kedilerde hamilelik ve doğum

kedilerde gebelik, dişi kedilerde 58-68 (ortalama 63) gün sürer... ortalama yavru sayısı dört tür. kedimin gebe olduğunu nasıl anlarım sorusunun cevabı ise; veteriner hekiminizin gebeliğin kesin teşhisini koyması için kedinin gebe kalışından itibaren 16-21 gün geçmesi gerekir. teşhis için ultrason kullanılabilir, karın duvarından yavruların hissedilmesi yöntemi de kullanılabilir. kedide karın bölgesindeki hacim artışı 1. ayın sonundan önce belli olmaz. bu arada kedinin iştahı dikkat çekici şekilde artar. kediyi bu dönemde normalin altında beslemeyiniz. bazı kedilerde meme bezlerinde büyüme ve pembe renk oluşumu hamileliğin erken dönemlerinde, 22 günlükten itibaren görülebilir.

birçok kedi doğuma 12-24 saat kala doğum için hazırlanır. bazıları yuva hazırlamaya 3-5 gün önceden bile başlayabilir. anne kedide süt üretimi doğum başlamadan 24-48 saat öncesinde başlar. doğum yaklaştığında meme uçlarında koyu krem renkli bir sıvı gözlemlenebilir. anne bu sütü yalayarak temizleyebilir. temizlemez ise meme üzerinde kuruyarak kabuklaşabilir. doğum yapacak kedinize ıssız bir köşede bir sepet hazırlamak çok önemlidir. çünkü kediler meraklı bakışlardan uzak durmayı severler. doğumdan sonraki günlerde yine sepetini loş bir yere bırakınız. kedinize gebeliği sırasında yüksek kaliteli yavru maması verdiyseniz doğum sırasında fazla sorun yaşamazsınız.

kedinin normal vücut sıcaklığı 38.5 c olduğu halde, doğum yaklaşırken bu 1 derece kadar düşer. doğum sancıları başladıktan sonra ilk yavrunun gelmesi 4 saati bulabilir. yavrular doğarken önce baş kısmı da gelebilir, kuyruk kısmı da. her yavrunun doğumu arasında ortalama 30-60 dakika geçebilirken bu süre 2 saate kadar da uzayabilir. bu andan itibaren kedi sepetinden ayrılmaz. bu durum yavrularını doğuruncaya ve onları ilk kez emzirinceye kadar sürer. kedi yana yatarak doğurur. her yavrunun ve plasentanın çıkarılışı iki üç kontraksiyon sonrasında hemen olur. iki doğum arasında yavrunun döl yatağındaki pozisyonuna göre, 10 dakikadan 1 saate kadar süre farkları olabilir. her yavrunun doğumunda anne onun her türlü ihtiyacı ile ilgilenir. göbek kordonunu çiğner ve koparır. plasentayı yer. plasenta içinde bulunan bazı hormonlar sütün artmasına yardım eder. daha sonra anne yavruyu yalayarak kurutur. bütün bu işlemler sırasında kediye müdahale etmeyiniz. bir köşede göz ucu ile kendinizi belli etmeden onu izleyiniz. sepete ancak sizi çağırdığı zaman yaklaşınız. anne yavruları ile ilgili tüm işlemler bittiği zaman size göstermek isteyecek ve çağıracaktır. eğer anormal şekilde miyavladığını görürseniz ve yavru suları akmış ise veya kontraksiyonlar yetersiz ise, kısaca anormal bazı noktalar görürseniz, beklemeden kedinizi veteriner hekime götürünüz.

eğer doğan kedilerin babası aynı evde ise çok dikkatli olunuz. erkek kedi ileri derecedeki iç güdüsü ile dişinin yavruları emzirme döneminden evvel kızgınlık göstermeyeceğini anlar. bu durum onun canını sıkar. bunun için dişi kedinin bir an evvel kızgınlık göstermesi amacıyla yeni doğan yavruları öldürmeye karar verebilir. anne kedi bunu bilir. onun için kendi soyundan gelen tüm erkeklerin sepete yaklaşmalarına engel olur. fakat yinede doğal gereksinimlerini karşılamak için bazen sepetin yanından ayrılabilir. bu durumda sepetin ve annenin bulunduğu odanın kapısının kapalı olmasına dikkat ediniz.

anne kedi yalnız yavruları beslemekle kalmaz onlara kendi bildiği her şeyi öğretir. kedi yavruları kör ve sağır doğarlar. yavruların 8. günden itibaren gözleri açılmaya başlar ve 12. günde ise gürültülere karşı reaksiyon gösterirler. 15. günden itibaren tam anlamı ile görür ve duyarlar.

kaynak: http://mihav.com
hamilelik döneminde daha çok ilgi istiyorlar. yani benim kızlarımda öyle oldu.son 1 ayı kaldığında ayrı odaya alarak sakin bir hamilelik dönemi geçirmelerini sağlıyorum. tabi ayrı odaya aldıysam da o odada daha çok zaman geçiriyorum ve geceleri de çoğunlukla o odada uyuyorum. doğum anında zor durumlar olabiliyor, tecrübe ettikçe de kendimi geliştiriyorum. bir bebek geldikten sonra diğer bebek 12 saat sonra gelebiliyor. o bekleme anında sevdiği yiyeceklerle enerjisini toplamasını sağlamak önemli. bir de 12 aydan önce hamile kalmasınlar mümkünse, ilk kızım 10 aylık iken hamile kaldığı için sezeryan olmak zorunda kalmıştı. tabi bir önemli ayrıntı da babanın ırkı annenin ırkından daha iri ise, dişi kedi doğumda zorlanabiliyor. scottish british çiftleşmelerinde şimdiki aklım olsa erkeği scotttish dişiyi british olarak seçerdim. veya her ikisi de british veya scottish olurdu. (scottish derken her ikisi de fold değil tabiki, biri straight olacak, aman ha!)
benim tecrübelerim sokak kedileri ile ilgili, ne yazık ki hepsinin kısırlaştırmalarına düzenli olarak yetişmek mümkün değil. sokak kedilerinde gözlemlediğim şeyleri aktarayım ben de. sokakta baktığım kedilerden hamile olanları fark ettiğimde ona kuru mama dışında ek gıdalar veriyorum, yoğurt, kayısı kıvamında pişirilmiş yumurta sarısı, vitamin ve yaş mama gibi. sabit yerini biliyorsam oraya yumuşak minderler bırakıyorum. bahçe gibi açık bir alandaysa kapalı yuva hazırlıyorum. yuvaların geniş olmasına özen gösteriyorum yavrularını kolayca emzirebilsin diye. anneliğe hazırlanan kedi bulunduğu mekanı bir kaç kedi ile paylaşıyorsa özellikle erkek kedileri doğumdan önce o bölgeden saldırgan tavırlarıyla uzaklaştırıyor zaten. dişi bir sokak kedisi genellikle ( eğer o bölgeden uzaklaşmak zorunda kalmamışsa ) annesinin onu dünyaya getirdiği yerde doğumunu gerçekleştirmeyi tercih eder. doğum yaptıktan sonra meraklı davranıp yavruları görmeye çalışmamak gerek, çok yaklaşmadan belli bir mesafeden bakmaya çalışsanız bile anne bunu hemen anlıyor ve strese giriyor. doğumdan sonra ilgi yavrularda değil özellikle anneye yönelik olmalı. kendini sevdirecek kadar uysalsa onu daha çok sevip takdir edin, güzel sözler söyleyin bu onu rahatlatır. yuvasına, yatağına yakın yerde her zaman bolca temiz su bulunsun ve emzirme süresince ek gıdalar vermeye devam edin. anne doğumu gerçekleştirdiği yerde yavruların gözleri açılıp yavaş yavaş yürümeye başlayana kadar sabit kalacaktır. yuvasında doğum yaptığı için altına koyduğunuz minderde kan lekeleri olacaktır, kirli olduğunu yavruların mikrop kapacağını düşünüp değiştirmek isteyebilirsiniz ama yapmayın, yavrularına eldivenle bile dokunsanız anne bundan huzursuz olacaktır. yavrular yuvadan çıkmaya başladığında değiştirmek için fırsatınız olacak. bir de en başta yuvayı konumlandırırken yağmur ve rüzgar almayacak şekilde koyun ve tekrar yerini değiştirmeyin. ne kadar düşünceli ve iyi niyetli olursanız olun müdahalelerinizi minumumda tutun, şunu unutmayın hiç bir insan bir yavruya annesi kadar iyi bakamaz ve onun ihtiyaçlarını annesi gibi bilemez. bazen anne dünyaya getirdiği yavrulardan birini veya bir kaçını dışlayabilir. bunun nedeni genellikle onlarda sağlıklı olmayan bir şeylerin olmasıdır ( belki gelişmemiş akcigerler, hasta bir kalp, kim bilebilir. ) bu yavruların hayatta kalamayacağını bildiğinden onlara süt ve zaman ayırmamayı daha doğru bulur diğer sağlıklı yavruların hayatta kalma şanslarını arttırmak için. böyle bir durumda yavruları alıp onları hayatta tutmaya çalışabilirsiniz fakat en doğru bakımı yapsanız bile genellikle onları en çok 7 -15 gün hayatta tutabilirsiniz, bence yine de denemeye değer . kimi zaman da annenin bebeklerinden birini, bir kaçını yemiş olduğunu fark eder ( geriye kalan minik bir patiden, bir parça deriden ) veya direkt şahit olabilirsiniz. bu sizi şok edebilir ilk anda, şayet anne bunu yetersiz besin alımı protein eksikliği yüzünden yapmamışsa yine aynı sağlık sorunu nedenlerinden anne yavruyu önce boğup sonra yemiştir. vahşi doğada da bu böyledir çoğu zaman, anneler hasta yavrularının öleceğini bilir ve ölü bedenin kokusunu başka yırtıcıların alıp yuvanın yerini tespit etmemesi için bunu yapar. bebekler yirmi , yirmi beş günlük kadar olduklarında anne onları taşıyacaktır. buna da müdahale etmeyin. onlara bildiklerini öğretmesi için bu gerekli. taşıdığı yeri görebilirseniz temiz bir minder yerleştirdiğiniz yuvayı yakınına bırakabilirsiniz, tercih ederse kullanacaktır. anne bebekleri uzağa taşısa bile ( ki en fazla 50 metre uzaklığa götürür büyük bir tehdit yoksa ) beslendiği yere gün içinde bir kaç kez gelip gidecektir. bu sırada yavrular hızla gelişecekler. anne onların aynı bölge içinde belli mesafelerde aralıklarla yerlerini değiştirecek. onlara ileride doğum yapabilecekleri, barınabilecekleri yerleri gösterecek. tuvalet eğitimlerini verecek, kuşları gözlemeyi, börtü böceği, avlanmayı öğretecek. yavrular birbiri ile oynayıp, güreşip, birbirlerinin canlarını yakarken onları izleyecek ve bazen de aynı şeyi yavrularına o yapacak. onun yavruları incittiğini düşünmeyin, bu boğuşmalar onların ileriki zaman için talimleridir. yavrular belli bir yüksekliğe zıplayabilecek, anne sütü dışında gıdaları yiyebilecek hale geldiklerinde anneleri onları beslendiği yere geri getirir ve bir süre daha oralarda oyalar. anne onları geri getirdiğinde yavrular artık yumak yumak sevilecek hale gelmişlerdir ama tüm bu süreçte siz anneye saygılı davrandığınız müdahaleci olmadığınız için yavrular insana alışkın değillerdir artık. anne size yaklaşıyorsa bir süre sonra onlarda sizi inceleyip yaklaşmaya başlarlar. şayet onları sürekli olarak gözleyip beslemeye müsait değilseniz veya ömürlük yuvalara sahiplendiremeyecekseniz ilgilerine samimiyetle karşılık vermemeniz onların hayrına olur zira sokaklarda hayvanları fazlalık ve incitilmesi sorun olmayan yaratıklar olarak gören bir çok kişi olacak. çocukların oyuncağı ve kötü insanlar için kolay hedef olmamaları için yabani olmaları çok daha iyi olur. 2. ay tamamlandığında anneleri onları daha tehlikeli sokak içlerine doğru götürmeye başlar. bunu genellikle geceleri etraf nispeten sakinken yapar. anne bu sıralarda tekrar kızgınlığa girip gebe kalmaz ise yavrularına her gün daha az ilgili ama yine de 3,5 - 4 ay kadar bakmaya, eğitmeye devam eder. tüm bu süreçte sağ salim hayatta kalabilen yavrular, özellikle erkek olanlar yavaş yavaş gözden kaybolur. annelerinden öğrendikleri ile kendilerine yeni bir bölge bulup korunmasız olarak hayatta kalma mücadelesine başlarlar.
bildiğim ve tecrübe ettiğim tek şey,
doğum yapmak üzere olan anne kedinin sancılarını farkettiğinizde, yanında olduğunuzu hissettirecek kadar yakınında olmak,
anne kedinin davranışlarını pür dikkat ve rahatsız etmeden gözlemlemek,
ve herşey yolunda olmasına rağmen bir anlık panikle kucaklayıp veterinere koşturmamak,
gerçekten de kediler, extrem durumlar dışında dehşet bir özgüvenle doğum sürecini yönetiyorlar.

ben çok panikleyip, bir çocuğumu kaptığım gibi arabaya atmıştım da,
veterinerimiz çok ciddi azarlamıştı beni "senin yüzünden strese girmiş yavrucak, b.k vardı sokmuşsun burnunu, hadi bakalım durdurdu doğumu şimdi napıcaz" diye.
çok şükür ki, doğdu bebeklerimiz ama ben alı al, moru mor özür üstüne özür dilemiştim kızımdan.
ordan bildirdim, benim gibi panikleyenler olursa diye.

dipnot: tabii kedisini tanıyan herkes, içgüdüsel olarak farkeder sorun olup olmadığını.
ben paniğimin kurbanı olmuştum.
9. haftadayiz, ama kizimizin istahi azaldi.. bugun 53.gunu. azicik yiyip bir sure sonra mamayi kusuyor.. yabanci kaynaklari arastirdik normal bir surecmis cunku yavrular buyudukce mide kapasitesi kuculuyormus.. bu konuda tecrubesi olan var midir merak ediyorum?