kediyi özlemek

evimle işim çok yakın birbirine. her öğlen eve gidiyorum onları görmeye ve kontrol etmeye.
bütün gün işyerindeyken aklımdan çıkmıyor oğluşum. gün içi evi arayıp mutlaka miyavlamasını duyuyorum. onu bırakıp bir yere gittiğimde sürekli aklım onda kalıyor. çok ama çok özlüyorum.
bu aslında karşılıklı. benim onları özlediğim kadar onlar da beni özlüyorlar.
sabah evden çıkarken koklayarak üçünü de öpmek, akşam kavuşma olacağı halde yine de özlemek, arkandan bakan gözlere dönüp bir kez daha bakmak.. en zoru ise artık göremeyecek olduğun evladı özlemektir..
hele küçük sabahları bir tatlı oluyor bir tatlı oluyor, mırıl mırıl sürünmeler, tırlamalar. sabah zaten özlemiş olarak uyanıyorum, hiçbir şey yapmadan önce hemen ikisini sevmeye gidiyorum. gün boyu da telefondaki ekran resmimden hasret gideriyorum.
daha tatil başında, yola çıktığımızın ilk saati "minnak' ım n'apıyor acaba" diyen bir çocuk var bende... biz de özlüyoruz keratayı... kamera ile izlenen pansiyon olsa ne güzel olurdu.
işe giderken bile gözlerimin ıslanmasını engelleyemiyorum. tatile giderken valizimi göstermeden kaçırmaz isem miyavlıyor ve ben bırakıp gidemiyorum. her an özlüyorum ve sürekli ondan bahsetmek, sürekli onu anlatmak istiyorum.
patilerinin kokusu burnunda tüter insanın.. hele bir de tatile gideceğini anlayıp, mahsun mahsun bakarsa..
ben de kedimi çok özledim sözlük. hep aklımın bir köşesinde.bazen kapı açılıyor o geldi sanıyorum. o gittikten sonra benden de bir şeyler gitti. tarifi mümkün değil ama çok özledim sözlük çok...
onun beni hiç özlemediğini düşünürdüm ama şu son 1 haftalık ayrılıktan sonra resmen kucağımdan üstümden inmedi. üzüldüm ama sevindim de, iyi olmuş azıcık da o bana düşkün olsun
gün içinde aklına gelir burnun sızlar ah dersin eve gelip sarmalancağın ana dek.
eskiden dışarıda vakit geçirmek isterken şimdi eve koşarak gitme sebebim
kedinizi ozlemek cok baska birsey.kavustugunuzda size attığı tribi gormek harika.demek ki neymiş o da beni özlüyor
yurtdışında yaşadığım dönem aylarca ondan uzak kalmıştım. kamera açtığımız zaman ailemi değil kadifeyi görünce salya sümük ağlıyordum. gerçekten zor.
özlemeyen var mı ki. evin içinde bile bir süre gözden kaybolunca bulup getiriyor, gözünün önünde olsun istiyor insan. gece yatağa gelmediğinde kalkıp onu aramaya başlıyor. * aşk böyle bişey.
iki günlük haftasonu kaçamağından dönerken yol boyunca onun fotoğraflarına bakarken bulmaktır kendini.
eniştemin alerjisi sebebiyle ev arkadaşımın erkek arkadaşına emanet ettim geldim evlatlarımı. tam 9 gün oldu burnumda göbeklerinin kokuları var. son 5 gün. sarılıp bunaltmak istiyorum ikisini de en kısa zamanda.
siyah beyaz bir kedi vardı. ismi sylvester'dı. öldü. ara ara düşünürüm kendisini.
son iki aydır iliklerime kadar hissettiğim derin özlem. oğlum turunç 17 ekim akşamı camdan düştüğünden beri klinikte tedavi görüyor,iş çıkışı görmeye gidiyorum. klinik kapanıncaya kadar seviyorum ama onu evime götüremiyor olmak her gün daha çok ağlatıyor.tedavisi ve sağlığı için orada olması tek tesellim .
okuldayken veya bir yere davetliyken sıkça karşılaştığım durum. telefonumdan resimlerine bakıp videolarını seyrederek hasret gideriyorum.