplardamar bulacak ve öldürücü dozda bir pembe sıvıyı damara enjekte edecek.

umarım köpeğiniz bağlı olduğu için panikleyip aniden bacağını çekmez. ani hareketlerde bacağı delip geçen iğneler gördüm ben fışkıran kandan kıpkırmızıya boyanan duvarlar gördüm. kulakları sağır edecek çaresiz çığlıklar duydum. hepsi hemen oracıkta tatlı bir uykuya dalmaz, bazen bir süre kasılırlar ve solukları kesilir, nefes almaya çalışırlar ve kendi üzerlerine dışkılarlar.

herşey sona erdiğinde, köpeğinizin cesedi, barınağın arkasında çöp gibi toplanmayı bekleyen diğer köpeklerin cesetleri üzerine istiflenir, tıpkı yakacak odunlar gibi.
sonra ne olur dersiniz? yakılır mı? çöpe mi atılır? başka evcil hayvanlar için mamaya mi dönüştürülür?

bilemezsiniz, hatta hayal bile edemezsiniz. zaten bilmek de istemezsiniz.
nasılsa o sadece bir hayvandı. hem istediğiniz zaman yenisini alabilirsiniz, öyle değil mi?
umarım bunları okurken gözleriniz yuvalarından fırlıyordur ve umarım benim her gün tanık olduklarımı gözünüzde canlandırıyorsunuzdur.

işimden nefret ediyorum. işimin ve barınakların hala var olmak zorunda oluşundan nefret ediyorum. sizler değişmedikçe barınakların var olmaya devam edecekleri gerçeğinden nefret ediyorum. etkilediğiniz hayatların, sadece barınağa atıp gittiğiniz zavallı bir köpeğin hayatından ibaret olmadığını bilmiyor oluşunuzdan nefret ediyorum.

her yıl sadece amerika birleşik devletlerinde barınaklarda 11 milyon h
ayvan ölüyor ve bunu sadece siz durdurabilirsiniz. her bir canı kurtarabilmek için elimden gelenin fazlasını yapıyorum, ancak barınaklar tıka basa dolu, ve her gün yeni hayvanlar gelmeye devam ediyor.

söyleyeceğim şeye lütfen kulak verin:

barınaklardaki köpekler ölüyorken köpek satın almayın.

köpeğinize eş aramayın, köpeğinizi çiftleştirmeyin.

bir kez olsun anneliği / babalığı yaşasın demeyin. köpeklerde annelik / babalık duygusu insanlardaki gibi değildir, aile kavramı yoktur. dişi köpekler, büyüdüğü zaman yavrularını tanımazlar bile erkekler ise hiç bir zaman yavrusunu bilmez.
kısırlaştırılmamış her bir köpek, 6 yılda 67.000 köpeğin doğumuna neden olur, bunu unutmayın.

kaçınılmaz sonları barınaklarda ölmek olan yavruların doğmalarına izin vermeyin.
doğacak yavruların hepsini de sahiplenecek güvenilir insanlar buldum diyorsanız tekrar düşünün. 6 ay sonra gidip baktığınızda artık o güvenilir kişilerde olmadıklarını göreceksiniz, bundan emin olun

isterseniz benden nefret edin. ama gerçeği değiştiremezsiniz ve gerçek her zaman acıdır.
belki bunu okuyanlar içinde köpeğini çiftleştirmek isteyen, köpeğini barınağa vermeyi düşünen, ya da köpek satın almaya niyetli bir tek kişinin olsun fikrini değiştirebilirim.
belki bunu okuyan bir kişi bir barınağa gider, bir yazı okudum ve bir köpeği kurtarmaya geldim der.

anne altından yavru

tavuk, inek, hindi, koyun vb. satışı yapan kesim için hayvan üretenlere sesiniz çıkmaz, kedi yetiştirenlere tepki verirsiniz. sizin hayvanseverliğiniz bu kadar işte. devlet tarafından satış ve yetiştiricilik yapabilecek yetkilere sahipse, sertifika, yetiştirme izni ve buna benzer belgeleri varsa, vergisini de ödüyorsa başka aileleri, çocukları mutlu etmelerinde hiç sakınca yok. kedi sevgisi o ailede veya bireyde belki bir british, scottish ile başlar, sonra bu sevgi büyür sokaklara yayılır. bırakın da ne seveceğime, ne alacağıma ben karar vereyim!

sözlük yazarlarının kedili anıları

saymakla anlatmakla bitmez ama evime aldığım üçüncü kedim, henüz 2 aylıktı, soğuk algınlığı ishali var, burnu akıyor, gözleri enfeksiyonlanmış akıyor ve yarı şiş. hava soğuk, yanımda ne bir taşıma kabı var, ne de bir kutu. gece saat 23:00. yürümem gereken 25 dakikalık yol. montumun içine koydum, küçük suratı, minik bedeniyle hiç kıpırdamadan duruşu, mırıldayarak bana yol boyunca teşekkür eder gibi bakışı unutamadığım anılardan biridir. sonra tedavi süreci ve şu an gayet sağlıklı beraber yaşamaya devam ediyoruz.

parayla kedi almak

seviyorsan git al bence.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

"biz ticaretine karşıyız" deseler de her cümlelerinde cins kedilere olan nefretlerini dile getiriyorlar. fakat ben bu kafadaki yazarların sayılarının fazla olduklarını düşünmüyorum, gözüme çarpan 4-5 yazar var sadece. onlar da kendilerini iyi ifade edemiyorlar, cümlelerinin hepsi tekdüze ve hep aynı kelimelerden oluşuyor. çok dikkate almamakta fayda var. görmezden gelerek üstesinden gelinebilir. cins olsun olmasın, insanlar kedileri ile beraber yaşamaktan mutlularsa, kimsenin diğer insanların kedilerini bu denli eleştirmeye ve kötülemeye hakkı olduğu düşünmüyorum.

parayla kedi almak

seviyorsan git al bence.

kedi güzellik yarışmaları

bir kez kedilerimin ırk tescillerini yapıp şecerelerini almak için katılmıştım. 3 allbreed hakem vardı, biri rus, biri ispanyol, biri ise amerikalıydı. kedi ırkları konusunda uzmanlaşmak adına yıllarını vermişler, hepsi 50 yaş üzerindeydiler. fakat kedilerin incelemelerini öyle dikkatlice yapıyorlar ki, büyük emek ve ciddi bilgi sahibi hepsi. dünya federasyonları cidden konuya çok profesyonel yaklaşıyor, ülkelerinde de zaten kediseverler birbirlerini yemiyor cins kedilere karşı önyargılı yaklaşmıyor, kedisini ücretli sahiplendi diye kimse ipe çekilmiyor, homm öyle mi o zaman senin kedi sevginden şüphe duyuyorum gibi gereksiz polemiklere girmiyorlar. dilerim biz de bir gün profesyonelleşip dünya federasyonlarına gebe kalmaktan kurtuluruz.

parayla kedi almak

kuş bakacaksanız sokaktan serçe, karga, kırlangıç falan yakalayın. akvaryumda balık bakacaksanız dere ve göllerden sazan, kızılkanat falan yakalayın. fare için de küçük tarla fareleri var büyüklerine göre daha iyidirler. guinea pig tutkunuysanız da para vermeyip yaban domuzu alabilirsiniz.

anne altından yavru

tavuk, inek, hindi, koyun vb. satışı yapan kesim için hayvan üretenlere sesiniz çıkmaz, kedi yetiştirenlere tepki verirsiniz. sizin hayvanseverliğiniz bu kadar işte. devlet tarafından satış ve yetiştiricilik yapabilecek yetkilere sahipse, sertifika, yetiştirme izni ve buna benzer belgeleri varsa, vergisini de ödüyorsa başka aileleri, çocukları mutlu etmelerinde hiç sakınca yok. kedi sevgisi o ailede veya bireyde belki bir british, scottish ile başlar, sonra bu sevgi büyür sokaklara yayılır. bırakın da ne seveceğime, ne alacağıma ben karar vereyim!