alttaki yazara soracaklarım var

ben başlıyorum.

sence sokak kedileri şehrin soğuğuna karşı nasıl başa çıkabiliyorlar?
maalesef ki başa çıkamıyorlar, bu nedenle soğukla ve açlıkla mücadele için bizim yardımlarımıza ihtiyaçları var. yetişkin kediler için de elbette zor olmakla birlikte; özellikle sonbahar doğumlu yavruların kış şartlarında insan yardımı olmadan kışı geçirmesi çok güç.

eğer kedi olarak doğsaydın, nasıl bir kedi olmak isterdin cins,renk, karakter vs.
siyam kedisi olup sahibimle muhabbetlere doymamak isterdim ya. şaşı, kırık kuyruklu bir siyam kedisi.

sorum şu, bir özeleştiri yapacak olsan, sence kedinle veya kedilerinle ilgili neyi eksik yapıyorsun? ya da şu konuda ona daha iyi şartlar sunabilirim dediğin ne var?
valla benden daha iyi yaşıyor. uyuyor, yatıyor, tertemiz ortamlarda geziyor. benden daha iyi sağlık hizmeti alıyor. sorum: kaç yıldır evde kedi bakıyorsunuz ve birden fazlaysa nasıl başa çıkıyorsunuz?
kedi sevgisi anne babadan geçtiği icin doğduğumdan beri evde kedimiz var dogura dogura cocugunun cocugu suan bende ki ailece cok seviyoruz bu sebeple fazlasi hicbir zaman sorun olmadi evimizde. sorum: felçli bir kedi bulsaydin ve tedavisi için hic yeterli paran olmasaydi ne yapardın?
kedi aknesi olan hamile kizimin cenesini temizlemek icin eczaneden serum fizyolojik aldim.. sorum ise, dogumuna 20 gun kalmis hamile bir kedi icin surecte neler yapilmali?
kızım 2 defa doğum yaptı, 20 gün henüz doğum için bir şey yapılması gereken zaman değil pek aslında. son 4-5 güne girince ona doğum için eğer bir yeri seçtiyse orda uygun şartları hazırlamak gerekiyor yalnızca. mümkün olduğunca stresten ve tehlikeden uzak tutmak lazım. bunun dışında tamamen akışına bırakıp alıştığı düzen ve rutini bozmamak en makul olanı. pamuk gibi yavruları sağlıkla doğsun.

sorum da şu : sence bakılması gereken ideal kedi sayısı nedir ve ikinci kediden sonra bir kedi daha sahiplensem mi isteği bağımlılık haline gelip de ipin ucu kaçıyor mu?
sevginin azı çoğu olmaz bence, sadece cesaret ister. örneğin, bende yok o cesaret. saygı duyarım yapabilenlere. sokak hayvanları için yaşadığınız yerin belediye hizmetleri yeterli mi sizce?
bir garip kedicik cevap veriyorum:

onları kışın izledim. şöyle yapıyorlar:
sığınmayı tercih ediyorlar.
özellikle gecenin en soğuk olduğu saatlerde uyanık ve hareketliler.
gündüz, ikindileyin uyumayı tercih ediyorlar.
bu sayede ısı tasarrufu sağlıyor.
ayrıca ataları gece avcısı olduğu için, genlerinde gece uyanık olma kodlanmış.
birbirlerine sokularak ısınmazlar.
birbirlerine yaklaşmak kedilerde kavga sebebi.
kışın rahatlar gerçekten. çünkü ocak ayında çiftleşmeye giriyorlar.
çiftleşme, sağlıklı olduğunun göstergesidir. hasta olduğunu hisseden kedi çiftleşmez.
sürekli yiyecek bulabildikleri alanlara yakın beklerler.

arada bir sokağa çıkıp geceleyin. ben geceledim. sokaklar hayvanlar açısından sandığınız kadar kötü değil. kediler için caddeler tehlikeli, onlar düşünülmeden tasarlanan evler ve planlanan şehirleşmeler kötü. bu çok saçma! .hayvanlar düşünülmeden planlanan şehirler ve tasarlanan evler, zaten tehlikeli caddeler bizim için dahi kötü.

bilmiyorum, okan bayülgen'in 'hayat sokaklarda' sloganını duydunuz mu? sokaklar kötü değil, kötüleştiren sokakta değil.
okan bayülgen'in hayat sokaklarda sloganını duymamıştım. şimdi duymuş oldum.

türkiye'de gitmediğin ve gitmeyi çok istediğin şehir hangisi?
diğer sözlüklere başlığı açılmış.
https://www.uludagsozluk.com/k/hayat-sok...
https://eksisozluk.com/hayat-sokaklarda-...

okan bayülgen bir çok yerde bu sloganı dile getirdi. bir jeneriğinde de kullanıyordu. bulamadım. ama aşağıdaki jenerik dikkatimi çekti. okan bayügen sokakları ormana benzetiyor.

levent kırca'lardan metin akpınar'lara kadar geçmişte güldürü ve mizahın mutlaka muhalif ve politik olduğu dönemlerden cem yılmaz tarzı güldürüye geçiş dönemi arasında kalsaydınız cem yılmaz'ın komik olması ve güldürmesi bir yana apolitik ve eleştirmeyen anlık güldürü mizahını yinede desteklermiydiniz. eğer desteklerim diyorsanız mizahın gücünü hafife aldığınızı göstermez mi bu, mizahın ulaşılamayacana ulaşan, dokunulmayana dokunan ve eleştiren o müthiş karışımını terk etmek sizi neden memnun ediyor. teşekkürler
mizah tek yönlü değildir. politik mizah yapılabilir. bunun aksi, apolitik mizah da yapılabilir. mizahın eleştiri alanı geniştir, bunun konusu kimsenin tekelinde değildir, olmamalıdır. özgürlük ve özgünlük gerektirir. günlük hayatımıza bu derece sokulmuş politik konulardan 1 saatliğine de olsa kafasını uzaklaştırıp, başka şeylere gülmek isteyen insanları yargılamaya kimsenin hakkı yok.

soru: kediniz için ne tür destek besinler olmazsa olmazdır ve ne kadar aralıklarla veriyorsunuz?