sonradan kedici olmak

kendimi bildim bileli hayvanları çok seviyorum. kedici olana kadar da gerçek bir köpek dostuydum, kedilere karşı çok sevgime rağmen bir tık mesafeliydim. sonra kızım hayatıma girdi. 3 sene önce başlayan kedicilik serüvenim şuan sağımda ve solumda yatan 2 kedimler devam ediyor. bu başlığı da açtım çünkü şöyle bir cümleye rastladım bir giride. ''bir beşiktaşlı bir de kedici sonradan olunmaz, doğulur.'' vallahi yok öyle bir şey. sonradan oldum, iyi ki de olmuşum.
bazen böyle başlık altlarını başlık sahiplerinin affına sığınarak kirletiyorum ama, “bir beşiktaşlı, bir de kedici sonradan olunmaz, doğulur” diyen yazar arkadaşı tebrik etmek istiyorum* şimdi fellik fellik o girdiyi arıycam bütün sözlükte...
doğuştan kedici sayılabilecek biri olarak düşüncem: ''doğru iş için yanlış zaman yoktur''.
bu kategoriye koyabilirim sanırım kendimi. her ne kadar eskiden beri kedileri seviyor olsam da. bir kediyle aynı evi paylaşmaya başladıktan sonra diğer bütün kedilere bakışı değişiyor insanın. daha duyarlı hale geliyor. gayet de sonradan olunabilen bir durum.
durum aslında şöyle ki, insanın üçüncü gözü ne zaman açılır, işte o zaman bir kedici, doğa sever olur. şanslıyım ki, bebektim köpeğim vardı, çocuktum kedim vardı, gençtim kargam, kaplumbağam vardı... onlar hayatımda iyi ki varlar ve bundan sonra da, ömrüm yettiğince hep olacaklar.