yılan seven insan

ben insanların her türden canlıyla, doğru şartlar altında ve sevgiyle iletişim kurabileceğine, bir bağ oluşturulabileceğine inanıyorum. yılan sevmeleri bana garip gelmiyor. ama yılan gibi bir canlının ev ortamında bakılması garip geliyor açıkçası. bir de beni rahatsız eden şey yılanları canlı yem ile beslemeleri. doğada av'ın bir kaçış alanı vardır. mücadele edebileceği bir ortamdadır, hayatta kalma şansı % 50 dir. bu şekilde kafesine canlı bir fare veya benzeri bir canlı bırakmaları çok sadistçe.
sene bilmem kaç, gazi üniversitesi canlı hayvan sergisi diye birşey açıldı (şimdiki aklımla kafese tıkılmış hayvanları görmek için tabiki gitmezdim) birkaç arkadaş gittik, alan çok kalabalık ve cam bir fanusa konmuş toraman bir kobra.
başladım büyülenmiş gibi onun hareketlerini izlemeye ve sahibi olacak delikanlı kişisinin dikkatini çekmiş olmalı ki, dokunmak ister misin çıkarayım kafesten, korkma zehri alındı dedi, anlık bir şok sonrası cılız bir sesle oluuur dedim ve çıkarıp boynuma dolamasıyla alandaki herkesin, arkadaşlarım dahil, çığlık çığlığa dışarı kaçışması bir oldu...
o an biraz korkuyla karışık büyülenmiştim ve onun buzdolabı hissi veren soğuk derisi ve muazzam desenleri hayretler içinde kalmama neden olmuştu...
söyleyebileceğim tek şey hayranım kendilerine...
iguna, kertenkele, yılan ve benzerleri gerçekten müthiş canlılar, kıyamam hiç birine, fakat tabiki bırakalım onlar vahşi doğalarında, özgür ve mutlu yaşasınlar.
yılan seven insan denilince sıkıntı yok ama yılan besleyen insansa bir sıkıntı vardır bence ya. bunlar evcil hayvan değil ki evde beslensin. yılan nedir. değişik bir durum hakikaten. insan korkar beni yer ısırır falan diye.
ben severim.
soğukkanlı hayvanları severim. kertenkele, iguana, bukalemun, komodo ejderi, kurbaa, kaplumbağa...