ankara izmir arası git gel yapıyoruz 12 yıldır. son 3 yılımızı urla'da geçirdik kediler köpekler ve iki insan yavrusu ile. zaman nereye götürür bilinmez.
her bir kedinin tercihi farklıdır bizim evde. şeker hanım yatakta burnunu burnuma dayar, biber oğlan ah bir otursa da omzuna çöksem diye bekler. boncuk bey büyük kızın kucağında, fıstık hanım küçük kızın sırtında. bir de dolap içi tercih edenler var, incirik ve pırtık gibi...
hele de eviniz büyükse pek sık yaşanan bir durumdur. çağırırsınız seslenirsiniz kedi yok. önce kapı ve pencereler kontrol edilir. ahali sorguya çekilir. sonra olmadık bir anda çıkar ortaya kuyruklu. ve siz koca bir ohhh çekersiniz.
son dönemde inanılmaz artış gösteren üründür kendileri. bir zamanlar silika kullanıyorduk tozu rahatsız ettiği için betonite geçtik. ama bu hızlı artışla yakında deniz kumu kullanacak gibiyiz.
aslına bakılırsa 650 kişinin üzerinde kayıtlı yazar var. buna rağmen bu kadar az yazı girilmesi üzücü. ben bi kedisever olarak elimden geldiğince yazmaya devam edeceğim.
ilk kızıma hamileyken kedilerim vardı. kızım doğdu 4 kedi ona ablalık ve ağabeylik yaptılar. ikinci kızım doğduğunda yine kedilerim vardı. büyük kızım kardeşini gördüğünde onu da kedi zannetti ve "mauvv" diyerek karşıladı. hala kedilerim var. kızlar büyüdü ve onlar da birer kedici oldu. kedi ve bebek bir evin neşesidir.
ilk kızıma hamileyken kedilerim vardı. kızım doğdu 4 kedi ona ablalık ve ağabeylik yaptılar. ikinci kızım doğduğunda yine kedilerim vardı. büyük kızım kardeşini gördüğünde onu da kedi zannetti ve "mauvv" diyerek karşıladı. hala kedilerim var. kızlar büyüdü ve onlar da birer kedici oldu. kedi ve bebek bir evin neşesidir.