sokak kedisi severken karşılaşılan durumlar

sokakta kendi haline duran kedi, bir kedicinin dikkatinden kaçmaz ve çantasından muhtemel tedariğini çıkararak kedinin önüne sunar, bu arada başını da bir iki okşamaktan geri duramaz. tam o esnada sağdan soldan insan geçiyorsa ve fazla gelişmiş bir semtte değilseniz %90 ihtimalle size biri laf atacaktır. ne tatlı kedi değil mi? ( he tatlı kedi) , ay allah razı olsun ne iyi ettıiniz ( sen de birgün iyi etsen veya sussan), kızım o salamı bulamayanlar var sen yavru kediye mi veriyon ( bi git amca ) gibisinden azalarak bitmesi gereken hadiselerden bazılarıdır.
bir erkek kuaförü önünde bi aşırı sessiz hatta üzgün gibi duran kedi gördüm. ilgilenirken kedi hala öyle yorgun gibydi. yanımda zaten mama taşırım genelde. verdim . sonra kuaförün içinden bir erkek çıktı ''elleme onu hasta o galiba'' dedi. canım sıkıldı ne yani hasta diye görmezden gelip iyice hasta mı edicez. hasta kedi ellenmez nedir yani. empati yap be az grip olsan 40 yaşında bile çocuklaşıp ilgi istemez misin? ''elleme'' diyeceğine az su koysaydın..ölsün mü?
tırmalanmak. gidip aşı olmakla "kirk yıllık kediciyim,hayvanda virüs var diye şüphelenerek günahını alıyorum yahu" arasında bocalamak.. sonra on gün geçince sapasağlam görmek.ben biliyordum yeaaaa diye kediyi ödüllendirmek.
kuduz aşısı, dört doz, kasım'da süresi bitecek. kedi sevmeye devam