kediyi özlemek

şu an aşırı özledim seni çakıl'ım.. geç saate kadar çalışıcam bugün ama gelir gelmez öp öp öp öp do ya ma dım olacağım.. aşkım depreşti resmen!
evden çıktığım her an hemen eve gidip sarilip uyuma hayalleri kuruyorum.. bir kac günlüğüne hele asla gidemem burnumda tuter hemen
nöbete gittiğimde,2.saatinde özlerim daha oğlumu ama aynı şehirde olduğumuzdan mı bilmem içim daha rahattır.şimdi onu en güvendiğime anneme emanet ettim.ama aklım onda.çok özledim oğlumu.fotoğraflarına baktım.ne yalan söyliyim gözümden de aktı birşeyler.anne olmak böyle birşey mi acaba?onun sevgisi bambaşka.
yalnız kedici olmayan biri okusa vallahi delirmiş kaç kaç derler
işten eve gelene kadar özlediğim doğrudur.
soğuk havada battaniye altında ısınmayan ayaklarımı ısıtmanı,tüylerinden yayılan bana gri rengini anımsatan biraz toz biraz salya karışık kokunu,göbeğini okşamayı,patilerine masaj yapmayı,yüzünü öpmeyi,maoww diyişini,sabahın 5'inde kapıyı aç diye miyavlamanı,kuru mama yeme sesinle uyanmayı,yakaladığın kuş-fare-yarasa-böcek ile fotoğraf çekmeyi,kızgınlık döneminde sabah 5'te uyandırıp kendini soldan sağa savurup tatlı tatlı miyavlamanı herbişeyini özledim yeaa!
bu aralar yeni fark ettim bir ortamda otururken birden off ben kedimi ozledim ya diyip kalkıyorum gecen gun amcamlarda da yapmisim aynisini farkinda degilim. sanirim bana küstüler..
bu özlem öyle çok olabilir ki eve wi-fi kamera aldırıp işyerinden izlettirebilir.
sylvester. yarı ev, yarı sokak kedisiydi. siyah beyazdı. o yüzden sylvester adını koymuştum. hırsızdı. evin mutfağı amerikan tarzı mutfaktı. mutfakta tezgah üzerinde nasibini çalar sonra da balkonda yerdi. ne kızardım. arkadaş, bari küçük parçayı çal. büyüğünü neden çalıyorsun? değil mi ama. yediği içtiği sonuna kadar helal olsun. ara ara çok özlerim kendisini. izmir çok sıcak. balkonda beraber az uyumadık. gelirdi yanıma beraber uyurduk. öldü gitti o da. iyiler beyaz atlarına binip gittiler. iyi olan kimse kalmadı artık.
başlığı görünce ben “aa beni anlayanlar vaaar” akşam eve koşarak gelme sebebimdir. vallahi çok özlüyorum pofuduğumu, en son yurtdışındayken özledim diye gece az ağlamadım:((
huzursuzsun ışte... aklın onda.
başkasının köpüşünü görsem ya da sokakta ufacık bir serçeyle gözgöze gelsem bana bebeğimi hatırlatır. eve gidince kocaman sarılırım ve oda beni çok özledi yüzümü yalayacak filan sanırım. söylenir sıkılır iner kucağımdan :(
kedim beni sahiplendiğinden bu yana 2 gün de olsa bir yere bırakmamış, ondan hiç ayrı kalmamıştım. bu yazın başında iş için 1 haftalığına bir yere gidip geri gelmem gerekiyordu ve oraya tren gitmiyordu ! ılk defa anneme bıraktım , ilk defa ayrıldım. gittiğim yerde, her yerden o çıkacak ya da ayağıma dolanacak gibi olmuştu. o bir hafta geçmek bilmedi, ilk defa bu kadar şiddetli özlemiştim bebeğimi. akşam işten eve dönene kadar hissettiğim özlem yanında sıfır kalırmış. bunu öğrendim.
beni cok yorsa bile evden cikar cikmaz yasadigim duygu. okula gidiyorum derste bir saniye aklimdan cikmiyor
mesai saati ızdırap gibi geçiyor, hele akşam eve dönerken trafik varsa o içimdeki özlem daha da artıyor. gece 3 aylık, şimdiden anahtarın sesini duyunca kapının ardında beliriyor. nasıl özlemem ki?
giden ve 28 gündür gelmeyen kedim, onu özlüyorum sözlük
her gün işteyken yaşadığım durum
her gün yaşanan duygudur. olmaması imkansızdır.
üniversite için ayrılma durumunu yaşıyorum ailemle konuşurken ilk baş sorulan soru kedim (şeker) ne yapıyor? çok özledim.
iş yerinde ve özellikle uzun şehir dışı tatillerinde sürekli fotoğraflara bakılıp dindirilmeye çalışılan duygu. onlar da bizi çok özlüyor.
şimdi eski "entry" mi okudum. minnak yok artık, bir ay oldu kaybedeli, ne kadar özledim, anlatamam.
  • /
  • 2