90'larda kedi olmak

benim kedi ninem üsküdar'da bir çıkmaz sokakta dünyaya gelip yaşamış. onun anneme anlattığına göre sokaklar çocukların ve kedilerin güvenli oyun yeriymiş. sokağın bir abisi bir de ablası oluyormuş, küçük çocukların oyunlarda aralarında anlaşmazlık çıkarsa adaleti onlar sağlarmış. kedilerin canını yakan çocuk yokmuş, tek dertleri bakkala yeni gelen sakızlardan çıkan etiketlerle koleksiyonlarını tamamlamakmış.
öyle tabletten/telefondan yüzen balıkları yakalamak yoktu o zamanlar.
99 depremine yalovada yakalanmak. biber kuzum put gibi kalmış, şok geçirmişti eve vardığımda.
o zamanlar inşaatlardan kum çalardı insanımız, şimdi topaklanan kumlar var. oh çeşit çeşit lezzetli yaş mama kuru mama var şimdi, eskiden mama mı vardı, insanımız evde pişirirdi mamamızı. öyle aşıymış, parazitmiş yoktu o yıllarda.
yine annem anlatır, büyük babalarımdan bir tanesi iri iri fareler avlayıp büyük annemin önünde şov yaparmış; en sonunda büyük annemin gönlünü fethetmeyi başarmış. şimdi olsa bizim oynadığımız plastik fare oltalarını görüp bıyık kıvırırmış o zamanın babayiğitleri...
ezan okunmadan eve dönülürdü sokaktan. arkadaş boldu, tüm gün oynamaktan, koşmaktan bitkin düşer eve zor gelinirdi. sabaha kadar horrrr pufffff kımıldamadan uyunurdu.
bizim eskiden yaşadığımız köyde inanilmaz derecede fare varmis ama o büyük olanlardan bende kucukken hatırlıyorum evimiz ust katta olmasina rağmen bir anda karsima çıkarlardı evin icinde mahallede herseyide yer kemirirlerdi. en son mersinin merkez yerlerinden tum kedileri toplatip araba araba bizim köye getirmisler cennete düştuklerini sanmislardir heralde daha da fare goren olmamış
ah ah ne güzeldi o zamanlar. sağlığa zararlı kumlar çıkmamış henüz. yoksa silikaymış, parfümlüymüş hem doğaya hem kediye zararlı tiksinç kumlar yok. kedi eve hapis değil, geziyor dışarıda geliyor eve tekrar. veterinerler daha uygun fiyatlı. yok kedi kuaförüymüs kedi oteliymiş falan gibi kapitalizmin ele geçirdiği bir hayvanseverlik sektörü oluşmamış. herkes sokağında kedilere bakıyor, kedileri kovalayan teyzeler bile naif sen düşün artık, oynama şu kediyle diyor torununa ama o yokken mama veriyor. hey gidi hey hey hey. 90 larda da şimdide değişmeyen gördüğüm ilk şey kediyi hırpalayan, taş atan, zarar veren çocuklar. bu çocukları kim üretiyorsa o fabrika kapanmalı. 20 seneden fazla oldu hala aynı çocuklar ortalıkda. bu çocukların azotunu, oksijenini tam koyun böyle olmasınlar. sonra denk gelince tokatlıyorum ailesiyle problem yaşıyorum, ailecek gelip beni hırpalıyorlar.