hayregül kayra kıvrak

Durum: 22 - 0 - 0 - 0 - 09.10.2018 07:59

Puan: 472 - Çaylak Kedici

5 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazarkedi.

Hacettepe Üniversitesi
  • /
  • 2

kucağa aldırmayan kedi

asla affetmem, kucağıma alır deli gibi severim sonrasında bir iki saat benden uzak durur ama uyurken yanıma gelip yatar beyefendi.

kışı güzel kılan detaylar

kedim, filtre kahvem ve battaniyem.

kedi sahibi olmak niçin faydalıdır

sorumluluk getirir ve çoğu zaman sabırlı olmanız gerekir, bu yüzden ruhsal açıdan son derece faydalıdır.

kedilerin sevdiği şarkılar

yüksek sesle bile olsa leonard cohen dinlerken ipadin üzerinde uyuyup kalması, çok sever. (tom waitsi sevmez nedense)

dişi kedi mi erkek kedi mi

kedilerle sohbet etmek

oskar bir tuxedo ve tanıdığım herkesten daha konuşkan, sadece benimle konuşması ve diğer tüm insanlardan deli gibi saklanması da aramızdaki özel bağın özeti.

kedi sözlük yazarlarının meslekleri

kediyi evin içinde kaybetmek

balkondan düştüğü sanıp, 5 dakikada 4 mahalleyi gezmişliğim vardır, eve döndüğümde ise; karşımdadır.

kedicilerin ortak özellikleri

şüphesiz en büyük ortak özelliğimiz, pek az insanın sahip olduğu güzel kalbimiz ve vicdanımız..

kedime not

eylül 2015..sabah yürüyüşüm sırasında istanbul nişantaşı city's arkasındaki mıstık parkı'ndaki kedi evlerine düştü yolum tesadüfen. yeni atılan 2 yavru kedi vardı, birisi bakımlı iken diğerinin gözleri kör olmaya yakın, cılız bedeni pireler, bitler ile kaplıydı..
kedileri dikkatlice inceleyen yaşıtım bir bayan dikkatimi çekti, biraz sohbet ettik ve bir kedi yavrusu sahiplenmeye geldiğini öğrendim. tabi ki o, güzel yavruyu seçti, ayakkabı kutusuna hava delikleri açtıktan sonra bakımlı olan yavruyu içine koyduk, evine götürdü. geçici olarak istanbul'a gelmiştim ve kendime ait bir evim yoktu, kardeşimin ya da arkadaşımın evinde misafirdim.
şimdiye kadar olduğu gibi hasta ve muhtaç bir hayvanı görüp, ardımda bırakmadığım gibi o hasta miniği de orada yalnız bırakmadım. gözleri düzeldi, parazit ilaçları yapıldı, toparlandı derken, mantarının olduğunu onu yıkadıktan 2 gün sonra tüm vücuduna yayıldığında anladım, çok zor atlattık, neredeyse tüm tüyleri döküldü, zeytinyağı ile tekrardan çıkmasını sağladım, 6 ay boyunca tedavi gördü ve aralıklar ile 3 aşı yapıldı. eve dönme vaktim geldiğinde henüz 3 aylık bile yoktu, thy için gerekli olan şartları yerine getirerek oğluma pasaport çıkarttım, bu arada yaşını birazcık büyütmüş olabilirim. :) çok küçük olmasının da etkisi ile inanmayacaksınız ama uçaktan hiç korkmadı ve harika bir yolculuk sonrası evimize geldik. can oğlum canım oğlum oskar oldu ismi.. aramızda çok özel bir bağ var ve bu her yaşanan zorluğa değdi, onu tarifsiz seviyorum.

kedime not

”kedinin duygusal dürüstlüğü tamdır. insanlar çeşitli nedenlerden duygularını saklayabilirler ama bir kedi asla.” (ernest hemingway)
dürüst olmanı çok seviyorum oğlum oskar.

kedi sevme sebepleri

tamamen genetik yollarla aktarıldığını düşündüğüm, güzel atalarıma ait bir alışkanlık olmalı çünkü kedi sevmeyen bir aile üyemiz yok (anne tarafım), nesillerdir böyleyiz. sevginin nedeni olmaz bence.

birden fazla kediyle yaşayan kediciler

sürekli kedi kumu değiştirmek zorunda kaldığım eylem, bazen sabah 06:00'da bazen gece 00:00'da..

ünlü kediler

towser adlı dişi kedinin bronz heykeli iskoçya’da glenturret damıtımevi’nin bahçesinde duruyor. o, “dünya fare avlama şampiyonu” olarak “guinness rekorlar kitabı”na girmiş bir kedi. glenturret damıtımevi’nde 24 yıl yaşamış olan towser, yaşamı süresince 28 bin 899 tane fare yakalamış. 1963-1987 yıllarında yaşamış olan kedi günde üç fare öldürüyormuş.

ünlü kediler

winston churchill’in en sevdiği kedisi jock’tu. 1965’te churchill son nefesini verirken başından hiç ayrılmayan jock, 1974’te ölene kadar churchill’lerin aile ikametgahı olan chartwell’de yaşadı. churchill vasiyetine chartwell’de daima jock adlı bir kedi yaşayacak diye bir madde koydurtmuştu. şu anda orada ııı. jock yaşıyor...

ünlü kediler

portakal (orangey) adlı sarman, bugüne kadar pek çok önemli filmde rol aldı. ünlü hayvan bakıcısı frank ınn tarafından keşfedilen portakal, 1951 yılında, “rhubarb” filmiyle sinema dünyasına adım attı. 1961’de “breakfast at tiffany’s” filminde audrey hepburn’ün kedisi rolünü oynamasıyla ününün doruğuna ulaşan portakal, bu rolüyle bir heykelciğe, rhubarb’daki rolüyle de hayvan dünyasının oscar’ı olan patsy ödülü’ne layık görüldü.

ünlü kediler

18’inci yüzyılda ünlü olan italyan besteci domenico scarlatti, kedisi pulcinella sayesinde en ünlü parçalarından birini besteledi. resmi adı “kk. 30, fa minör füg” olan bu tek bölümlü klavsen sonatı, gayri resmi olarak “kedi fügü” olarak biliniyor. kedinin, klavyenin üzerinde gezinmesiyle ortaya çıkan hoş notaları bir kenara not eden sanatçı, bunun üzerine koca bir füg bestelemiş. eser bugüne kadar pek çok resitalde yer aldı.

ünlü kediler

1960’da hindistan’da elçilik yapan abd’li john kenneth galbraith’in kedisi ahmedabad yüzünden neredeyse savaş çıkacaktı. doğduğu kentin anısına kedinin adını “ahmedabad” koymaları ve ona kısaca “ahmed” demeleri kıyameti kopardı. çünkü “ahmed”, hz. muhammed’in isimlerinden biriydi. pakistan’da halk ayaklandı, amerikan binaları taşlandı, galbraith ölüm tehditleri aldı. yapılan açıklamalar sonucunda kriz sona erdi, kedinin de adı gucerat olarak değiştirildi.

hayregül kayra kıvrak

sokak kedilerini beslemek

bir sokak kedisinin, sayenizde tok yatacağını bilmek en güzel mutluluklardan birisidir. bu mutluluk insanda alışkanlık yapar ve yanınızda mama taşımaya başlarsınız.
  • /
  • 2
Henüz hiç başlık açmamış.

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

zor anımızda ulaşabileceğimiz, bilmediğimiz konularda danışabileceğimiz gönüllü veterinerlere ihtiyacımız var. sözlük üyeleri arasında veterinerler veya kendisine bilgi verilmek kaydıyla veteriner bilgisi sağlayacak üyelerimiz varsa lütfen bize ulaşın, bilgilerinizi sözlüğümüzde paylaşalım. belki bir telefon görüşmesiyle bir can kurtarırız.

iletişim mailimiz: info@kedisozluk.com

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

afra ekinci doğruer bizi destekleyen bir diğer veterinerimiz. gönüllü veterinerimize 05331338490 numaralı telefondan ulaşabilmeniz mümkün. kendisi kırklareli'deki soho-pet veteriner kliniği'nde veteriner hekim olarak çalışmakta. katılımı ve desteği için kendisine çok teşekkür ederiz.

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

çiğdem şahin gönüllü veterinerimiz oldu. kendisi ankara üniversitesi veteriner fakültesi mezunu. ankara çankaya'daki sancak veteriner merkezi'nde veteriner hekim olarak çalışıyor. danışmak istediğiniz konular olursa 0530 069 5084 numaralı telefondan kendisine ulaşmanız mümkün.

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

hasan akın sesimize kulak verdi. kendisi istanbul çekmeköy'deki vet çizmeli kedi veteriner kliniği'nde. gönüllü veterinerimize 0 530 816 1402 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. kendisine çok teşekkür ederiz.

kedi sözlük gönüllü veteriner veritabanı

ahmet akgül ilk gönüllümüz oldu. ankara çankaya'daki sancak veteriner merkezi'nde çalışan ahmet beye 0546 223 2113 numaralı telefondan geceleri arayabilir, gün içinde 7/24 whatsapptan mesaj ile ulaşım sağlayabilirsiniz. desteği için kendisine teşekkür ederiz.

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

pars'ın başka bir kedisi holly.

sözlük yazarlarının kedilerini paylaşıyoruz kampanyası

Toplam entry sayısı: 22

kedime not

eylül 2015..sabah yürüyüşüm sırasında istanbul nişantaşı city's arkasındaki mıstık parkı'ndaki kedi evlerine düştü yolum tesadüfen. yeni atılan 2 yavru kedi vardı, birisi bakımlı iken diğerinin gözleri kör olmaya yakın, cılız bedeni pireler, bitler ile kaplıydı..
kedileri dikkatlice inceleyen yaşıtım bir bayan dikkatimi çekti, biraz sohbet ettik ve bir kedi yavrusu sahiplenmeye geldiğini öğrendim. tabi ki o, güzel yavruyu seçti, ayakkabı kutusuna hava delikleri açtıktan sonra bakımlı olan yavruyu içine koyduk, evine götürdü. geçici olarak istanbul'a gelmiştim ve kendime ait bir evim yoktu, kardeşimin ya da arkadaşımın evinde misafirdim.
şimdiye kadar olduğu gibi hasta ve muhtaç bir hayvanı görüp, ardımda bırakmadığım gibi o hasta miniği de orada yalnız bırakmadım. gözleri düzeldi, parazit ilaçları yapıldı, toparlandı derken, mantarının olduğunu onu yıkadıktan 2 gün sonra tüm vücuduna yayıldığında anladım, çok zor atlattık, neredeyse tüm tüyleri döküldü, zeytinyağı ile tekrardan çıkmasını sağladım, 6 ay boyunca tedavi gördü ve aralıklar ile 3 aşı yapıldı. eve dönme vaktim geldiğinde henüz 3 aylık bile yoktu, thy için gerekli olan şartları yerine getirerek oğluma pasaport çıkarttım, bu arada yaşını birazcık büyütmüş olabilirim. :) çok küçük olmasının da etkisi ile inanmayacaksınız ama uçaktan hiç korkmadı ve harika bir yolculuk sonrası evimize geldik. can oğlum canım oğlum oskar oldu ismi.. aramızda çok özel bir bağ var ve bu her yaşanan zorluğa değdi, onu tarifsiz seviyorum.

kedilerin küçük şifacılar olması

-kediler 20-140 hz aralığında mırlama titreşimleri yayarlar. bilimsel araştırmalar göstermiştir ki, bu frekansta titreşen sesler, birçok hastalığın tedavisinde etkili olmaktadır.
-mırlayan bir kediyi sevmek sakinleştirir ve stresi azaltır.
-kedi sahibi olan insanların 40% daha az kalp krizi riskleri vardır.
-mırlama titreşimleri tendon ve kas sakatlanmalarını rahatlatmaktadır.
-kedi mırlamaları yaraların enfeksiyon ve şişlik riskini azaltmaktadır.
-mırlamalar solunum güçlüğü semptomlarını azaltmaktadır.
-mırlamanın titreştiği frekans aralığı, birçok hastalığa iyi gelen ses frekansı aralıklarına denk düşmektedir.
-kediyi sevmek ve mırlamasını dinlemek kan basıncını düşürür.

kedileri sevmeyen hatta nefret eden insan

“insan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.” demiş anatole france, kısacası ruhunu eksik bulduğum insan tipi.

ünlü kediler

1960’da hindistan’da elçilik yapan abd’li john kenneth galbraith’in kedisi ahmedabad yüzünden neredeyse savaş çıkacaktı. doğduğu kentin anısına kedinin adını “ahmedabad” koymaları ve ona kısaca “ahmed” demeleri kıyameti kopardı. çünkü “ahmed”, hz. muhammed’in isimlerinden biriydi. pakistan’da halk ayaklandı, amerikan binaları taşlandı, galbraith ölüm tehditleri aldı. yapılan açıklamalar sonucunda kriz sona erdi, kedinin de adı gucerat olarak değiştirildi.

ünlü kediler

winston churchill’in en sevdiği kedisi jock’tu. 1965’te churchill son nefesini verirken başından hiç ayrılmayan jock, 1974’te ölene kadar churchill’lerin aile ikametgahı olan chartwell’de yaşadı. churchill vasiyetine chartwell’de daima jock adlı bir kedi yaşayacak diye bir madde koydurtmuştu. şu anda orada ııı. jock yaşıyor...

kedilerin küçük şifacılar olması

-kediler 20-140 hz aralığında mırlama titreşimleri yayarlar. bilimsel araştırmalar göstermiştir ki, bu frekansta titreşen sesler, birçok hastalığın tedavisinde etkili olmaktadır.
-mırlayan bir kediyi sevmek sakinleştirir ve stresi azaltır.
-kedi sahibi olan insanların 40% daha az kalp krizi riskleri vardır.
-mırlama titreşimleri tendon ve kas sakatlanmalarını rahatlatmaktadır.
-kedi mırlamaları yaraların enfeksiyon ve şişlik riskini azaltmaktadır.
-mırlamalar solunum güçlüğü semptomlarını azaltmaktadır.
-mırlamanın titreştiği frekans aralığı, birçok hastalığa iyi gelen ses frekansı aralıklarına denk düşmektedir.
-kediyi sevmek ve mırlamasını dinlemek kan basıncını düşürür.

kışı güzel kılan detaylar

kedim, filtre kahvem ve battaniyem.

kedilerle sohbet etmek

oskar bir tuxedo ve tanıdığım herkesten daha konuşkan, sadece benimle konuşması ve diğer tüm insanlardan deli gibi saklanması da aramızdaki özel bağın özeti.

kedileri sevmeyen hatta nefret eden insan

“insan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.” demiş anatole france, kısacası ruhunu eksik bulduğum insan tipi.

kedime not

eylül 2015..sabah yürüyüşüm sırasında istanbul nişantaşı city's arkasındaki mıstık parkı'ndaki kedi evlerine düştü yolum tesadüfen. yeni atılan 2 yavru kedi vardı, birisi bakımlı iken diğerinin gözleri kör olmaya yakın, cılız bedeni pireler, bitler ile kaplıydı..
kedileri dikkatlice inceleyen yaşıtım bir bayan dikkatimi çekti, biraz sohbet ettik ve bir kedi yavrusu sahiplenmeye geldiğini öğrendim. tabi ki o, güzel yavruyu seçti, ayakkabı kutusuna hava delikleri açtıktan sonra bakımlı olan yavruyu içine koyduk, evine götürdü. geçici olarak istanbul'a gelmiştim ve kendime ait bir evim yoktu, kardeşimin ya da arkadaşımın evinde misafirdim.
şimdiye kadar olduğu gibi hasta ve muhtaç bir hayvanı görüp, ardımda bırakmadığım gibi o hasta miniği de orada yalnız bırakmadım. gözleri düzeldi, parazit ilaçları yapıldı, toparlandı derken, mantarının olduğunu onu yıkadıktan 2 gün sonra tüm vücuduna yayıldığında anladım, çok zor atlattık, neredeyse tüm tüyleri döküldü, zeytinyağı ile tekrardan çıkmasını sağladım, 6 ay boyunca tedavi gördü ve aralıklar ile 3 aşı yapıldı. eve dönme vaktim geldiğinde henüz 3 aylık bile yoktu, thy için gerekli olan şartları yerine getirerek oğluma pasaport çıkarttım, bu arada yaşını birazcık büyütmüş olabilirim. :) çok küçük olmasının da etkisi ile inanmayacaksınız ama uçaktan hiç korkmadı ve harika bir yolculuk sonrası evimize geldik. can oğlum canım oğlum oskar oldu ismi.. aramızda çok özel bir bağ var ve bu her yaşanan zorluğa değdi, onu tarifsiz seviyorum.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.