wimpy

Durum: 139 - 8 - 0 - 0 - 17.08.2019 22:27

Puan: 4682 - Minnak Kedici

1 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Kediratör.

kedi delisi
  • /
  • 7

bayer

1863 yılında kurulan alman ilaç üreticisi. tüm dünyada oldukça saygın ve güvenilir bir konumdadır. son dönemde hayvanlar için de yaptıkları mucize ürünlerle göz doldurmaya devam ediyor. severek ve beğenerek takip ediyorum.

(bkz:profender)
(bkz:seresto)
(bkz:advantage)

seresto

bayer'in bir diğer efsane ürünü. kedi veya köpeğinize taktığınız bu tasma 8 ay boyunca yavrucağınızı kenelerden ve pirelerden koruyor.

https://www.petbasics.com/cat-products/s...

kedilerde iç ve dış parazit tedavisi

iç parazit hapını yutmayan kedi

advantage

bayer'in ürettiği dış parazit damlası. ben profender isimli iç parazit damlasıyla birlikte kullanıyorum. gayet memnunum. gözlemlerime göre kedilerim de memnun.

https://www.petbasics.com/cat-products/a...

profender

iç parazit haplarını yutmayan kediler için bayer tarafından üretilen mucize iç parazit damlası. bir çok iç parazite etki eden damlayı özellikle yine bayer'in ürettiği advantage isimli dış parazit damlasıyla beraber kullanmak oldukça faydalı. internet üzerinde birçok kaynak mevcut. gayet memnunum. gözlemlerime göre kedilerim de memnun.

https://www.petbasics.com/cat-products/p...

bir kedinin yıllık maliyeti

kedi sahiplenmenin maliyetini yani ilk ihtiyaç duyulan malzemeler alındıktan sonra yıllık kedi maliyeti kişiye göre değişkenlik gösteriyor. örneğin benim 5 kedim var. 10, 15 kg'lik profesyonel mamalardan almak 2 kg, 4 kg mamalardan daha uygun oluyor benim için. genellikle royal canin ve purina pro plan alıyorum. iç ve dış parazit tedavilerini 3 ay aralıklarla kendim yapıyorum. kendim yaptığım için de buradan oldukça tasarruf sağlamış oluyorum. lösemi aşısını her yıl yaptırmanın faydalı olmadığını düşündüğüm için 3 yılda 1 yaptırıyorum. kum olarak micho marka kullanıyorum. yaş mamayı haftada 2 kez veriyorum. genellikle felix kullanıyorum. anti hairball için trixie kullanıyorum. bu anlattıklarım ışığında ve kedilerimde herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece bana 1 kedinin yıllık maliyeti 1000 tl civarında oluyor. diğer yazar arkadaşların da böyle kabaca bir hesapları varsa paylaşmalarını çok isterim.

kedi sahiplenmenin maliyeti

hatalı veterinerlerin kediniz fipten ölmüş bahanesi

yeni moda.

öncelikle;

(bkz:veteriner hatası sebebiyle kedinizin ölmesi)

1 hafta içinde 3 ölüm haberi aldım çevremden. üçüne de kediniz fipten ölmüş denmiş. ve üç hikayede de adı geçen veterinerler farklı. biri kısırlaştırma ameliyatının hemen ertesi günü ölmüş. fip sebebiyle öldüğü söylenmiş.

diğer ikisinde ise hikaye çok benzer. aileler evlerine yavru kedi alıyorlar fakat eve sokmadan önce veterinere bir götürelim diyorlar. iki veteriner de hemen iç dış parazit uygulaması yapıyor ve karma aşısının ilk dozunu yapıp gönderiyor ve 1 hafta sonra gelin diyorlar. sık aşılama sonrası hayatını kaybeden yavrular için "kediniz fipten ölmüş" deniyor. ben kedilerimi ilk aldığımda veterinerim "annesinden kardeşlerinden yeni ayrıldı, önce size alışsın, yeni evine alışsın. 15 gün sonra parazit ve aşılarına başlarız" demişti. bu süre içinde vitamin ile destekleyerek bağışıklık sistemini de güçlendirebileceğimi söylemişti. polivit, supravit gibi vitaminlerden suyuna katarak uygulamıştım. aşıların arasında da 21 günlük periyodlar oluşturmuştu. bazı veterinerler bu kadar hassas yaklaşıyorken bir diğer tarafta ise acele şekilde davranıp ölümlere sebep olanlar da var. sonuç şu ki veterinerlerinizi seçerken dikkatli olmalısınız. bazıları hayvanları çok iyi tanıyor ve işlerini muazzam yapıyorken bazıları ise işin sadece ticaretine bakıyor ve hayvanları tanımıyorlar ve onların davranışlarını kesinlikle doğru analiz edemiyorlar.

veteriner hatası sebebiyle kedinizin ölmesi

olasıdır. doktor hatası sebebiyle hayatını kaybeden insanlar olduğu gibi veteriner hatası sebebiyle evcil hayvanlar da hayatlarını kaybedebiliyor. illaki hata yapılabilir fakat yeni bir moda başladı. "kediniz fipmiş o yüzden ölmüş" şeklinde cevaplarla kolaya kaçan veteriner hekimler son dönemde artmış görünüyor. 2 aylık kedi yeni evine gitmeden hemen önce iç dış parazit uygulaması, karma aşısı sonrası hızını alamayıp 2 hafta içinde 1 doz karma daha ve üstüne kuduz aşısı yapmasıyla ölen bir yavru kedinin hikayesini duyunca oldukça üzüldüm. bu konuyu aşağıdaki başlıkta ayrıca işleyeceğim.

(bkz:hatalı veterinerlerin kediniz fipten ölmüş bahanesi)

ayrıca veteriner hekimin hatalı olduğunu düşünüyorsanız hakkında maddi manevi tazminat davası da açabilirsiniz. detayları aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

https://www.mesudebusrakucuk.av.tr/veter...

olası kedi sözleri

insanını gördüğünde;

"geldi yine tipini sevdiğimin!"

dişi kedilerde göğüs şişmesi

benim hamile veya yeni doğum yapmış kedilerimde oluyor. o şişlik bir hafta içinde yavrular emdikçe yok oluyor. hamile veya doğum yapmamış bir kedide ilk defa duyuyorum. belki uzman bir yazar varsa aramızda cevap verebilir.

kedipet.com

petshopların internet sitesi. ilan fiyatlarına bakınca ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız. üye olurken 2 ilan hakkı veriyor ve sonrasında parayı bastır ilan ver diyor.

petcim.com

premium üyelerinin kedi ilanları günde defalarca yayınlayan, premium üyelik almayan kullanıcıların ilanları ise haftalarca yayına almayan site.

köpek gaz çıkarınca kedinin kusması

efsane enteresan bir video. oha falan oldum kesinlikle.

son dönemde haberlere yansıyan köpek saldırıları

eğri oturup doğru konuşmak gerek. daha geçen hafta komşumun oğlunu ısırdı bir tanesi. çocukluğumda da sınıf arkadaşımın yüzünü parçalamışlardı. bir çok ameliyat geçirmişti ama estetik yapılsa da bu saldırının izleri kalıcı olmuştu. bir kaç videoda var youtube üzerinde çocuk kadın fark etmeden saldırı anları kameralara yansımış. köpekler bazen sürü halinde de saldırılar düzenleyebiliyor. tabi nasıl bir önlem alınır, nasıl bir çözüm bulunur, bunun cevabı bende yok.

kedilerin sıvı olduğu gerçeği

gerçektir. küçücük bir kaba bile sığabilme yetenekleri var.

hayvanseverlerin sevilmeme sebebi

sokakları kirleten hayvanseverler buna sebep olabilir. mahallede köpeklere mama verenlerden bazıları ortalığı öyle kirletiyor ki, poşetle atıyorlar yemekleri yol üzerine, yol kenarları kemik dolu. köpekler de bunları yemiyor çoğu zaman. kokuyor, o poşetler rüzgarla her yere dağılıyor. biraz daha özenli olsak sokaktaki canları beslerken, besleme bittikten sonra da o bölgeyi temizlesek, daha iyi olmaz mı?

pet forum sitelerindeki ilginçlikler

"gri, kulakları aşağı doğru kıvrık, pofuduk tüyleri olan ücretsiz yavru kedi arıyorum, cins kedi olması önemli değil" şeklinde takılan bu kafaya bayılıyorum. scottish fold arıyorum dese linç yiyeceğini biliyor, böyle laf salatası yaparak konuyu dağıtıyor. 80 yıl arasan bedavaya bulamazsın bebeğim o kediyi. boşa arama.

sokak kedilerini beslerken çizik içinde kalmak

  • /
  • 7

kedinin idrar bıraktığı yeri nasıl temizleriz

makinaya atıp yıkanabilecek şeylerse hiç sorun değil fakat makinaya atma şansınız yoksa cidden yok etmek imkansızlaşıyor.

kedinizle ortak özelliğiniz

suyu çok sevmek ve umursamazlık.

hyper immun 44

benimde kullandığım süpervet var vitamin takviyesi ilk zamanlar bilemedim bir tablet verdim bizimkileri tutana ask olsun tum gun enerjiden uyumadilar ama artik yarim veriyorum kiloda aldilar cok iyi geldi. bahcede yaralı olanlar icinde mamaya karıştırıyorum bazen iyilesmelerine yardimci olabilmek adına gercekten etki ediyor. vitamin takviyesi şart

hyper immun 44

mucizevi multivitamin ve mineral takviyesi. en iyi sonuç aldığım gıda takviyesi. bağışıklığı düşmüş olan canlar için minik miktarlarda kullanılmak koşuluyla gerçekten çok işe yarıyor.

yazarların kedilerden sonra en çok sevdiği hayvan

royal canin fit32

hava değişimiydi tüy dökümüydü derken sonunda ege için de gümüş için de en doğru mamayı bulduğuma karar verdim. bir buçuk aydır kullanıyorum, tüyler çekince dahi gelmiyor. inanılmaz parlak ve sağlıklı şuan ikisinin de derisi ve tüyü. 4 kg kapalı paket olarak sipariş verdim, 170 liraya. 2 kedime tam 30 gün yetti. 2 günlük bir proline arası vermek zorunda kaldım kargo gelmediği için ama bugün yeni 4 kg elime ulaştı, aynen devam. önümüzdeki ay 15 kg olarak sipariş vermeyi planlıyorum.

ayı sözlük

2011 yılında açılan, eski köklü sözlüklerden biridir. lgbti+ bireylerin daha özgürce ve ayrımcılık görmeden ötekileştirilmeden yazabilecdekleri bir platform olmayı amaçlamıştır. homojen dergi adında da oldukça iyi hazırlanan bir e-dergileri vardır.

http://www.wikiwand.com/tr/Ay%C4%B1_S%C3...

homojen dergi: https://homojendergi.com/

ayı sözlük

bir garip kedicik

bir garip kedicik

sözlüğe yeni gelmiş, başlık açan, aktif olan yeni yazarlarımızdan biri. kedi sahiplenmenin maliyetini sormuştu, ne yaptı bir kedinin yeni insanı oldu mu merak ediyorum. ayrıca takibe de alınası bence. yazmaya devam eder umarım.

Toplam entry sayısı: 139

kedi güzellik yarışmaları

bir kez kedilerimin ırk tescillerini yapıp şecerelerini almak için katılmıştım. 3 allbreed hakem vardı, biri rus, biri ispanyol, biri ise amerikalıydı. kedi ırkları konusunda uzmanlaşmak adına yıllarını vermişler, hepsi 50 yaş üzerindeydiler. fakat kedilerin incelemelerini öyle dikkatlice yapıyorlar ki, büyük emek ve ciddi bilgi sahibi hepsi. dünya federasyonları cidden konuya çok profesyonel yaklaşıyor, ülkelerinde de zaten kediseverler birbirlerini yemiyor cins kedilere karşı önyargılı yaklaşmıyor, kedisini ücretli sahiplendi diye kimse ipe çekilmiyor, homm öyle mi o zaman senin kedi sevginden şüphe duyuyorum gibi gereksiz polemiklere girmiyorlar. dilerim biz de bir gün profesyonelleşip dünya federasyonlarına gebe kalmaktan kurtuluruz.

kedi yetiştiricileri veritabanı

(bkz:wimpy cat house)

tica cattery, felinoloji derneği ve safkan kedi ırkları derneği üyesi, istanbul / beylikdüzü.
scottish fold, scottish straight kediler yetiştiriyor. blue, blue point, golden, black golden, red, silver kürklere sahip yavrular bulunabilir.

web: https://wimpycathouse.com/
facebook: https://www.facebook.com/wimpycathouse/
twitter: https://twitter.com/WimpyCatHouse
instagram: https://www.instagram.com/wimpycathouse/

kedi sözlük'ün ömrü

aslına bakılırsa 650 kişinin üzerinde kayıtlı yazar var. buna rağmen bu kadar az yazı girilmesi üzücü. ben bi kedisever olarak elimden geldiğince yazmaya devam edeceğim.

kedilerde iç ve dış parazit tedavisi

veterinerler genellikle 2 ay aralıklarla yapmak gerekli diyorlar fakat ben 3 ay periyodlarla yapıyorum. iç parazit için aniprazol ve caniverm, dış parazit için ise broadline, fiprex ve stronghold kullandım şimdiye kadar.

kedilerde beden dili ve edebiyatı

kedilerin beden dili mi olurmuş demeyin. cidden var. web üzerinde görseller bulmuştum ve bunu kendi web sitemde detaylı olarak yazıp videolarla da desteklemiştim.

merak edenler okuyabilirler.

https://wimpycathouse.com/kedilerde-bede...




kedi güzellik yarışmaları

bir kez kedilerimin ırk tescillerini yapıp şecerelerini almak için katılmıştım. 3 allbreed hakem vardı, biri rus, biri ispanyol, biri ise amerikalıydı. kedi ırkları konusunda uzmanlaşmak adına yıllarını vermişler, hepsi 50 yaş üzerindeydiler. fakat kedilerin incelemelerini öyle dikkatlice yapıyorlar ki, büyük emek ve ciddi bilgi sahibi hepsi. dünya federasyonları cidden konuya çok profesyonel yaklaşıyor, ülkelerinde de zaten kediseverler birbirlerini yemiyor cins kedilere karşı önyargılı yaklaşmıyor, kedisini ücretli sahiplendi diye kimse ipe çekilmiyor, homm öyle mi o zaman senin kedi sevginden şüphe duyuyorum gibi gereksiz polemiklere girmiyorlar. dilerim biz de bir gün profesyonelleşip dünya federasyonlarına gebe kalmaktan kurtuluruz.

barınakların durumu nasıl düzelir

nasıl düzelir çok fikrim yok ama bir barınak görevlisinin uzunca yazdığı bir yazı mevcut. vakti olanların okumasını öneririm.

ben bir barınak yöneticisiyim. sizlere bir barınağın arka planında olan bitenleri anlatmak istiyorum. umarım bu sesi duyarsınız...

öncelikle, siz üreticiler ve satıcılar hepiniz bir tek gün olsun bir barınakta çalışmalısınız. belki o gözlerdeki kederli, acı dolu, hüzünlü ifadeyi görürseniz, tanımadığınız ve hiç tanımayacağınız insanlar için köpek üretmekten ve satmaktan vazgeçersiniz.

az önce sattığınız şu küçük şirin köpek yavrusu var ya büyüyüp de artık küçük şirin köpek yavrusu olmadığında büyük olasılıkla benim barınağıma düşecek yolu. peki, bir barınağa bırakılan bir köpeğin % 90 olasılıkla o barınaktan yürüyerek çıkmadığını biliyor musunuz? ister safkan olsun, ister olmasın ister sahibi tarafından terk edilmiş olsun, ister başıboş olsun.. barınağıma gelen köpeklerin en az yarısı safkan köpekler.

en çok duyduğum bahane "taşınıyoruz ve köpeğimizi (ya da kedimizi) yeni evimize götürmemiz mümkün değil." öyle mi gerçekten? ya da "büyüdüğünde bu kadar iri olacağını bilmiyorduk, kocaman oldu." bir alman çoban köpeğinin ne kadar olmasını bekliyordunuz ki? "ona fazla zaman ayıramıyoruz." öyle mi? "ben günde 10-12 saat çalışıyorum ve 6 köpeğime de zaman ayırabiliyorum." isteyince mümkün bu. "bahçeyi birbirine katıyor." onu evinize alıp ailenizin bir parçası yapmayı denediniz mi hiç?

köpeklerini bana bırakırken hep söyledikleri de "biz ona yeni bir yuva bulmakla uğraşamıyoruz, ama eminiz ki barınakta birileri onu sahiplenecektir, çünkü o çok iyi bir köpek." hayır. büyük olasılıkla köpeğiniz barınaktayken yeni bir yuva bulamayacak.

bir barınakta yaşamanın ne kadar zor ve gerilimli olduğunu bilir misiniz?

anlatayım size isterseniz...

siz köpeğinizi barınağa bıraktıktan sonra yuva bulmak için en fazla 72 saat zamanı vardır. eğer barınakta yeterince boş yer varsa ya da köpeğiniz sağlıklı kalmayı başarırsa bu süre belki birkaç gün daha uzayabilir. eğer üşütür ve nezle olursa oracıkta ölüverir.

köpeğiniz, havlayan ve ağlayan 25 diğer hayvanla birlikte daracık bir bölmeye tıkıştırılacaktır. son derece depresif olacak ve kendisini terkeden aileyi düşünerek durmadan ağlayacaktır.

eğer köpeğiniz şanslıysa, o gün barınağa köpekleri gezdirmek için yeteri kadar gönüllü insan gelir. eğer yeteri kadar gönüllü gelmezse, köpeğiniz hiç kimsenin ilgisini ve dikkatini çekecek şansı bulamaz, kimse onun için bir şey yapamaz. kapısının altından uzatılan bir kap yiyeceği ya da kocaman bir vakumlu hortumla atıklarının temizlenmesini saymazsak tabii

eğer köpeğiniz iri ve sert ırklardansa (pitbull, rottweiller, mastiff vb), neredeyse barınaktan içeri girdiği anda ölmüştür zaten bu cins köpekler asla yeni bir yuva bulamazlar.. ne kadar şirin, akıllı ya da iyi huylu olurlarsa olsunlar, farketmez.

eğer barınak doluysa ve köpeğiniz ilk 72 saatte yuvalandırılamadıysa, yeni geleceklere yer açmak için köpeğiniz imha edilir. eğer barınakta yeteri kadar boş yer varsa ve köpeğiniz talep gören ırklardan birindense, imha süresi birkaç gün daha ertelenir.

çoğu köpek birkaç gün içinde yaşadığı bölmeyi aşırı koruyucu tavır geliştirir ve takındığı saldırgan tutum nedeniyle imha edilir. en masum, uysal ve sakin köpekler bile bu tavrı geliştirirler.

köpeğinizin bu engelleri aştığını varsaysak bile, kulübesinden dışarı çıkmadığı için birkaç günde öksürmeye başlayacak ya da üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanacaktır. barınakların her köpek için tedavi sağlayacak bir bütçeleri yoktur, bu nedenle hastalanan köpeğinizin imha edilmesi kaçınılmazdır.

size köpeğinizin barınakta nasıl uyutulacağını da anlatmamı ister misiniz?

önce, köpeğiniz kafesinden tasmayla alınacak. sevinerek kuyruğunu sallamaya başlayacak, çünkü gezmeye götürüldüğünü sanacak. o odanın kapısına geldiğinde içeri girmek istemeyecek ve deliye dönecek.

ölümün kokusu mu var, bilmiyorum. orada yitip giden ruhları mı hissediyorlar, bilmiyorum. ama orada benim anlayamadığım bir şey var, ve istisnasız her köpek o kapıdan içeri girmemek için inanılmaz bir direnç gösterir.

köpeğiniz önce bağlanacak. ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak, 1 ya da 2 veteriner teknisyeni tarafından sıkıca tutulacak. sonra ötenazi teknisyeni ya da veteriner işleme başlayacak. ön ayakta bir toplardamar bulacak ve öldürücü dozda bir pembe sıvıyı damara enjekte edecek.

umarım köpeğiniz bağlı olduğu için panikleyip aniden bacağını çekmez. ani hareketlerde bacağı delip geçen iğneler gördüm ben fışkıran kandan kıpkırmızıya boyanan duvarlar gördüm. kulakları sağır edecek çaresiz çığlıklar duydum. hepsi hemen oracıkta tatlı bir uykuya dalmaz, bazen bir süre kasılırlar ve solukları kesilir, nefes almaya çalışırlar ve kendi üzerlerine dışkılarlar.

herşey sona erdiğinde, köpeğinizin cesedi, barınağın arkasında çöp gibi toplanmayı bekleyen diğer köpeklerin cesetleri üzerine istiflenir, tıpkı yakacak odunlar gibi.
sonra ne olur dersiniz? yakılır mı? çöpe mi atılır? başka evcil hayvanlar için mamaya mi dönüştürülür?

bilemezsiniz, hatta hayal bile edemezsiniz. zaten bilmek de istemezsiniz.
nasılsa o sadece bir hayvandı. hem istediğiniz zaman yenisini alabilirsiniz, öyle değil mi?
umarım bunları okurken gözleriniz yuvalarından fırlıyordur ve umarım benim her gün tanık olduklarımı gözünüzde canlandırıyorsunuzdur.

işimden nefret ediyorum. işimin ve barınakların hala var olmak zorunda oluşundan nefret ediyorum. sizler değişmedikçe barınakların var olmaya devam edecekleri gerçeğinden nefret ediyorum. etkilediğiniz hayatların, sadece barınağa atıp gittiğiniz zavallı bir köpeğin hayatından ibaret olmadığını bilmiyor oluşunuzdan nefret ediyorum.

her yıl sadece amerika birleşik devletlerinde barınaklarda 11 milyon h
ayvan ölüyor ve bunu sadece siz durdurabilirsiniz. her bir canı kurtarabilmek için elimden gelenin fazlasını yapıyorum, ancak barınaklar tıka basa dolu, ve her gün yeni hayvanlar gelmeye devam ediyor.

söyleyeceğim şeye lütfen kulak verin:

barınaklardaki köpekler ölüyorken köpek satın almayın.

köpeğinize eş aramayın, köpeğinizi çiftleştirmeyin.

bir kez olsun anneliği / babalığı yaşasın demeyin. köpeklerde annelik / babalık duygusu insanlardaki gibi değildir, aile kavramı yoktur. dişi köpekler, büyüdüğü zaman yavrularını tanımazlar bile erkekler ise hiç bir zaman yavrusunu bilmez.
kısırlaştırılmamış her bir köpek, 6 yılda 67.000 köpeğin doğumuna neden olur, bunu unutmayın.

kaçınılmaz sonları barınaklarda ölmek olan yavruların doğmalarına izin vermeyin.
doğacak yavruların hepsini de sahiplenecek güvenilir insanlar buldum diyorsanız tekrar düşünün. 6 ay sonra gidip baktığınızda artık o güvenilir kişilerde olmadıklarını göreceksiniz, bundan emin olun

isterseniz benden nefret edin. ama gerçeği değiştiremezsiniz ve gerçek her zaman acıdır.
belki bunu okuyanlar içinde köpeğini çiftleştirmek isteyen, köpeğini barınağa vermeyi düşünen, ya da köpek satın almaya niyetli bir tek kişinin olsun fikrini değiştirebilirim.
belki bunu okuyan bir kişi bir barınağa gider, bir yazı okudum ve bir köpeği kurtarmaya geldim der.

anne altından yavru

tavuk, inek, hindi, koyun vb. satışı yapan kesim için hayvan üretenlere sesiniz çıkmaz, kedi yetiştirenlere tepki verirsiniz. sizin hayvanseverliğiniz bu kadar işte. devlet tarafından satış ve yetiştiricilik yapabilecek yetkilere sahipse, sertifika, yetiştirme izni ve buna benzer belgeleri varsa, vergisini de ödüyorsa başka aileleri, çocukları mutlu etmelerinde hiç sakınca yok. kedi sevgisi o ailede veya bireyde belki bir british, scottish ile başlar, sonra bu sevgi büyür sokaklara yayılır. bırakın da ne seveceğime, ne alacağıma ben karar vereyim!

sözlük yazarlarının kedili anıları

saymakla anlatmakla bitmez ama evime aldığım üçüncü kedim, henüz 2 aylıktı, soğuk algınlığı ishali var, burnu akıyor, gözleri enfeksiyonlanmış akıyor ve yarı şiş. hava soğuk, yanımda ne bir taşıma kabı var, ne de bir kutu. gece saat 23:00. yürümem gereken 25 dakikalık yol. montumun içine koydum, küçük suratı, minik bedeniyle hiç kıpırdamadan duruşu, mırıldayarak bana yol boyunca teşekkür eder gibi bakışı unutamadığım anılardan biridir. sonra tedavi süreci ve şu an gayet sağlıklı beraber yaşamaya devam ediyoruz.

parayla kedi almak

seviyorsan git al bence.

kedi sözlük'teki cins kedi düşmanları

"biz ticaretine karşıyız" deseler de her cümlelerinde cins kedilere olan nefretlerini dile getiriyorlar. fakat ben bu kafadaki yazarların sayılarının fazla olduklarını düşünmüyorum, gözüme çarpan 4-5 yazar var sadece. onlar da kendilerini iyi ifade edemiyorlar, cümlelerinin hepsi tekdüze ve hep aynı kelimelerden oluşuyor. çok dikkate almamakta fayda var. görmezden gelerek üstesinden gelinebilir. cins olsun olmasın, insanlar kedileri ile beraber yaşamaktan mutlularsa, kimsenin diğer insanların kedilerini bu denli eleştirmeye ve kötülemeye hakkı olduğu düşünmüyorum.

parayla kedi almak

seviyorsan git al bence.

kedi güzellik yarışmaları

bir kez kedilerimin ırk tescillerini yapıp şecerelerini almak için katılmıştım. 3 allbreed hakem vardı, biri rus, biri ispanyol, biri ise amerikalıydı. kedi ırkları konusunda uzmanlaşmak adına yıllarını vermişler, hepsi 50 yaş üzerindeydiler. fakat kedilerin incelemelerini öyle dikkatlice yapıyorlar ki, büyük emek ve ciddi bilgi sahibi hepsi. dünya federasyonları cidden konuya çok profesyonel yaklaşıyor, ülkelerinde de zaten kediseverler birbirlerini yemiyor cins kedilere karşı önyargılı yaklaşmıyor, kedisini ücretli sahiplendi diye kimse ipe çekilmiyor, homm öyle mi o zaman senin kedi sevginden şüphe duyuyorum gibi gereksiz polemiklere girmiyorlar. dilerim biz de bir gün profesyonelleşip dünya federasyonlarına gebe kalmaktan kurtuluruz.

parayla kedi almak

kuş bakacaksanız sokaktan serçe, karga, kırlangıç falan yakalayın. akvaryumda balık bakacaksanız dere ve göllerden sazan, kızılkanat falan yakalayın. fare için de küçük tarla fareleri var büyüklerine göre daha iyidirler. guinea pig tutkunuysanız da para vermeyip yaban domuzu alabilirsiniz.

anne altından yavru

tavuk, inek, hindi, koyun vb. satışı yapan kesim için hayvan üretenlere sesiniz çıkmaz, kedi yetiştirenlere tepki verirsiniz. sizin hayvanseverliğiniz bu kadar işte. devlet tarafından satış ve yetiştiricilik yapabilecek yetkilere sahipse, sertifika, yetiştirme izni ve buna benzer belgeleri varsa, vergisini de ödüyorsa başka aileleri, çocukları mutlu etmelerinde hiç sakınca yok. kedi sevgisi o ailede veya bireyde belki bir british, scottish ile başlar, sonra bu sevgi büyür sokaklara yayılır. bırakın da ne seveceğime, ne alacağıma ben karar vereyim!