kediyle uyumak

  • /
  • 6
anlatılmaması, yaşanması gereken dünyanın en huzurlu, mutlu ve aşk dolu olayıdır.
uyumamak mümkün mü diye sormak istediğim bir önerme. sizin de çocuklarınız yatağa girmenizi bekleyip iyice yerleştikten sonra ayağınızın oralara falan gelip kıvrılmıyor mu? onlarsız uyumak mümkün değil işin açığı
en güzel olaylardan biridir kediyle paylaşılan yaşamda. bir kere akşam üstü yaşadık bunu ve böyle bir huzur yok.

fakat gece vakti için bizim uyku saatleri kendisinin son delirme anlarına denk geldiği için imkansız görünüyor şimdilik. gelip anca elimizi ısırsın, üstümüzde görünmez yaratıkları kovalasın sıpa.
kediyle uyymak değilde, kedinin uyumak icin bizi secmesi söz konusu. onlarca kedi ile yaşadim bu yaşıma kadar. daha ben istedigim için benimle uyuyanını görmedim.hele bir sıkıştırayım vallahi o arka ayaklarla bir teper ki....
nusret kayanın kitabında okuduğuma göre kadınlar için kedilerin yatakta uyuması kadınların cinsel sağlığı için zararlı bir durumdur.
nusret kaya kendi zarar gördüğü için yazmış sanırım bu cümleyi.
17 ocak perşembe 04:30 “koca yatakta yatacak yer bulamadım birazda ağzında yatayım insan.”

bunu ben de çok yapmak isterdim, fakat kuşu yanıma alıp kapıyı kapatmak zorundayım :(
serotonin salgılatır; o anın mayışıklığı bir yana, canlı ve mutlu hissedersiniz.

dopamin salgılatır; o biçim haz alırsınız.

oksitosin salgılatır; insani içgüdülerinizin (empati, güven, şefkat vs.) tavan yapmasına yardımcı olur.

ve endorfin salgılatır; acı, ağrı eşiğinizi yükseltir, stres seviyenizi düşürür.

doğal antidepresanlardan biridir.
ben uyumak istiyorum da o istemiyor...
kedisiz uyumak asıl zor olandır.
ben onunla uyumuyorum o benimle uyuyor.gün içinde ayağa kalktığım anlarda moavvvv diye miyavlar.bu uzan ben yanına gelcem demektir.uzanırım ve ön patilerini omzuma dayayıp kafasını boynumun altına sokar.ve o şekilde uyur mırlar.en son sıkılınca yine temas edecek bir şekilde yanıma yatar.arada ağzımın ortasına yatar,bazen nefesimi kesecek şekilde üstüme atlayıp göğsümde uyur.istisnasız günde beş altı defa olur.geceyi zaten söylemiyorum bile.
benim de genç kedim varken yaşadığım hoplamalı zıplamalı, hareket eden yorganı yakalamalı hareketler vardı doğrusu. yaşlı bir kediniz olunca durum farklı oluyor. hareket eden nesnelere kayıtsız vurup kafayı uyuyan bi kediniz olacak sabredin on senecik:)
kediyi alıp göğsüme yatırırım boynunu boynuma yaslar her iki elimle göğsünden hem tutar hem masaj yaparım.bir süre sonra ya ben uyumak isterim(çünkü uykuda pışo'yu ezme ihtimali var.) ya da pışo yeter bu kadar diyip mamasından,sütünden bir fırt alıp soba karşısında yayılır.
en güzeli joaquin rodrigo-adagio açıp göğüs göğüse yaslanıp uyumaktır.
bizim şarkımızdır adagio
bir kediyle uyumaktan daha güzel olan şey birden fazla kediyle uyumaktır. tabi bazen kazalar da olabiliyor. kıskanç kedim diğerini kıskanıp yataktan kovalarsa 6.5 kiloluk tombul kedim kafamın üstünden atlıyor. geçenlerde karanlıkta kafamı yastıktan kaldıracak oldum, çocuğum havadaymiş, burnuma soldan girdi. birkaç gün burnum kitirdadi ama birşey yok çok şükür. biz aynı kadro uyumaya devam ediyoruz.
mutlulukların en şahanesi diyebilirim sanırım... kokusuna bağımlı yapıyor tombik kafalar. elini yastığın altına değilde onun tüylü karnının altına sokarak uyumak gibisi yok.
şuan kızım ege yorganın içinde sağ kolumun altında, oğlum gümüş de yorganin üstünde sol kolumun altında yatıyor. ikisi de gurul gurul. her gün düzenimiz aynı. yatağa gectigim anda ege yorganı kaldırayım diye burnuyla itiyor gümüş de kendi etrafında 3 tur atıp kolumun altına yerleşiyor. sonrası guruldama zaten. dünyanın en güzel hislerinden biri olduğuna dair iddiaya girebilirim sanırım şuan. bunu hayatında bir kere bile olsun tatmamış insan net olarak eksik insandır. insanlığıma o kadar çok şey kattı ki kedilerim. iyi ki varlar. tüyleri kadar ömürleri olsun tüm tüylü dostlarımızın.
  • /
  • 6