26 ağustos 1922 büyük taarruzun başlaması

sakarya meydan muharebesinin ardından mareşal rütbesini alan gazi mustafa kemal'in başkomutanlığı ve harekatı bizzat yönetmesiyle arapça harf olan "sad" harfine ithafen "sad harekatı" olarak adlandırılan ve kurtuluş savaşının askeri anlamdaki son operasyon adımı olan büyük taarruzun; 165 adet topun aynı anda yunan tahkimatlarına karşı atışıyla başlaması ve 09 eylül 1922 tarihinde izmir körfezinde sona ermesi ile kazanılan en büyük operasyonun başlangıç tarihidir.

elbette kurtuluş savaşı bu tanımdan ibaret değil. kaldı ki savaş tanımı sadece çatışmayı değil aynı zamanda diplomatik girişimleri ve halihazırdaki çatışmaları da kapsar.

aslında türkiye cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin doğumu çanakkale deniz ve kara muharebeleridir. detaylarına daha sonra girebiliriz. fakat gerçek olan şu ki bağımsızlığın taze sinyalleri zaten bu muharebelerle çok acı -özellikle genç nüfusun hiç bir şekilde kalmayacağı- bir şekilde verilmişti.

çanakkale kara muharebelerinde şöhretini alman silahlı kuvvetlerine de duyuran tümen komutanı kurmay yarbay mustafa kemal bu işin çanakkale'de bitmeyeceğini sanırım öngörmüş olmalı.

inönü çarpışmalarını müteakiben sakarya meydan muharebesi, savaşı kazanacağımızın mutlak resmi oldu. tek bir operasyon kalmıştı: sad harekatı.

arapça sad nedir? şekil itibarıyla yarım çember ve sağdan uzantılı haliyle destek olan bu harf büyük taarruzun da bir anlamda koduydu. ordular düşmanın çevresini kapatacak ve dışarıdan da destek olarak düşmanı özellikle sakarya noktasından sökerek anadolu'dan süpürecekti. plan başarılı oldu. düşman tamamen çevrildi ve ilaveten tüm lojistik noktaları da kesildi. yapacakları tek şey yakıp yıkarak anadolu'yu terk etmekti. onu yaptılar. bugün bu eylemi yapanları eleştiren yunanistan vatandaşı sağ duyulu insanlar kendi ülkelerinde kendi hallerinde yaşamaktalar.

26 ağustos 1922 tarihinde başlayan, yanan ve yıkılan izmir'e 09 eylül 1922'de giren atalarımıza, onların baş komutanı olan mareşal gazi mustafa kemal atatürk'e ve o'nun emrindeki komutanlara sonsuz teşekkürler olsun. ruhları şad olsun.
amerika'da bağımsızlık bayramını (4 temmuz'u) çoşkuyla kutluyorlar.
evlerde 4 temmuz kurabiyeleri yapılıyor, pişirmeye üşenenler için fırınlar, pastaneler 4 temmuz için özel yapılmış türlü, çeşitli kurabiye, pasta, vs. var hepsi bayraklarının renginde mavi beyaz kırmızı, kimi pastaların üstünde minik bayraklar var..gece fener alayı, gündüz piknikler, mangal partileri, bizde maalesef değil kurabiyeler yapmak, bayrak asmaya üşeniyorlar. kimisi de üşenmek değil ulus bilinci yok, zafer bayramının, atatürk'ün kıymetini bilmiyor. yazıklar olsun. bir amerikalı bir türk vatandaştan çok daha vatansever.
adamlar bayramlarına sahip çıkıyorlar.
bizde ise cadılar bayramı için günlerce hazırlık yapmaya üşenmeyenler var!
acayip ve özenti bir toplum olduk.
ata'mızın mekanı cennet olsun.