akıllı boz'um her tuvaletten sonra miyavlar temizlemem için. ben gitmeden asla çıkmaz tatlım. bu gariplik mi bilmiyorum ama bence çok tatlı ve aşırı pozitif bir farklılık.
ben yanlis okudum sanirim? her tür canlida psikolojik travmalar sorunlar vs olabilir. hatta her tür canlinin her biri sosyal olacak diye de bir sey yoktur. yillarca izledim ve hic boyle dusunmeme sebep olacak bir sahne ya da kurgu ile karsilasmadim. programi yapan kisinin amaci zaten sorun yasanilan canlilarin uyumu konusunda yardimci olmak ve eger yanlis hatirlamiyorsam hepsinde sorun "yanlis ya da eksik bakim" oluyordu.
kedilere dusman yapan tarafina hic rastlamadim boyle bir algı da gayet ilginc geldi. tanisma sansim olsa dakika beklemem tanisirim. bir uzerine vegan olmus ki %100 adamım.
gerçekte yaşadığım bir diyalog.
- abi nasılsın?
+ grip olmuşum. benim kedi de grip oldu.
- ne yaptın peki?
+ doktora gittim. doktor ilaç yazdı. kediyi veterinere götürmedim. sen bilirsin, buna ne yapılır?
- abi, doktor sana ne ilaç yazdıysa, aynısının çocuk dozunu kedinin mamasına kat (veterinerinize danışınız).
- olur mu yav! bu insanlar için!
+abi, valla, insan için. doğru diyorsun da, o ilaç piyasaya sunulmadan evvel hayvanlarda deneniyor. sonra ilaç istenilen etkiyi verince piyasaya sürülüyor.
biri chinchilla diğerleri saf kan sokak olmak üzere 5 kedim var. sokak kedilerime bonacibo kısırlaştırılmış yetişkin maması veriyorum. sokaktakileri ise yıllardır miço ile besliyorum. hiç sorun yaşamadım. mama konusunda benim kriterim chinchilla kedim. 12 yaşında ve dişi. son derece seçici. asla ev yemeği, yaş mama yemiyor. kuru mama önceleri hills +7 maması kullanıyordum. çok sevmesede yiyordu. sonra royal canin persian denemeye karar verdim. bayıldı ancak hills yerken dökülen tüyleri royal canın de % 100 artış gösterdi. sonra araştırmaya başladım. n&d mamanın en iyilerinden biri olduğunu öğrendim. denemeye karar verdim. hemde ekonomik olsun diye 10 kg lık aldım.acaba sevecek mi endişesiyle açtım. hepsi çıldırdı. yemeye başlamasının üzerinden henüz bir hafta geçmesine rağmen tüy dökülmesi bıçak gibi kesildi,bağırsakları müthiş rahat çalışıyor.eğer mamanın ve dışkısının korkunç kokusuna dayanırım diyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum.ya koku ya tüy seçim sizin.
katılım ücretsiz, ilk kayıt olan 200 kişiyle sınırlı. konuşma metnini önceden istiyorlar, 10 dk ile sınırlı söz hakkı var. belediyeler neden bir şey yapmıyor diye kendi kendimize yakınacağımıza, söz alıp önerilerde bulunmak, böyle bir çalıştaya katılıp sokaktaki canlar için yapılacak hizmetler hakkında katkıda bulunmak en güzel yol. özellikle ankara’da yaşayanlara duyurulur.
yıllar sonra gelip buraya editlemek istedim, benim gibi sokaktan yetişkin kedi sahiplenenler için veri olsun. arkadaşlar ben sokağa uyum sağlamış bir kediyi mecburiyetten eve aldım ameliyat olması gerekiyordu hayatta kalabilmesi için. kendisi özgüveni yüksek bir şahsiyet ona kalsa sokakların kraliçesi olmaya devam edecek ama bilmiyor ki artık normal mama yiyemez, avlanamaz, dişleri olmadıgı için mücadele edemez. bilmiyor. dolayısıyla benimle yaşamasına karar verdim. şimdi aradan yıllar geçti ve size sonucu yazabilirim. kedim sağlıklı. ama onu eve hapsetmiş değilim kontrollü bir deney yaptım. apartmanda yaşadığımız zaman içerisinde bahçe arzusuyla bir kaç kez seyahate çıktı ve kendisini ikna edip içeri getirdik. şu an şehir hayatının biraz dışında biryerdeyiz, motorlu taşıt yok ve orman var kendisi dışarı çıkıp girebiliyor ve arkadaşlar kedim hava güzelken kesinlikle ama kesinlikle dışarıyı tercih ediyor. sataşan kedilere direniyor kendini savunuyor. hava bozunca kuyruğunu kıvırıp beni içeri al miyavlamasıyla durumu izah ediyor tabii. bilmenizi isterim ki bence kediyi eve kapatmak .çok da sağlıklı bir durum değil ancak burada fayda zarar dengesine bakmak gerek. şehirde ortamlar belli. hayvanınızı sokağa salayım derken kimse bir trafik canavarının sebep oldugu klinik durumlarla başbaşa kalmak istemez. ya da erkek olsaydı bir mücadele sonucu yara alıp kaybedebilirdim daha önce yaşadım. bu kesinlikle sizin kedinizin karakter yapısıyla alakalı bir durum olsa da ben bir kedinin bütün bir ömür 4 duvar arasına hapsedilmesini vicdanen onaylayamıyorum. bu benim bakış açım. doğrular baktıgınız yere göre değişir. sevgiler kediseverler
calymath bénin bir tiyatro senaristidir.
biyoloji mezunu ve patisaray istanbul üyesi bir cattery.
kendini daha çok sivil toplum insanı olarak görüyor.
uzmanlığı ile ilişkili sosyal sorumluluklarla uğraşmayı seviyor.
maalesef para kazanmıyor.
samimiyet yoksunu görünsek bile maalesef bu da benim görüşümdür. çünkü hayvanların kıl/tüyüne genel olarak alerjim var, tamamen sağlık durumumla alakalı. yoksa hayvanları genel olarak bizler de seviyoruz.